Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Miras bırakanın değeri yüksek taşınmazını ara malik kullanarak oğluna devrettiği, ara malikin zilyet olmadığı, diğer malların paylaştırılmadığı, miras bırakanın davalıyı diğer çocuklarından üstün tutarak muvazaalı temlik yaptığı…

Miras bırakanın değeri yüksek taşınmazını ara malik kullanarak oğluna devrettiği, ara malikin zilyet olmadığı, diğer malların paylaştırılmadığı nazara alındığında miras bırakanın davalıyı diğer çocuklarından üstün tutarak muvazaalı temlik yaptığı anlaşılmıştır.

  • ÖZET :
  • 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
  • Somut olayda, mirasbırakanın değeri yüksek olan taşınmazını ara malik kullanmak suretiyle davalı oğlu …’a temlik ettiği, ara malik Recep’in 27.12.2019 tarihli dilekçesi ile 20.03.2020 tarihli isticvap beyanından taşınmazda zilyet olmadığı ve asıl amacın davalıya temlike ilişkin olduğunun anlaşıldığı, diğer yandan davacı …’un oğlu olan …’ye yapılan temlikin de muvazaalı bulunarak iptal edildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve mirasbırakanın geriye kalan mallarının da paylaştırılmamış olduğu nazara alındığında; mirasbırakanın davalı oğlunu diğer çocuklarından üstün tuttuğu ve mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak bu temliki yaptığı sonucuna varılmaktadır.

İLGİLİ ; 

➡️ Murisin satma ihtiyacı olmadığı halde  malvarlığının önemli bir bölümünü alım gücü olmayan çocuğuna satması halinde diğer mirasçıların tapu iptal-tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

➡️ Mirasbırakanın muvazaalı işlemi yaparken gerçek irade ve amacı mirasçılarından mal kaçırmak olmalıdır.

➡️ Anne-babasına bakan evlada bir taşınmazın satış yoluyla devri muvazaalı işlem değildir.  (Hukuk Genel Kurulu 2017/1247 E.  ,  2020/47 K.)

➡️ Mirasçılar arasında gerçekleştirilen miras payı devrinin geçerli olması için noterde ya da tapu sicil memuru huzurunda yapılması zorunlu değildir.

➡️ Tapu Müdürlüğüne karşı açılan Tapu İptal ve Tescil Davasında; kayıt maliki aleyhine açılmış bir tapu iptal ve tescildavası bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

➡️ Tapu Kaydının İptali Talebinde Bulunulup Tescil Talebinde Bulunulmaması Halinde; usuli dairesinde  bir tescildavası açılmadıkça ıslah suretiyle davanın iptalvetescildavası olarak sürdürülmesi olanağı yoktur. 

➡️ Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedenine Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası – İptal Talebinde Bulunulup Tescil Talebinde Bulunulmaması – Islah

➡️ Tapu bedelinin imzadan sonra ödeneceğinin sözlü taahhüdü-Kalan tutarın ödenmemesi-Tapu İptal ve Tescil Davasının kabulünün gerektiği…

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2021/10254 E.  ,  2022/1455 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları …’ın, 2514 ada 4 parsel sayılı taşınmazını diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak komşusu olan davalı …’ya devrettiğini, davalı …’in de dava konusu taşınmazı daha sonra muvazaalı olarak davalı …’a temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı …, taşınmazı davalı …’dan bedeli karşılığında satın aldığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …, 2009 yılında dava dışı oğlunun cebri icra tehdidi altında kalması nedeniyle taşınmazı davalı …’a bedeli karşılığında temlik ettiğini, devirlerin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, bozma sonrası 20.03.2020 tarihli ifadesinde taşınmazı mirasbırakanın ricası ile emaneten temlik aldığını, taşınmazı hiç kullanmadığını ve daha önceki beyanlarının tam gerçeği yansıtmadığını, şimdiki beyanın doğru olduğunu ve davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, temlikin muvazaalı olmayıp, satış işleminin gerçek olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. TemyizYoluna Başvuranlar
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
2. Bozma Kararı
Dairenin 20/06/2018 tarihli ve 2015/13755 E., 2018/11335 K. sayılı kararıyla; ‘’ … hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, dinlenen tanıklardan davacı …’un oğlu …, mirasbırakanın çekişmeli taşınmazı çocukları arasında paylaştırmak istediğini, daha sonra taşınmazın davalı …’e temlik edildiğini, mirasbırakanın davacı … ve davalı … ile birlikte aynı evde yaşadığını belirtmiş, davacı tanığı …, mirasbırakanın … ve … ile birlikte yaşadığını, “bütün çocuklarıma mallarımı paylaştırdım …’ya söyle, o da gelsin onun da payını vereyim” dediğini bildirmiş, davalı tanıkları ise davalı …’ın bedeli karşılığında dava konusu taşınmazı satın aldığını bildirmişler ve bu ifadeler ile sonuca gidilmiştir. Hal böyle olunca; daha önce dinlenen tanıklar da dahil olmak üzere tüm tanıkların dinlenmesi, mirasbırakanın diğer çocukları ile olan ilişkisi, davacılar ile arasında herhangi bir problem olup olmadığı, mal kaçrımasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığı ve özellikle çekişmeli taşınmazın davalı …’a temlik edildiği tarihe kadar kim tarafından kullanıldığı, 9 yıl boyunca ilk el konumunda olan davalı …’in tasarrufunda kalıp kalmadığının belirlenmesi, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca mirasbırakanın asıl irade ve amacı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10/03/2020 tarihli ve 2018/281 E., 2020/184 K. sayılı kararıyla; mirasbırakan ile diğer mirasçılar arasında husumet bulunmadığı, kalan taşınmazların da diğer mirasçılara paylaştırıldığı ve temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davalı … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden açılan davada ise, her ne kadar anılan davalı davayı kabul etmiş ise de, dava tapu iptali ve tescili talebine ilişkin olup, taşınmazda mülkiyeti bulunmadığından taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; getirtilen tapu kayıtlarına göre diğer taşınmazlarının mirasbırakanın halen üzerinde olduğunu, mal paylaştırmanın yapılmadığını, davalı tarafından kalan taşınmazlara yönelik ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, mirasbırakanın dava dışı başka taşınmazını da davalı …’ın oğlu …’ye ölünceye kadar bakım akdi karşılığı devrettiğini, bu devre yönelik açtıkları davayı kazandıklarını, tüm bunların işlemin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, kaldı ki diğer davalı …’in 10.03.2020 tarihli dilekçesinde emanetçi olarak taşınmazı devraldığını ve malikmiş gibi kullanmadığını beyan ettiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Somut olayda, mirasbırakanın değeri yüksek olan taşınmazını ara malik kullanmak suretiyle davalı oğlu …’a temlik ettiği, ara malik Recep’in 27.12.2019 tarihli dilekçesi ile 20.03.2020 tarihli isticvap beyanından taşınmazda zilyet olmadığı ve asıl amacın davalıya temlike ilişkin olduğunun anlaşıldığı, diğer yandan davacı …’un oğlu olan …’ye yapılan temlikin de muvazaalı bulunarak iptal edildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve mirasbırakanın geriye kalan mallarının da paylaştırılmamış olduğu nazara alındığında; mirasbırakanın davalı oğlunu diğer çocuklarından üstün tuttuğu ve mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak bu temliki yaptığı sonucuna varılmaktadır.
6.3.2. Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddedilmesi doğru değildir.
6.3.3. Kabule göre de; ara malik tapu kayıt maliki değil ise de, muvazaalı eylemi diğer davalı kayıt maliki ile birlikte gerçekleştiren kişi olup, eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu ve davanın kabulü halinde yargılama gideri ve harç gibi hükmün ferilerinden müteselsilen sorumlu olacağı gözetildiğinde, ara malik yönünden husumetten ret kararı verilmesi doğru değildir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top