İcra Davalarında Adli Tatilde Süreler Durur mu? Yargıtay’dan Emsal Karar (2025)
🔍 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararı (2025/3237 E., 2025/4288 K.) – Temyiz Süresi ve Adli Tatilde Süreler
📌 Kararın Konusu:
İcra takibine karşı açılan takibin iptali davasında verilen ilk derece mahkemesi kararının bozma sonrası yeniden verilmesi ve bu karara karşı temyiz süresinin adli tatilde işlemeye devam edip etmeyeceği meselesi.
⚖️ Olayın Özeti:
- Davacı, takibin iptalini talep etti.
- İlk derece mahkemesi (Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi), davayı reddetti.
- Bu karar istinaf edildi, bölge adliye mahkemesi (BAM) istinafı esastan reddetti.
- Karar temyiz edilince Yargıtay, BAM kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu.
- Bozma sonrası ilk derece mahkemesi bu kez davanın kabulüne karar verdi.
- Davalı taraf bu kararı temyiz etti, ancak temyiz dilekçesi süresinde verilmedi.
- İlk derece mahkemesi temyiz istemini süre yönünden reddetti.
- Bu red kararı da temyiz edildi.
🧭 Yargıtay’ın Değerlendirmesi:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/4. “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.
İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi gereğince de icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır. 6100 sayılı HMK’nın 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur.
- HMK m.373/4 uyarınca, bozmaya uygun verilen kararlara karşı temyiz mümkündür.
- İİK m.364/2 gereği, temyiz süresi 2 haftadır ve sürenin başlangıcı tebliğ tarihidir.
- HMK m.118’e göre, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarih esas alınır.
- HMK m.103/1-h’ye göre icra mahkemesi kararları ivedi işlerdendir ve adli tatilde de süre işlemeye devam eder.
- Bu nedenle süre adli tatile rastlasa bile uzamaz, son gün adli tatil içinde bitmiş sayılır.
- Somut olayda karar 13.07.2024’te tebliğ edildi, temyiz dilekçesi ise 03.09.2024’te verildi.
- Bu nedenle temyiz süresi geçirilmiştir.
✅ Yargıtay’ın Kararı:
📚 Hukuki Notlar:
- İcra mahkemesi kararları ivedi iş sayıldığı için, adli tatilde süre işlemeye devam eder.
- Sürenin adli tatile rastlaması, normal davalardaki gibi süreyi uzatmaz.
- Bu karar, temyiz sürelerinin kaçırılmasının sonuçlarını açıkça ortaya koymakta ve uygulayıcılar için önemli bir içtihat niteliğindedir.
📝 Karardan Çıkarılacak Dersler:
- Tebligat tarihinden itibaren süreyi net takip edin.
- Özellikle adli tatil dönemlerinde sürelerin uzayıp uzamadığını kontrol edin.
- Bozma sonrası kararlar da temyize tabidir. Ancak süresi kaçırılırsa hak kaybı doğar.
Bu karar, özellikle icra hukuku pratiği içinde çalışan avukatlar ve takip işlemleriyle ilgilenen hukukçular açısından sürelerin yönetimi, adli tatil uygulamaları ve bozma sonrası süreçler konusunda örnek teşkil etmektedir.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



