➡️ Adli Tatilde Görülen Dava ve İşler-HMH 103. Madde

  • ÖZET;
  • ➡️ Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren başlayacak olan 2 haftalık sürenin sürenin son günü 20.07.2018 tarihi olduğu ve sürenin son gününün adli tatile denk gelmekle HMK 104. madde gereğince sürenin adli tatilin bitiminden itibaren 1 hafta uzamış olduğu, cevap dilekçesinin de bu bir haftalık uzamış sürede verildiği, yetki itirazına ilişkin tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın da Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek sözleşmede belirtilen yetkili mahkemelerin Eskişehir mahkemeleri olduğu hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmekteyken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Karar İçeriği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi         

2020/3778 E.  ,  2021/2551 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.05.2019 tarih ve 2017/202 E. – 2019/116 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının … Kargo marka aracının 08/09/2015 tarihinde Bitlis sınırlarında Soğukpınar Mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca yakıldığını, araç için bankadan kredi aldığını ve aracın bankaya ipotekli olduğunu, bankanın sigortadan araca ait bedeli istediğini, ancak davacının hakkı olan erken ödeme tazminatını da kasasına aldığını, erken ödeme tazminatının banka ile hiçbir ilgisinin olmadığını, bankanın alacağını sigortadan aldığını ileri sürerek, 8.998,50 TL erken ödeme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından bankaya yapılan ödemenin davacının iradesine dayanmadığından erken ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, davacının erken ödemeye ilişkin iradesinin bulunmadığı, bankaya vaktinden önce yapılan ödemenin erken ödeme kapsamında sayılabilmesi için öncelikle davacının iradesinin bu yönde olması gerektiği, somut olayda davacı tarafından bankaya yapılan ödeme kendi iradesine dayanmadığından erken ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, 2006/1 sayılı tebliğ uyarınca banka tarafından alınan erken ödeme tazminatının hukuka aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava dilekçesinin davalıya 06.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 07.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde ise davalı tarafından yetki itirazında bulunulmuştur. Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren başlayacak olan 2 haftalık sürenin sürenin son günü 20.07.2018 tarihi olduğu ve sürenin son gününün adli tatile denk gelmekle HMK 104. madde gereğince sürenin adli tatilin bitiminden itibaren 1 hafta uzamış olduğu, cevap dilekçesinin de bu bir haftalık uzamış sürede verildiği, yetki itirazına ilişkin tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın da Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek sözleşmede belirtilen yetkili mahkemelerin Eskişehir mahkemeleri olduğu hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmekteyken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.