HUKUK FAKÜLTESİ, MAHKEME, CEZAEVİ SAYISI ARTIYORSA HUKUK VE HUKUKÇU KALİTESİ DÜŞÜYOR DEMEKTİR!

HUKUK FAKÜLTESİ, MAHKEME, CEZAEVİ SAYISI ARTIYORSA  HUKUK VE HUKUKÇU KALİTESİ DÜŞÜYOR DEMEKTİR!

“Justinianus neden diğerlerini kapatıp iki yerde hukuk fakültesi bıraktı?”


Hukuk fakültesi, mahkeme, cezaevi sayısı sürekli artan ve yönetenlerin bununla
övündüğü, diğerlerinin de bunu marifet sayıp nasiplendiği bir ülkede hak, hukuk ve adaletin değeri düşüyor demektir.

Ağlamak yerine, bununla övünmek ancak bilgisizlik veya basiretsizlik eseri olabilir.

Hukuk fakültesi, mahkeme, icra dairesi ve hapishane sayılarının artması, o ülkedeki
yönetimin iyi olmadığı, hukukçu kalitesi ve niteliğinin düştüğü, hukuk ve adaletin azaldığını gösterir. Ģünkü;


✔ Ya o ülke iyi yönetilemediği, toplumsal uyum, eğitim, sosyal ahlâk, sosyo-ekonomik durum, toplum psikolojisi iyi olmadığı için toplum sürekli ihtilaf halindedir, suç ve haksızlık artıyordur.

✔ Ya da kötü bir hukukçu kalitesi ve yönetim anlayışı sebebiyle, aslında suç ve
uyuşmazlık konusu olmayacak şeyler suç ve uyuşmazlık konusu haline geldiğinden
davalar artıyor, dava ve suç olmayacak şeyler yüzünden mahkemeler ve cezaevleri yetmiyor demektir.

Veya bunların her ikisi de mevcuttur (ki çoğunlukla öyle olur).
Genellikle de yönetimler bunu gizlemek için devasa hapishaneler, mahkeme binaları.yapmakla, güvenlik kuvvetlerini artirıp güçlendirmekle övünürler; Dikkati dağıtmak için insanları lüzumsuz tartışmalarla uğraştırırlar. Ancak, somut olan şeyse mahkemenin, hapishanenin ve
dava sayılarının artmasıdır.

Medenî, gelişmiş, devletin insana, insanın devlete, insanın insana saygısı olan yerde
bunlar artmaz, arttığında da bununla övünülmez, hatta yerinilmesi, dövünülmesi, ağlanılması, kahrolunması gerekir.

Justinianus’un, hukuk devriminde, Corpus luris döneminde bir kısmı da öyle hafife
alınmayacak yerlerdeki hukuk okullarını kapatıp İstanbul dışında bir yerde daha hukuk okuluna izin vermesi boşuna değildir. Unutmayın Ayasofya da o zamanlar inşa edilmiştir, Doğu Roma o
zaman en medenî halini almiştır. Yani ne kadar az hukuk fakültesi, mahkeme ve cezaevi, o kadar
gelişmiş bir toplum, medeniyet demektir…

Ben demiyorum tarih diyor. Osmanl’nın da geliştiği, kadıların rüşvet almadığı zamanlarda, bir yere bir kadı atanırdı, yargı değil, aynı zamanda da
birçok işi yapardı, ama asayiş berkemâldi.

Roma ve Osmanlı, iki büyük geniş ve uzun
medeniyetini buna, yani düzgün işleyen hukuka borçluydu çünkü.. Ne zaman o tükendi, o medeniyetler de tükendi!

Büyük adliye binaları, hapishaneler, her yere bir hukuk fakültesi açılan, niteliği azalıp sayısı artan hukukçu kitlesinin olduğu yerde bunu yapana, yaptırana, bununla övünene, bunlarla muhatap olanlara acımak dışında yapacak bir şey yoktur…

Yazıktır! Hem de ne yazık!… Bugün için değil, özellikle yarın için yazıktır!
Bir de arabuluyoruz, uzlaştırıyoruz derken biraraya gelmeyecek insanları zorla biraraya getirip uyuşmazlıkları şu kadar azalttık diye övünürken, aynı uyuşmazlıklarda mahkeme ve dosya sayısının artması gibi ironik ve insan aklını zorlayan işler vardır. Onu buraya dahil etmiyoruz bile.


Prof. Dr. Muhammet Özekes

https://x.com/mozekes/status


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Scroll to Top