#Hukuk Genel Kurulu Kararı

YARGITAY KARARLARI

Şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi, aynı ortaklara sahip olması ya da benzer iş kolunda faaliyet göstermeleri organik bağın varlığı için yeterli ise de; bu husus tek başına tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir.

Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

, , , , , ,

Şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi, aynı ortaklara sahip olması ya da benzer iş kolunda faaliyet göstermeleri organik bağın varlığı için yeterli ise de; bu husus tek başına tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. Devamını Oku »

YAZILAR, İCRA HUKUKU

Haciz Nedir?

Genel bir tanım yapmak gerekirse, haciz; cebri icra organları tarafından yapılan devlete ilişkin bir hâkimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belirli bir para alacağının ödenmesini sağlamak amacıyla, bu yolda talepte bulunan alacaklı lehine, bu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memurunca hukuken el konulmasıdır.

, , , , , , ,

Haciz Nedir? Devamını Oku »

TAZMİNAT HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Avukatın Baroya ve Savcılığa haksız yere şikayet edilmesi manevi tazminat gerektirir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 58. maddesinde de:
“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”
Davalının vekâlet ilişkisinin sona erdiğine ve davacıyı ibra ettiğine dair imzalı bir yazı vermiş olmasına rağmen, davacının ibranameyi kaybetmesi üzerine davacı hakkında gerek Cumhuriyet Savcılığına, gerek İstanbul Barosuna şikâyet dilekçeleri vermek, gerekse hukuk mahkemesinde tazminat talebiyle dava açmak suretiyle hak arama özgürlüğünün kötüye kullanıldığı, Anayasal şikâyet hakkının sınırlarının aşıldığı ve böylece davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bunun yanında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına da bakıldığında olay tarihi, taraflar arasındaki olayların gelişim şekli, hakkındaki şikâyetler üzerine soruşturma ve dava sürecinde davacı tarafından yaşanan üzüntü ve endişe, mesleki ve kişisel itibar kaybı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminatın miktarı makul olup, objektif ölçülere göre takdir edildiği ve fazla olmadığı kanaatine varılmıştır.

, , , , , , , , , ,

Avukatın Baroya ve Savcılığa haksız yere şikayet edilmesi manevi tazminat gerektirir. Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI

Zorunlu dava arkadaşlığında bütün dava arkadaşlarına birlikte husumet yöneltilmesi gerekirken, ihtiyari dava arkadaşlarının davaya dâhil edilmesi yoluyla davalı sıfatı kazanması mümkün değildir.

Dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması, hallerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi birlikte aleyhlerine de dava açılabilir.
Zorunlu dava arkadaşlığında bütün dava arkadaşlarına birlikte husumet yöneltilmesi gerektiğinden, yanlış gösterilen kişiler varsa davacıya diğer mecburi arkadaşlarını davaya dâhil etmesi için süre verilmesi gerekmekte ise de ihtiyari dava arkadaşlarının davaya dâhil edilmesi yoluyla davalı sıfatı kazanması mümkün değildir.
Bazı hâllerde ise birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılmasında maddi bir zorunluluk olmadığı hâlde kanun; gerçeğin daha iyi ortaya çıkmasını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin doğru sonuca bağlanmasını sağlamak için, birden fazla kişiye karşı dava açılmasını usulen zorunlu kılmıştır ki, bu durumda şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığı söz konusudur. Böyle bir davada, dava arkadaşları hakkında tek bir karar verilmesi veya dava arkadaşlarının hep birlikte ve aynı şekilde hareket etme zorunluluğunun varlığından söz edilemez (HGK, 03.07.2013 tarih ve 2012/21-699 E., 2013/1029 K. sayılı ilamı).

, , , , , , , , ,

Zorunlu dava arkadaşlığında bütün dava arkadaşlarına birlikte husumet yöneltilmesi gerekirken, ihtiyari dava arkadaşlarının davaya dâhil edilmesi yoluyla davalı sıfatı kazanması mümkün değildir. Devamını Oku »

HMK, YARGITAY KARARLARI

MAHKEMECE ADLİ YARDIM TALEBİNİN REDDİ VE GİDER AVANSININ İKMALİ YÖNÜNDE KURULAN KARARIN, SUÇÜSTÜ ÖDENEĞİNDEN MASRAFI KARŞILANMAK SURETİYLE, TEBLİĞ EDİLMESİ ZORUNLUDUR.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/1-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddede ise; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava şartı noksanlığının giderilmesi için mahkemece verilen kesin süre içerisinde bu şart yerine getirilmezse dava HMK’nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedilir.
Kural, dava açılırken gerekli masraf ve harçların ödenmesi olmakla birlikte; 03.04.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin “Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi” başlıklı 45. maddesinin ikinci fıkrasında bu kurala istisna getirilmiş ve adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmayacağı düzenlenmiştir.
Başlangıçta kendisinden alınmayan masrafları adli yardım talebinin reddi nedeniyle ödemek durumunda kalan kişiden, bu karardan haberdar olmadığı müddetçe eksikliği gidermesi beklenemez. Kaldı ki eksikliğin ikmali doğrultusunda kesin süre verilip bu süreye ilişkin ara karar hukuki anlam ve neticelerini ihtiva eden ihtarla ilgilisine ulaştırılmadan, eksikliğin verilen sürede ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi evrensel normlarla korunan hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının ihlâli sonucunu doğuracaktır.

, , , , , , , , ,

MAHKEMECE ADLİ YARDIM TALEBİNİN REDDİ VE GİDER AVANSININ İKMALİ YÖNÜNDE KURULAN KARARIN, SUÇÜSTÜ ÖDENEĞİNDEN MASRAFI KARŞILANMAK SURETİYLE, TEBLİĞ EDİLMESİ ZORUNLUDUR. Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI, İCRA HUKUKU

İcra Dosyasının takipsiz bırakılması

Alacaklı vekili yasal bir yıllık süre içinde borçluların menkullerinin ve borçlu…’in maaşının haczini talep etmiş olmakla alacaklının haciz isteme hakkı düşmemiştir. Bu durumda alacaklının yeniden haciz isteyebilmesi için İİK’nın 78/5. maddesi gereğince borçluya yenileme emrinin tebliğine ve dolayısıyla yenileme harcı alınmasına gerek yoktur.
Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekte düşer. (İİK’nın 78/2. md. C.1) Alacaklı, bir yıllık süresi (İİK’nın 78/2. md.) içinde haciz talebinde bulunmaz veya (bir yıl içinde yaptığı) haciz talebini geri alıp da, bu (aynı) bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise takip dosyası işlemden kaldırılır. (78/4 md.) Bu halde takip dosyası yalnız işlemden kaldırılır; yoksa icra takibi düşmez. Yani icra takibi derdest kalmakta devam eder. Bu halde yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasında haciz isteyebilir. (78/5 md.)

, , , , , , , , ,

İcra Dosyasının takipsiz bırakılması Devamını Oku »

MEDENİ HUKUKU, YARGITAY KARARLARI

Vekâletsiz İş Görme Nedir?

Vekâletsiz iş görme genel olarak bir kimsenin sözleşme veya hukuken yükümlü olmadığı hâlde başka bir kimsenin hukuk ve menfaat alanına müdahale ederek iş görmesinden doğan hukuki ilişkiyi ifade etmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 526 ile 531. maddeleri arasında düzenlenmitir.

, , , ,

Vekâletsiz İş Görme Nedir? Devamını Oku »

HUKUK HABER, YARGITAY KARARLARI

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Baba üniversite mezunu işsiz çocuğuna nafaka ödeyecek

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, üniversite mezunu işsiz gence babasından bağlanan yardım nafakasını kaldıran yerel mahkeme kararını bozdu. Kurul, KPSS için kursa giden genç için eğitimin devam ettiğini belirterek nafaka ödenmesinin gerekli olduğunu belirtti.

, , , , ,

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Baba üniversite mezunu işsiz çocuğuna nafaka ödeyecek Devamını Oku »

İCRA HUKUKU

Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı borçluya ait hesap üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğindedir.

Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı borçluya ait hesap üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK’nin 96-97 maddelerinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33).
Borçlunun üçüncü kişi Bankadaki altın hesabında bulunan alacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir.

, , , , , , , , , , , ,

Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı borçluya ait hesap üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğindedir. Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI

Davacının iradesinin hile ile fesada uğratıldığı iddiasına dayalı Tapu İptal Tescil Davası

Taraflardan biri diğer tarafı hileyle sözleşme yapmaya yöneltmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı hâlinde aldatılan taraf, hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Davacının iradesinin hile ile fesada uğratıldığı iddiasına dayalı Tapu İptal Tescil Davası Devamını Oku »

YAZILAR, İCRA HUKUKU

KIYMET TAKDİRİNE İTİRAZ (İİK Madde 128/a)

İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 128/a maddesinde düzenlenmiş olan kıymet takdirine itiraz, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikâyettir. Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikâyette bulunabilirler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

KIYMET TAKDİRİNE İTİRAZ (İİK Madde 128/a) Devamını Oku »

YARGITAY KARARLARI

Mahkeme Kararlarında Bulunması Gerekenler

Mahkeme Kararlarında Bulunması Gerekenler Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye

, , , , , , , ,

Mahkeme Kararlarında Bulunması Gerekenler Devamını Oku »

Scroll to Top