Kadastro Tesisi İle İlgili Bazı Önemli Hususlar
ilk tesis kadastrosu ile ilgili bazı önemli hususları aşağda maddeler hâlinde özetliyorum:
İlk tesis kadastrosu ile ilgili bazı önemli hususları aşağda maddeler hâlinde özetliyorum:
30 günlük askı ilan süresi içinde itiraz edilmez veya dava açılmaz ise tutanak kesinleşir (itirazsız kesinleşme). Bu süre içinde itiraz edilmesi ya da dava açılması durumunda tutanak kesinleşmez.
Askı ilan süresi içinde tespit ve sınırlandırmaya itiraz edilirse kadastro komisyonu kararı taraflara tebliğ edilir. İlgililer tebliğden itibaren 30 gün içinde dava açmadıkları takdirde kadastro tutanağı kesinleşir. Usulsüz tebligat hâlinde tutanağın kesinleşmesinden söz edilemez
(8. HD 18/09/2006, 2006/4513-5427).
Kadastro tespitine itiraz davası açıldığı takdirde kadastro tutanağı mahkeme hükmüyle kesinleşir.
Kadastro tespitinden önce açilmış ve kadastroyu ilgilendiren davalar da kadastro tutanağının kesinleşmesini engeller (KK 27/1).
Bu durumda bu dava kadastro tutanağının düzenlemesiyle kadastro mahkemesine devrolunur. Kadastro mahkemesine devredilmesi gereken dava mevcut iken kadastro müdürlüğü tarafından taşınmazın askı ilanı yapilması hukuken
isabetsizdir. Bu durumda kadastro tespitinin kesinleşmesinden söz edilemez.
Her tutanak kesinleşme bakımından bağımsızdır (HGK 20/10/1999, 1999/8-613 E. 1999/845 K.).
Hak Düşürücü Süre
10 yıllık hak düşürücü süre dava açma tarihi ve tutanağın kesinleşme tarihi baz alınarak hesaplanır. Asli müdahale durumunda ise asli müdahale tarihi önemlidir (HGK 04/11/1998,
1998/8-759 E. 1998/795 K.).
Kesinleşmiş kadastro tutanakları kesinleşme tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde tapu siciline işlenir (KK 12/2). Böylece TMK’nin öngördüğü tapu sicili tesis edilmiş olur.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı Üzere tutanak herkes bakımından aynı tarihte kesinleşir.
Hak düşürücü sürenin başlangıcı da herkes için aynı tarihtir.
30 günlük askı ilan süresi içinde açılacak davalar kadastro mahkemesinde, 30 günden sonra açılacak davalar ise asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Her ne kadar mülkiyet hakkına dayalı davalar bakımıindan kural olarak herhangi bir süre söz konusu değil ise de kadastro hukukunda bu kurala bir istisna getirilmiştir. Kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak dava açılamaz (KK 12/3).
Bu 10 yıllık süre hak düşürücü süre olup hakim re’sen dikkate alır.
Bu on yıllık sürenin geçmesiyle birlikte eski tapu kayıtları işleme tabi kayt niteliğini yitirir (KK
12/4).
Tespit maliki mevhum kişi ise tamamlanmış bir kadastro tutanağından söz edilemeyeceğinden hak düşürücü süreden de söz edilemez (HGK 01/12/1999 1999/8-987 E. 1999/1012 K.).
Mirasçılar arasında görülen davalar da KK 12/3’teki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Örneğin kadastrodan önce murisin mâliki olduğu tapusuz taşınmaz kadastro ile murisin çocuklarından birine yazılmış ise diğer çocukların kadastro tespitine dava açma süresi KK 12/3’te öngörülen 10 yıllık süredir.
10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmayan durumlar:
•• Kamu malları,
••Tespitten sonraki hukukî sebeplere dayanılması,
•• İdari yoldan oluşturulan tapu kayıtları (ihdas vb),
•• Genel mahkemelerce verilen hükme dayanılarak oluşturulan kayıtlar,
•• Çifte tapu durumu, İkinci kadastro (mükerrer kadastro),
•• Tespit dışı bırakılan taşınmazlar,
•• Teknik hataların düzeltilmesi (KK 41).
Avukat Hakan DİMDİK
https://www.linkedin.com/posts
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



