01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/1-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddede ise; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava şartı noksanlığının giderilmesi için mahkemece verilen kesin süre içerisinde bu şart yerine getirilmezse dava HMK’nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedilir.
Kural, dava açılırken gerekli masraf ve harçların ödenmesi olmakla birlikte; 03.04.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin “Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi” başlıklı 45. maddesinin ikinci fıkrasında bu kurala istisna getirilmiş ve adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmayacağı düzenlenmiştir.
Başlangıçta kendisinden alınmayan masrafları adli yardım talebinin reddi nedeniyle ödemek durumunda kalan kişiden, bu karardan haberdar olmadığı müddetçe eksikliği gidermesi beklenemez. Kaldı ki eksikliğin ikmali doğrultusunda kesin süre verilip bu süreye ilişkin ara karar hukuki anlam ve neticelerini ihtiva eden ihtarla ilgilisine ulaştırılmadan, eksikliğin verilen sürede ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi evrensel normlarla korunan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının ihlâli sonucunu doğuracaktır.