Kira sözleşmesinde yazan “işbu adresler tebligat adresidir, değiştirilmesi halinde bilgi verilmelidir” maddesinin hükmü ve bu maddenin tebligat anlamında geçerliliği?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2017/5355 E. , 2019/1181 K.
- ÖZET ;
- Kira sözleşmesinin 6. maddesine göre kiracı iki ay öncesinden yazılı olarak ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi dilediği zaman feshetmek hakkına haizdir. Kira sözleşmesinin 16. Maddesinde ise tarafların sözleşmede belirtilen
adreslerinde değişiklik olması halinde yazılı olarak karşı tarafa bildirilmesi gerektiği belirtilmiş, aksi halde sözleşmede yazılı adreslere yapılacak bildirimlerin geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Davacılar kiraya veren olup kiracı olan davalının akdin feshine ilişkin tebligatı her üç kiraya verene birlikte yapması gerekmektedir. Davalı kiracı tarafından kiraya veren … için sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ihtarnamenin 18/06/2015 tarihinde adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, diğer kiraya veren … ve …bakımından ise kira sözleşmesinde bildirilen adrese gönderilen ihtarnamelerin 15/07/2015 tarihinde adreslerinde tanınmadıklarından bahisle iade edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 16. Maddesi dikkate alındığında sözleşmenin feshi ihtarının kiraya verenlere 15/07/2015 tarihinde yapıldığı kabul edilerek sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca 15/07/2015 tarihinden itibaren 2 aylık erken tahliye süresi için tazminatın hesaplanarak bu tazminat miktarınca davanın kabulü gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, davalının kira sözleşmesinin 6. Maddesine aykırı şekilde taşınmazı tahliye etmiş olması sebebiyle ödenmemiş 2015 yılı Ağustos ayı 15 günlük kira bedeli ile Eylül ayı kira bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kiralananın tahliyesine ilişkin davacılara ihtarname gönderilmiş ise de ihtarnamenin tebliğ edilemediğini, ancak kira sözleşmesinin 16. Maddesine göre ihtarnamelerin tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini belirtmiş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 6. Maddesine aykırı olarak davalı tarafından süresinde ihtarname çekilmemiş olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalının ihtarnamelerin tebliği tarihinin belirlenmesine ilişkin itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 12/08/2014 tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 6. maddesine göre kiracı iki ay öncesinden yazılı olarak ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi dilediği zaman feshetmek hakkına haizdir. Kira sözleşmesinin 16. Maddesinde ise tarafların sözleşmede belirtilen
adreslerinde değişiklik olması halinde yazılı olarak karşı tarafa bildirilmesi gerektiği belirtilmiş, aksi halde sözleşmede yazılı adreslere yapılacak bildirimlerin geçerli olacağı kararlaştırılmıştır. Davacılar kiraya veren olup kiracı olan davalının akdin feshine ilişkin tebligatı her üç kiraya verene birlikte yapması gerekmektedir. Davalı kiracı tarafından kiraya veren … için sözleşmede belirtilen adresine gönderilen ihtarnamenin 18/06/2015 tarihinde adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, diğer kiraya veren … ve …bakımından ise kira sözleşmesinde bildirilen adrese gönderilen ihtarnamelerin 15/07/2015 tarihinde adreslerinde tanınmadıklarından bahisle iade edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 16. Maddesi dikkate alındığında sözleşmenin feshi ihtarının kiraya verenlere 15/07/2015 tarihinde yapıldığı kabul edilerek sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca 15/07/2015 tarihinden itibaren 2 aylık erken tahliye süresi için tazminatın hesaplanarak bu tazminat miktarınca davanın kabulü gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2017/3723 E. , 2017/7789 K.
- Sözleşmenin kira süresine ilişkin özel şartlarında “Kiralayan ve kiracı kira süresinin bitiminden 1 ay öncesinden kira sözleşmesini yenilemek istemediklerini noter kanalıyla açık bir şekilde bildirmedikleri takdirde, sözleşme aynı şartlarda uzatılmış sayılacaktır.” ve 9. maddesinde, tarafların sözleşmede belirtilen adreslerinin tebligat adresleri olduğu ve değişikliklerin yazılı belirtilmesi gerektiği aksi halde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli olduğu, hükmüne yer verilmiştir.
- Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan bu koşullar geçerlidir ve tarafları bağlar.
Davacı, davalı kiracının sözleşmede belirtilen adresine 01.12.2014 keşide tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini feshedeceğini bildirmiş ancak davalının taşınmış olması nedeniyle ihtar tebliğ edilememiş ise de, sözleşmenin 9. maddesindeki düzenleme karşısında, 1 ay önceden ihtar yapıldığının kabulü gerekir.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, baz istasyonu kurulması için binanın çatısının davalı tarafından 10.01.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını, kira sözleşmesinin 5 yıl süreli olduğunu, sözleşme süresi dolduğunda sözleşmeyi yenilemeyeceklerini bildirerek, sözleşme 10.01.2015 tarihi itibarı ile sona ereceğinden baz istasyonun sökülerek çatının eski haline getirilmesini istediklerini İzmir 21. Noterliğinin 33930 yevmiye nolu 01.12.2014 tarihli ihtarnamesiyle davalıya bildirdiklerini belirterek baz istasyonunun tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, süresinde gönderilmiş ihtarname bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin aynı süre ile uzadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında baz istasyonunun bulunduğu stadın yıkımına karar verildiğinden, taşınmazın tahliye edildiğini ancak davanın açılmasına davacı sebep olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin ihtarnamenin davacı şirkete 23/12/2014 tarihinde tebliğ edildiğinden, sözleşmeye göre 10.01.2015 tarihinden itibaren, aynı şartlarla sözleşmenin uzadığından, davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 10.01.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralananın niteliğine göre sözleşme B.K.’nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabi olup, kira süresinin sona ermesi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Sözleşmenin kira süresine ilişkin özel şartlarında “Kiralayan ve kiracı kira süresinin
bitiminden 1 ay öncesinden kira sözleşmesini yenilemek istemediklerini noter kanalıyla açık bir şekilde bildirmedikleri takdirde, sözleşme aynı şartlarda uzatılmış sayılacaktır.” ve 9. maddesinde, tarafların sözleşmede belirtilen adreslerinin tebligat adresleri olduğu ve değişikliklerin yazılı belirtilmesi gerektiği aksi halde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli olduğu, hükmüne yer verilmiştir. Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan bu koşullar geçerlidir ve tarafları bağlar.
Davacı, davalı kiracının sözleşmede belirtilen adresine 01.12.2014 keşide tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini feshedeceğini bildirmiş ancak davalının taşınmış olması nedeniyle ihtar tebliğ edilememiş ise de, sözleşmenin 9. maddesindeki düzenleme karşısında, 1 ay önceden ihtar yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda davacının feshi ihbarının sözleşmeye uygun olduğu gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün davacı taraf yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2017/7388 E. , 2019/3878 K.
- Kira sözleşmesinin “bildirimler” başlıklı 12. maddesinde “Taraflardan herhangi birisinin diğer tarafa göndereceği bildirimlerde, işbu sözleşmenin başlangıç kısmında yazılı bulunan adresler geçerlidir. Bu adreslerin değiştiği diğer tarafa yazılı olarak noter vasıtasıyla bildirilmediği sürece, bu adreslere yapılcak tebligatlar tebliğ edilmiş sayılacaktır. …” ibaresi yer almaktadır.
- Davalı tarafın kira sözleşmesinde belirtilen adresi ile davacının temerrüt ve fesih ihbarı için ihtarname gönderdiği adres ve davalı aleyhine başlatılan… İcra dairesi 2014/8485 E sayılı dosyada ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı adres aynı adres olup, mahkemece de dava dilekçesi bu adrese tebliğe çıkartılmış, tebliğ olunmaksızın tüm bu evraklar iade edilmiştir. Mahkemece Ticaret Sicil Gazetesinden şirketin tebligata yarar adresi talep edilmiş olup aynı adresin davalının ticaret merkezi olarak …Ticaret sicil müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
- Mahkemece dava dilekçesi de bu adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince adres değişikliğinin noterde yazılı olarak bildirilmesi gerekirken davalı tarafça davacı kiraya verene böyle bir bildirim yapılmamıştır.- Davacı kiraya veren tarafından davacı kiraya verene gönderilen ihtarname ise davalının adresten ayrılması nedeniyle tebliğ imkansızlığı doğrultusunda iade edilmiştir.
- Somut uyuşmazlıkta ihtarın davalıya adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilememesinin sonuçlarına sözleşme gereğince üzerine düşen adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracı katlanmalıdır.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun dönemli araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, borçlu firmanın kira bedellerini ödememesi üzerine …Noterliği’nin 19/08/2014 tarihli 25721 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve kira bedelleri ödenmediği takdirde sözleşmeyi feshedecekleri hususunda ihtarda bulunduklarını, buna rağmen borçlu firmanın ödeme yapmaması üzerine …İcra …nün 2014/18485 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, belirtilen tarih itibari ile davalının kira bedellerini tüm ihtarlara rağmen ödemediğini ve kira sözleşmesinin feshedilmiş olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak araçları kullanmaya devam ettiklerini, bu nedenlerle kira sözleşmesinin feshi ile dava konusu araçların iadesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, TKB 315. maddesi gereğince temerrüt sebebi ile sözleşmenin feshedilebilmesi için kiraya verenin kiracıya en az 10 gün, konut ve çatılı iş yerlerinde ise en az 30 gün yazılı süre verip bu süre içerisinde borcun ifa edilmemesi halinde sözleşmesinin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça davalıya gerek icra dairesi aracılığı ile gönderilen ödeme emrinin, gerekse noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin davalının adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği ve bu nedenle davalıya 6098 sayılı TBK. 315. Maddesi gereğince gerekli sürelerin verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık araç kira sözleşmesinden kaynaklanmakla; kiracının temerrüdünü düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 315. maddesinde kiracının kiralananın tesliminin ardından muaccel olan kira bedelini ya da yan giderleri ödeme borcunu ifa etmemesi halinde kiraya veren kiracıya en az 10 günlük süre vererek ifada bulunmadığı takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirebilir.
Somut olayda; taraflar arasında her iki araç için 36 ay süreli kira sözleşmesi yapılmış olup davacı tarafça sunulan araç teslim tutanaklarından araçların davalıya 22.04.2014 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin “bildirimler” başlıklı 12. maddesinde “Taraflardan herhangi birisinin diğer tarafa göndereceği bildirimlerde, işbu sözleşmenin başlangıç kısmında yazılı bulunan adresler geçerlidir. Bu adreslerin değiştiği diğer tarafa yazılı olarak noter vasıtasıyla bildirilmediği sürece, bu adreslere yapılcak tebligatlar tebliğ edilmiş sayılacaktır. …” ibaresi yer almaktadır. Davalı tarafın kira sözleşmesinde belirtilen adresi ile davacının temerrüt ve fesih ihbarı için ihtarname gönderdiği adres ve davalı aleyhine başlatılan… İcra dairesi 2014/8485 E sayılı dosyada ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı adres aynı adres olup, mahkemece de dava dilekçesi bu adrese tebliğe çıkartılmış, tebliğ olunmaksızın tüm bu evraklar iade edilmiştir. Mahkemece Ticaret Sicil Gazetesinden şirketin tebligata yarar adresi talep edilmiş olup aynı adresin davalının ticaret merkezi olarak …Ticaret sicil müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece dava dilekçesi de bu adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince adres değişikliğinin noterde yazılı olarak bildirilmesi gerekirken davalı tarafça davacı kiraya verene böyle bir bildirim yapılmamıştır. Davacı kiraya veren tarafından davacı kiraya verene gönderilen ihtarname ise davalının adresten ayrılması nedeniyle tebliğ imkansızlığı doğrultusunda iade edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ihtarın davalıya adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilememesinin sonuçlarına sözleşme gereğince üzerine düşen adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracı katlanmalıdır. Mahkemece buna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektimiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2016/3260 E. , 2016/5650 K.
- ÖZET;
- “…maddesinde, tarafların sözleşmede belirtilen adreslerinin tebligat adresleri olduğu ve değişikliklerin yazılı belirtilmesi gerektiği aksi halde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli olduğu, hükmüne yer verilmiştir.
- Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan bu koşullar geçerlidir ve tarafları bağlar.
Davalı kiracı, davacı kiralayanın sözleşmede belirtilen adresine 24.07.2014 keşide tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini … ay sonra feshedeceğini bildirmiş ancak davacının taşınmış olması nedeniyle ihtar tebliğ edilememiş ise de, sözleşmenin …. maddesindeki düzenleme karşısında, … ay önceden ihtar yapıldığının kabulü gerekir. Kaldı ki, 27.08.2014 keşide 28.08.2014 tebliğ tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini feshedeceğini, kiralananı ilk ihtar tarihinden itibaren … ay sonra tahliye edeceğini bildirmiştir. Kiralananın anahtarlarını 28…..2014 tarihli tespit keşfi sırasında teslim etmiştir. Davalı kiracının sözleşmenin …/b.maddesine göre üç ay önceden ihbarda bulunup …. ayın sonunda tahliye ettiği ve anahtarları kiralayana teslim ettiği anlaşılmaktadır. Davalı kiracı sözleşmede kararlaştırılan feshi ihbar süresine uyarak taşınmazı tahliye ettiğine göre artık boş kaldığı süre için tazminat istenmesi doğru olmadığı ve davalının feshi ihbarının sözleşmeye uygun olduğu gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Sulh … Mahkemesi
.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. …. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira alacağı, erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira kaybı zararı ile hor kullanma tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ….09.2009 tarihinde imzalanan, ….08.2009 başlangıç tarihli ve … yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, davalının ….05.2014 tarihinde yapması gereken fesih ihtarını bu tarihten sonra yaptığından feshin haksız olduğunu, bu nedenle davalının yeni kira döneminin sonuna kadar olan kira bedelinden sorumlu tutulması gerektiğinden … aylık kira bedeli 74.295 TL, sözleşmede kararlaştırılan artış şartına uygun olarak aylık kira bedelleri eksik ödendiğinden 28.208 TL, tapu değişikliklerinin yapılması için 40.000 TL, ayrıca fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak koşuluyla tahliye sonunda yaptırılan tespite göre kötü kullanımdan kaynaklanan 36.250 TL hor kullanma ve eski hale getirme bedelinin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözleşmenin …. maddesinde kararlaştırılan “ İhbar şartı uyarınca fesih haklarını kullandıklarını, 24.07.2014 tarihli ihtar ile taşınmazın … ay sonra tahliye edileceğinin ihtar edildiği ve … ay sonrada sözleşmeyi feshederek kiralananı tahliye ettiklerini, kira bedellerinin davacının da kabul ettiği oranlarda artırılarak ödendiğini, hor kullanmanın söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile makul süre kirası olarak 65.008,… TL, eksik ödenen 27.486 TL kira alacağı ve 31.875 TL hor kullanım bedelinin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Davalı vekilinin hüküm altına alınan makul süre kirasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında düzenlenen ….09.2009 tarihinde imzalanan, ….08.2009 başlangıç tarihli ve … yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar …/b. maddesinde “Kira süresinin … yıl olduğu, kiracının kira başlangıcından itibaren … yıl geçtikten sonra, sözleşme süresi boyunca kira sözleşmesini tek taraflı olarak üç ay önceden
..
haber vermek kaydıyla her zaman feshedebileceği” ve …. maddesinde, tarafların sözleşmede belirtilen adreslerinin tebligat adresleri olduğu ve değişikliklerin yazılı belirtilmesi gerektiği aksi halde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli olduğu, hükmüne yer verilmiştir. Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırılan bu koşullar geçerlidir ve tarafları bağlar.
Davalı kiracı, davacı kiralayanın sözleşmede belirtilen adresine 24.07.2014 keşide tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini … ay sonra feshedeceğini bildirmiş ancak davacının taşınmış olması nedeniyle ihtar tebliğ edilememiş ise de, sözleşmenin …. maddesindeki düzenleme karşısında, … ay önceden ihtar yapıldığının kabulü gerekir. Kaldı ki, 27.08.2014 keşide 28.08.2014 tebliğ tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini feshedeceğini, kiralananı ilk ihtar tarihinden itibaren … ay sonra tahliye edeceğini bildirmiştir. Kiralananın anahtarlarını 28…..2014 tarihli tespit keşfi sırasında teslim etmiştir. Davalı kiracının sözleşmenin …/b.maddesine göre üç ay önceden ihbarda bulunup …. ayın sonunda tahliye ettiği ve anahtarları kiralayana teslim ettiği anlaşılmaktadır. Davalı kiracı sözleşmede kararlaştırılan feshi ihbar süresine uyarak taşınmazı tahliye ettiğine göre artık boş kaldığı süre için tazminat istenmesi doğru olmadığı ve davalının feshi ihbarının sözleşmeye uygun olduğu gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
…-Davalının hor kullanma tazminatına ilişkin temyizine gelince ; Kiraya veren davacı, 28…..2014 tarihinde yaptırdıkları 2014/139 D.İş dosyasında belirlenen hor kullanma tazminatı istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan 29.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda ; kalorifer peteklerinin takılması, elektrik, su ve kalorifer tesisatının elden geçirilmesi işi için ….000 TL belirlenmiştir. 6098 sayılı T.B.K.nun 316. (B.K.nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.nun 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. Mahkemece hükme esas alınan 29.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda; kalorifer peteklerinin takılması, elektrik, su ve kalorifer tesisatının elden geçirilmesi işi için belirlenen ….000 TL bedele ilişkin hasar kalemlerinin her biri için ayrı ayrı eski hale getirme bedeli mi, olağan kullanımdan mı yoksa hor kullanmadan mı kaynaklandığına ilişkin değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, bilirkişi raporuna taraflarca yapılan itirazlar da dikkate alınarak ve … denetimine elverişli, bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (…) ve (…) No’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici ….madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve … duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan ….350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 04/…/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
2012/143 E. , 2012/3354 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı erken tahliye nedeniyle tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 6. maddesi gereğince davalı kiracının 1 ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla kiralananı tazminatsız akdi feshedebileceğinin ve kiralananı tahliye edebileceğinin kararlaştırıldığını, davalının müvekkiline ihbarda bulunmaksızın 31.12.2010 tarihinde anahtarı notere tevdi ederek tahliye ettiğini, kira sözleşmesinin akde aykırı olarak feshedildiğinden, bir aylık kira parasının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili müvekkilinin sözleşmenin 6. maddesi gereğince bir ay öncesinden akdin feshedileceğini, davacıların sözleşmedeki adreslerine 22.11.2010 tarihinde noter kanalı ile ihbarname göndererek bildirdiklerini, ancak davalıların adreslerinden taşındıklarından bahisle tebligatların bila tebliğ iade edildiğini, sözleşmenin 20. maddesi gereğince, davalıların adreslerine yapılan tebligatın geçerli olduğunu, bu nedenle davacıların tazminat talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece kira sözleşmesinin 6. maddesine göre bir ay öncesinden ihbarda bulunulmaksızın kira akdinin feshedildiği,feshin de bu nedenle akde aykırı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01.05.2005 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 6. maddesi “ Sadece kiracı, kira süresi içerisinde ve bundan sonra sözleşme tekrar yenilendiği takdirde aynen geçerli olmak üzere dilediği zamanda, 1 (Bir) ay önceden ihbarda bulunmak kaydıyla tazminatsız olarak akdi fesih ve kiralanan yeri tahliye edebilir” hükmünü içermektedir. Sözleşmenin 20. maddesinde ise “tarafların tebligata yarar adresleri iş bu kira sözleşmesinde gösterilmiş olup, değişiklik resmi yoldan bildirilmediği takdirde buralara yapılacak tebligat taraflara yapılmış sayılır” denilmek suretiyle tebligat adresleri sözleşme serbestisi çerçevesinde kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinde davacı kiralayanların adresi “… Caddesi … Sokak … Apt. No: …/… … …” olarak belirtilmiş olup, davalı kiracı tarafından akdin feshedileceğine dair ihbarname, … 11. Noterliğinden 15.11.2010 günlü … Yev. No’lu ihbarnamesi ile davacı kiralayanların belirtilen adreslerine 22.11.2010 tarihinde ulaştırılmış, adreslerinden taşındıklarından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir. Davalının tebligat hilesi olduğuna ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır. Ayrıca Noterlerin, Tebligat Kanunu`nun 35. maddesine göre tebligat yapamayacakları; aynı Yasanın 34. maddesindeki sınırlama gereğidir.
Sözleşme serbestisi, yukarıda belirtilen Tebligat Hükümleri ve sözleşmenin özel hükümleri karşısında kira sözleşmesinin 20. maddesi gereğince sözleşmedeki adrese çıkarılan ve “taşınmıştır şerhi” ile bila tebliğ iade edilen tebligatların muhataplarına tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda kira akdi, davalı kiracı tarafından sözleşmesinin 6. maddesine uygun şekilde fesih ihbarı ile tahliye edildiğinden, davacı kiralayanların tazminat talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



