ÖZET :

  • Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

2019/10610 E. , 2020/4967 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu…le ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra…in gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE),
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın borçlunun haline münasip ev satın alması için gerekli 120.000 TL’den az olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden borçlunun haline münasip ev alması için gerekli olan 120.000 TL’nin borçluya ödenmesine, bakiye satış bedelinden borca yetecek miktarının alacaklıya ödenmesine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun ve alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK’nın 353/1-b(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, meskeniyet şikayetinin kısmen kabulü ile, taşınmazın borçlunun haline münasip ev satın alması için gerekli 120.000,00 TL’den az olmamak üzere satılmasına, satış bedelinden borçlunun haline münasip ev alması için gerekli olan 120.000,00 TL’nin borçluya ödenmesine, bakiye satış bedelinden borca yetecek miktarının alacaklıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller ise de, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir.
Somut olayda, takip dosyasından borçlunun şikayete konu taşınmazı üzerine 23.01.2017 tarihlerinde haciz uygulandığı, haciz tarihinden önce taşınmazın tapu kaydında 3. kişi T…. Bankası A.Ş. lehine 25.08.2011 tarihli 1. derece ipotek tesis edilmiş olup, ipotek alacaklısı T…. Bankası A.Ş.’nin 12.02.2018 tarihli yazı cevabında ipotek borcunun devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür
O halde, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile ipoteğe bağlı borcu ödenmeyen, zorunlu olmayan ipotek mevcut olduğu anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağından Bölge Adliye Mahkemesince şikayetin bahsi geçen nedenlerle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 10.06.2019 tarih ve 2018/2149 E. – 2019/1578 K. sayılı kararının 2 nolu bentte yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.