Kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen kiralanan yeri boşaltmayıp kalmaya devam kişinin kiralayana ecrimisil ödemesi gerekir.

İLGİLİ;

➡️ Kira Sözleşmesi On Yıllık Uzama Süresinin Başlangıcı ve Dava Açma Süresi

➡️ Yeni Malik İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İhtarname Örneği

➡️ Dönüşen belirsiz süreli kira sözleşmesindeki kira bedelinden memnun olmayan kiraya veren ve kiracı sözleşmeyi TBK madde 328-330 uyarınca fesih bildirimi ile her zaman sona erdirebileceklerdir.

➡️ Yeni malik, eski malik zamanında verilmiş tahliye taahhüdüne dayanarak taahhüt nedeniyle tahliye davası açabilirmi?

➡️ Belirsiz süreli kira sözleşmesi-ihtarname ve dava açma süresi!

➡️ Temerrüt nedeniyle tahliye davası- Temyiz-Kira alacağının tamamen reddi- Vekalet ücreti hesabı
  • ÖZET;
  • Taraflar arasındaki işletme (kira) sözleşmesi düzenlenen tarihsiz protokolle 11.07.2010 tarihi itibariyle sonlanmıştır. Bu durumda davalı, icarında bulunan yeri tahliye etmek suretiyle davacıya teslim borcu altına girmiştir. Ancak toplanan delillerden de anlaşılacağı üzere mecuru iki ay daha hukuksal bir sebebe dayanmadan işgal ettiği ve bu suretle davacı lehine bir ecrimisil alacağı doğmuş olduğu aşikardır. Davalının istenen ecrimisil bedeline ayrıca ve açıkça bir itirazı da söz konusu olmadığına göre davalı hakkında iki adet fatura nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi         

2021/5902 E.  ,  2021/6459 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2013 tarih ve 2013/106 E. – 2013/48 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı hakkında fatura borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 11/07/2009 tarihli işletme projesinin imzalanmış olduğu, bilahare taraflar arasındaki protokole göre davalı …’nin işletme projesinden doğan kira bedeli borçlarından 11/07/2010 tarihine kadar olan tüm borçları için 5.850,00 TL hariç olmak üzere ibra edildiği, 5.850,00 TL borç için de senet verilmiş olduğu, 11/07/2010 tarihine kadarki dönem için ibranın söz konusu olduğu, belirtilen protokolde 11/07/2010 tarihinden itibaren işletme sözleşmesi aylık bedelinin 7.500,00 TL+KDV ve güvenlik bedelinin, işletme sözleşmesini imzalayacak olan yeni gerçek ya da tüzel kişiye ait olacağının kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı ile yapılan sözleşme devam ederken 05/01/2010 tarihinde dava dışı 3. kişi olan … ile yeni bir işletme sözleşmesinin imzalanmış olduğu, imzalanan bu sözleşmeyle davacının davalı ile arasındaki sözleşmeyi sona erdirmiş olduğu, talebe konu 11/07/2010 tarihinden sonraki kira bedellerinin yeni işletmeciden talep edilebileceği, tarafların bunu protokolle kararlaştırmış oldukları, davacının yapılan ibra ve protokolden sonra davalıdan ecrimisil ya da işletme bedelini talep edemeyeceği, 05/01/2011 tarihli sözleşme gereği yeri kullanan kişinin Muhterem Yıldırım olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava mahkemece de nitelendirildiği üzere haksız işgal tazminatının tahsiline ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki işletme (kira) sözleşmesi düzenlenen tarihsiz protokolle 11.07.2010 tarihi itibariyle sonlanmıştır. Bu durumda davalı, icarında bulunan yeri tahliye etmek suretiyle davacıya teslim borcu altına girmiştir. Ancak toplanan delillerden de anlaşılacağı üzere mecuru iki ay daha hukuksal bir sebebe dayanmadan işgal ettiği ve bu suretle davacı lehine bir ecrimisil alacağı doğmuş olduğu aşikardır. Davalının istenen ecrimisil bedeline ayrıca ve açıkça bir itirazı da söz konusu olmadığına göre davalı hakkında iki adet fatura nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın