Çok Okunanlar
Anasayfa » CEZA HUKUKU » Diş kırığı uzuv kaybı sayılır mı?

Diş kırığı uzuv kaybı sayılır mı?

  • ÖZET:
  • Adli Tıp uygulamalarına ve mağdurun mevcut raporuna göre diş kırığının uzuv kaybı olarak sayılamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezada TCK’nin 87/2-b maddesi gereğince artırıma gidilmek suretiyle fazla ceza tayini,
  • Bozmayı gerektirmiştir.

Karar İçeriği

Yargıtay 3. Ceza Dairesi         

2020/4900 E.  ,  2020/9237 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Adli Tıp uygulamalarına ve mağdurun mevcut raporuna göre diş kırığının uzuv kaybı olarak sayılamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezada TCK’nin 87/2-b maddesi gereğince artırıma gidilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2) Kabule göre, sanık hakkında TCK’nin 86/1 ve 87/2-b maddeleri uyarınca verilen cezanın aynı Kanun’un 87/2-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasından eksik olamayacağının gözetilmemesi,
3)Tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir