Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Usulsüz tebliğ şikayetinde PTT web sitesinden alınan bilgi amaçlı kayıtlara itibar edilerek karar verilemez.

Usülsüz Tebligat

Usulsüz tebliğ şikayetinde PTT web sitesinden alınan bilgi amaçlı kayıtlara itibar edilerek karar verilemez.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 33. maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak Kanun maddesinin tespiti hâkime aittir. Ayrıca HMK’nın 119. maddesinde dava sebebi olarak hukukî sebepler değil maddi vakıalar esas alınmıştır. İcra mahkemesi tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri maddi vakıalarla bağlıdır; ancak başvuranın bu bağlamda yapmış olduğu hukuksal nitelendirmelerle bağlı değildir.
  • Tarafların ileri sürmüş olduğu maddi vakıaların hukukî nitelendirmesini yapmak yani somut olay ya da ilişki bağlamında işlerlik kazanacak hukuk kurallarını araştırıp bulup uygulamasını gerçekleştirmek, hâkim tarafından kendiliğinden yerine getirilmesi gereken bir görevdir (HMK’nın 33. maddesi). Somut olaya uygulanacak olan hukuk kuralları, dava sebebinden tümüyle farklı bir kavram olan hukukî sebebi oluşturur (Tanrıver, S.; Medeni Usul Hukuku C. 1. … 2016, s. 480-483).
  • Somut olayda alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte (7) örnek nolu ödeme emrinin borçluya Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebliği üzerine borçlunun vekili aracılığıyla 12.05.2015 tarihinde icra dairesine verdiği dilekçesi ile ödeme emrine itiraz ettiği, icra dairesinin 21.05.2015 tarihli işlem ile borçluya ödeme emrinin 04.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz dilekçesinin ise 12.05.2015 tarihinde verildiği, İİK’nın 62. maddesi gereğince ödeme emrine itiraz süresinde olmadığından takibin İİK’nın 62 ve 66. maddeleri gereğince durdurulması talebinin reddine karar verildiği, alacaklı vekilinin 22.05.2015 tarihinde haciz talep ettiği, borçlu vekilinin 24.07.2015 tarihinde icra dairesine başvurarak ödeme emrinin 05.05.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, PTT’nin web sitesinde kayıtlara göre tebligatın 06.05.2015 tarihinde muhtara Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre teslim edildiğini belirterek itirazın süresinde yapıldığının kabul edilmesini talep ettiği, icra dairesince 24.07.2015 tarihli işlemle borçlu tarafta kalan tebligat parçasındaki tarih veya PTT’nin web sitesindeki sorgulamada yazan tarihin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, borçlu vekilinin 05.08.2015 tarihinde şikâyet yolu ile icra mahkemesine başvurarak ödeme emri tebligat mazbatasında tebliğ tarihinin posta memuru tarafından sehven 04.05.2015 tarihi olarak yazıldığını, ödeme emri tebliğ tarihinin 05.05.2015 olduğunu, ayrıca ödeme emrinin de usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek şikâyetin kabulü ile takibe süresinde itiraz edilmiş olmasına rağmen takibin durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin icra dairesinin 24.07.2015 tarihli işleminin kaldırılmasına ve tebliğ tarihinin tespiti ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, icra mahkemesince istemin ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 05.05.2015 tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin usulsüz tebliğ şikâyeti şeklinde nitelendirildiği görülmektedir.
  • Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu bu hâli ile usulsüz tebliğ şikâyeti olmayıp, ödeme emrinin gerçek tebliğ tarihinin tespitine ilişkin şikâyettir. Borçlunun bu şikâyeti İİK’nın 16. maddesinin 2. fıkrasına göre bir hakkın yerine getirilmemesi ile ilgili olduğundan süresiz şikâyete tâbidir. Yapılması gereken … gerçek tebliğ tarihinin tespit edilerek, borçlunun 12.05.2015 tarihinde icra dairesine yaptığı itirazın süresinde olup olmadığının belirlenmesinden ibarettir.
  • Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre yapılan tebligatlarda (2) nolu ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
  • Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi hâlinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, oluş şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir.
  • Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1982 tarihli ve 1377 E., 337 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir.
  • Somut olayda icra mahkemesince yapılan incelemede PTT’nin web sitesinden alınan bilgi amaçlı olan kayıtlara itibar edilerek şikâyetin kabulüne karar verilmiş ise de bu kayıtlar resmî kayıt olmadığından, bu kayıtlara göre sonuca gidilmesi mümkün değildir.
  • O hâlde mahkemece ilgili PTT müdürlüğünden şikâyet konusu tebligat ile ilgili kayıtlar getirtilerek, alınacak cevaba göre ödeme emrinin gerçek tebliğ tarihinin tespit edilmesine ilişkin şikâyet hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Hukuk Genel Kurulu          2017/2257 E.  ,  2021/916 K.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top