Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Dava Şartı Kapsamında: Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Açıklama

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Dava Şartı Kapsamında: Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Açıklama

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Dava Şartı Kapsamında: Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Açıklama
Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Dava Şartı

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, sigorta hukukundan doğan davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğunu duyurdu. 18 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan genelgeyle, sigorta uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu olduğu belirtildi. Bu karar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddelerine dayandırıldı.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Zorunluluğu

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.09.2025 tarihli ve E-59155416-045.02-626/21464 sayılı yazısına göre, sigorta hukukundan kaynaklanan alacak, tazminat, menfi tespit, itirazın iptali ve istirdat davaları için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A ve 4. maddelerine dayanıyor.

Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca, ticari davalarda konusu bir miktar para olan davalarda arabuluculuk, dava şartı olarak öngörülmüştür. Kanunun 4. maddesinde ise sigorta hukuku, ticari dava kapsamına alındığından, sigorta hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci zorunlu tutulmuştur.

Hangi Davalar Kapsamda?

Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre, aşağıdaki davalarda arabulucuya başvurulması dava şartıdır:

  • Sigorta hukukundan doğan alacak ve tazminat davaları
  • Menfi tespit davaları
  • İtirazın iptali davaları
  • İstirdat davaları

Bu davalarda, tarafların arabuluculuk sürecini tamamlamadan mahkemeye başvurması halinde dava, usulden reddedilecektir.

Sigorta Hukuku ve Türk Ticaret Kanunu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabı, sigorta hukukuna ilişkin düzenlemeleri (1401 ve devamı maddeleri) içermektedir. Bu kapsamda, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, ticari dava olarak değerlendirilmekte ve arabuluculuk şartına tabi olmaktadır. Bakanlık, bu düzenlemenin hem arabuluculuk bürolarından hem de arabuluculardan gelen görüş talepleri doğrultusunda açıklığa kavuşturulduğunu belirtti.

Arabuluculuk Süreci Nedir?

Arabuluculuk, mahkeme öncesi tarafların bir araya gelerek uyuşmazlığı çözümlemeye çalıştığı alternatif bir çözüm yöntemidir. Bu süreçte, tarafsız bir arabulucu, tarafları anlaşmaya yönlendirmek için çalışır. Arabuluculuk, hem zaman hem de maliyet açısından mahkeme süreçlerine kıyasla daha hızlı ve ekonomik bir çözüm sunar.

Uygulama ve Dağıtım

Adalet Bakanlığı, bu kararın tüm Sulh Hukuk Mahkemelerine ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına duyurulmasını talep etmiştir. Böylece, sigorta hukukuna ilişkin davalarda arabuluculuk şartının uygulanması konusunda yargı mercilerinin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır.

Mevcut Durum ve Mevzuat

1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 5/A Ticari davalarda, konusu alacak veya tazminat talepleri olan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Arabuluculuk, hem ihtiyari hem dava şartı (zorunlu) hâle gelebilen bir yöntemdir. Arabuluculuğun dava şartı olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açılması hâlinde, dava “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilebilir.

3. Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 97
Trafik sigortası açısından sigorta şirketine yazılı başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak bu düzenleme, arabulucuya gitmeyi zorunlu kılan bir hüküm değildir.

4. Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigorta tahkimine üye olan sigorta şirketleriyle ilgili uyuşmazlıklarda bu Komisyon’a başvuru ihtiyari olabilir. Tahkim, ayrı bir alternatif çözüm yoludur ve arabuluculuk zorunluluğunu otomatik olarak gerektirmez.

Bakanlığın Yazısı ve “Yeni Açıklama”

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.09.2025 tarihli yazısıyla, sigorta hukukundan kaynaklanan alacak, tazminat, menfi tespit, itirazın iptali ve istirdat davaları için dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu yönünde bir açıklama yapılmış görünüyor.

Değerlendirme: Sorunlu Hususlar / Hukuki Belirsizlikler

Bakanlık yazısı, uygulamada yönlendirici olabilir ama yasama organı tarafından çıkarılmış bir kanun hükmü değildir. Dolayısıyla hâlâ mahkemeler, Yargıtay kararları ve Kanun’un lafzı esas alınarak karar verirler.

Bazı dava türleri için arabuluculuğun dava şartı olduğu açıkça yasada düzenlenmişken (örn. TTK m. 5/A), bazı dava türlerinde bu açık değildir. “Menfi tespit”, “itirazın iptali”, “istirdat” gibi davalar arabuluculuk şartına tabi olur mu, bu dava türüne ve tarafların durumuna bağlı.

Uygulamada mahkemeler bazen bu dava şartı eksikliğini davacıya tamamlaması için süre vererek giderilebilecek bir eksiklik olarak değerlendirmektedir.

Ayrıca, sigorta tahkim komisyonuna başvuru gibi özel uyuşmazlık çözüm yolları varsa, bunların arabuluculuğa tercih edilmesi ya da bunlara paralel sürecin nasıl işleyeceği de önemlidir.

Sonuç

Adalet Bakanlığı’nın yazısı, sigorta hukukundan doğan bazı dava türlerinde dava şartı olarak arabulucuya başvurunun zorunlu olduğunu vurguluyor. Ancak bunun her durumda ve tüm sigorta hukukuna ilişkin davalarda geçerli olduğu anlamına gelmiyor; hâlâ:

Mevzuatın lafzı,

Dava konusunun niteliği (tazminat mı, menfi tespit mi vs.),

Sigorta tahkim komisyonuna üye olup olmama,

İçtihat (mahkeme kararları)

gibi faktörler değerlendirilerek karar veriliyor.

Ancak tarafların dava açmadan önce arabuluculuk sürecini tamamlaması, hem yargı yükünün azalmasına hem de uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesine katkı sağlayabilir.

Daha fazla bilgi için:
Adalet Bakanlığı’nın resmi internet sitesini ziyaret edebilir veya arabuluculuk  ilgili yazısına   Yankı Büyüksezer adresinden ulaşabilirsiniz.



sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top