Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

“Duruşmamız Neden 6 Ay Sonraya Verildi?” Artık Cevabı Değişiyor: Duruşmalar Arası 3 Ay Sınırı Geliyor

Yasal Düzenleme
12. Yargı Paketi
HMK

“Duruşmamız Neden 6 Ay Sonraya Verildi?” Artık Cevabı Değişiyor: Duruşmalar Arası 3 Ay Sınırı Geliyor
12. Yargı Paketi’yle HMK m.147’ye eklenecek kural, kira, iş, boşanma, tazminat ve ticari davalar dahil hemen her hukuk davasını ilgilendiriyor.

sanalhukuk.org editörü
Güncelleme: 4 Temmuz 2026
7 dakikalık okuma

Kısa Cevap
Evet, sınırlanıyor. 12. Yargı Paketi’nin 22. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenecek hükümle, yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki süre kural olarak 3 ayı geçemeyecek. Hâkimin bu süreyi aşabilmesi için bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla işlem yürütülmesi gibi zorunlu ve somut bir gerekçesi olması ve bu gerekçeyi duruşma tutanağına yazması gerekecek. “Uygun bir tarih bulunamadı” gibi soyut gerekçelerle yıllarca süren duruşma aralıkları, düzenleme yürürlüğe girdikten sonra istisna hâline gelmesi bekleniyor. Teklif, 25 Haziran 2026’da Adalet Komisyonu’ndan geçti; henüz yasalaşmadı.

1. Bugüne Kadar Neden Bu Kadar Uzuyordu?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, duruşmalar arasında bırakılacak süreye ilişkin sıkı bir üst sınır öngörmüyordu. Uygulamada, mahkemelerin yoğun iş yükü ve müsait duruşma günü bulunamaması nedeniyle bir sonraki duruşma tarihi çoğu zaman altı ay, hatta bazı ağır iş yükü olan adliyelerde bir yılı aşan aralıklarla veriliyordu. Türkiye’de alacak ve ticari davaların ortalama 3-5 yıl sürebildiği düşünüldüğünde, duruşma aralıklarındaki bu belirsizlik, yargılamanın uzamasının en somut nedenlerinden biri olarak öne çıkıyordu.

2. Yeni Düzenleme Ne Diyor?
Teklif Metni — HMK m.147’ye Eklenen Kural
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasında bırakılacak süre kural olarak üç ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini duruşma tutanağına geçirmek suretiyle daha uzun bir süre belirleyebilir.
Bu düzenleme, HMK’nın 20-27. maddeleri arasında yer alan ve derdest hukuk davası olan herkesi ilgilendiren geniş bir değişiklik paketinin parçası. Amaç, “makul sürede yargılanma hakkı”nı güçlendirmek ve duruşma aralıklarındaki keyfi uzamaların önüne somut bir denetim mekanizması koymak olarak açıklanıyor.

3. İstisna: Hâkim Süreyi Ne Zaman Uzatabilir?
Kural mutlak değil. Hâkim, üç aylık sınırı aşan bir tarih verecekse bunun için somut ve olaya özgü bir gerekçe göstermek zorunda — soyut ifadelerle (“uygun tarih bulunamadı” gibi) süre uzatımı yapılması düzenlemenin amacına aykırı olacaktır. Teklif metninde açıkça sayılan istisna hâlleri:
Bilirkişi incelemesinin uzaması: Karmaşık teknik konularda bilirkişi raporunun hazırlanması makul süreyi aşıyorsa.
İstinabe yoluyla işlem yürütülmesi: Tanık dinleme veya keşif gibi işlemlerin başka bir yer mahkemesi aracılığıyla yapılması gerekiyorsa.
Bu istisnalar dışındaki gerekçelerle (adliyenin yoğunluğu, hâkimin takvimi vb.) üç aylık sınırın aşılması, düzenlemenin ruhuna aykırı kabul edilecektir.

4. Aynı Pakette Yargılamayı Hızlandıran Diğer Değişiklikler
Bilirkişiye başvuru sınırlanıyor: Hâkimin kendi hukuki bilgisiyle çözebileceği konularda bilirkişiye başvurulması artık disiplin cezası (uyarma) nedeni sayılacak.
E-duruşma genişliyor: Ön inceleme duruşmaları da dahil olmak üzere ses ve görüntü nakli yoluyla (SEGBİS) katılımın kapsamı genişletiliyor; ikrar, yemin, feragat, kabul ve sulh gibi irade beyanı gerektiren işlemler hariç, elle imza zorunluluğu kaldırılıyor.
Belirsiz alacak davası kaldırılıyor: Aynı pakette HMK m.107 yürürlükten kalkıyor, kısmi dava kurumu güçlendiriliyor (bu konudaki ayrıntılı yazımıza aşağıdan ulaşabilirsiniz).

5. Kimleri Etkiler?
Bu düzenleme, ceza yargılamasını değil, yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarının tamamını kapsıyor. Yani:
Kira tespiti, tahliye ve kira alacağı davası takip eden ev sahipleri ve kiracılar
İşçilik alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı davası olan işçi ve işverenler
Çekişmeli boşanma, nafaka ve mal paylaşımı davası taraflar
Trafik kazası, iş kazası tazminatı davacıları
Ticari alacak ve sözleşme uyuşmazlığı yaşayan şirketler

6. Yürürlük Durumu
Önemli Not
12. Yargı Paketi, 22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunuldu ve 25 Haziran 2026’da Adalet Komisyonu’ndan geçti. Adli tatil öncesinde (20 Temmuz 2026’dan önce) yasalaşması hedeflendiği aktarılıyor, ancak teklif henüz TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmedi ve Resmî Gazete’de yayımlanmadı. Yürürlüğe girdikten sonra, kuralın yeni açılacak davalara mı yoksa derdest davalara da mı uygulanacağı, kanunun geçiş hükümleriyle netleşecektir.

7. Davanız Uzarsa Ne Yapabilirsiniz?
1. Düzenleme yürürlüğe girdikten sonra, üç aydan uzun bir duruşma tarihi verilirse, tutanakta hâkimin gösterdiği somut gerekçeyi kontrol edin.
2. Gerekçe soyut veya yetersizse, avukatınızla birlikte bu durumu itiraz veya dilekçe yoluyla dosyaya işletmeyi değerlendirin.
3. Yargılamanın makul süreyi aştığını düşünüyorsanız, mevcut hukuk sistemimizde zaten var olan “makul sürede yargılanma hakkının ihlali” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu her zaman açıktır — bu yeni düzenleme bu hakkı ortadan kaldırmaz, güçlendirir.
4. Davanızın türüne göre daha fazla bilgi için Dilekçe Örnekleri ve ilgili pratik alan rehberlerimize göz atabilirsiniz.

8. Sıkça Sorulan Sorular
Duruşmalar arası 3 ay sınırı şu anda yürürlükte mi?
Hayır. Düzenleme 12. Yargı Paketi’nin bir parçası olarak TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti; yürürlüğe girmesi için Genel Kurul’da kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Hâkim bu süreyi hiç aşamayacak mı?
Aşabilir, ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla işlem yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde ve somut bir gerekçeyi tutanağa geçirerek. Genel iş yoğunluğu gibi soyut gerekçeler yeterli sayılmayacaktır.
Bu kural ceza davalarını da kapsıyor mu?
Hayır. Düzenleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alıyor ve yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarını kapsıyor; ceza yargılaması ayrı usul kurallarına tabidir.
Devam eden davam bu kuraldan yararlanacak mı?
Bu, kanunun geçiş hükümlerine bağlı olup henüz netleşmemiştir. Kanun yasalaştığında geçiş hükümlerinin derdest davaları nasıl etkileyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, 12. Yargı Paketi’ne ilişkin TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen teklif metni esas alınarak hazırlanmıştır. Teklif henüz yasalaşmadığından aktarılan bilgiler kesin mevzuat niteliği taşımamaktadır. Somut hukuki durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top