Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Nikahsız (Fiili Birlikte Yaşama) Eş Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir mi?

Nikahsız (Fiili Birlikte Yaşama) Eş Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Talep Edebilir mi?

Türkiye hukuk sisteminde destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun (TBK) 53. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” tazmin edilir. Burada önemli olan husus, destek ilişkisinin resmi nikah şartına bağlı olmamasıdır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, destek ilişkisi fiili bir durumdur. Resmi evlilik bağı aranmaksızın, uzun süreli ve düzenli birlikte yaşam (fiili karı-koca hayatı), karşılıklı maddi-manevi destek ve yardımlaşma varsa, nikahsız (imam nikahlı veya resmi nikahsız) eş de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

Nikahsız Eşin Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkı: Yargıtay Kararları ve Hukuki Analiz

Türkiye’de trafik kazaları veya haksız fiiller sonucu yaşanan kayıplar, aileleri derinden etkiliyor. Özellikle nikahsız eşler (fiili birlikte yaşayan veya imam nikahlı partnerler) için destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı, sıkça merak edilen bir konu. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 53. maddesi kapsamında düzenlenen bu tazminat, resmi nikah şartı aranmaksızın fiili destek ilişkisine dayanıyor. Bu yazıda, Yargıtay’ın gerçek emsal kararları üzerinden konuyu ele alacağız. Eğer siz de benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, bu bilgiler hukuki sürecinizi aydınlatabilir – ancak profesyonel avukat desteği şart!

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir ve Kimler Talep Edebilir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağladığı maddi desteği kaybeden yakınlarının uğradığı zararı karşılamayı amaçlar. TBK Madde 53/3’e göre, “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” tazmin edilir. Burada kritik nokta, destek ilişkisinin fiili olması. Resmi nikah zorunlu değil; uzun süreli birlikte yaşama, ortak ekonomi ve karşılıklı yardım yeterli.

Yargıtay, bu tazminatı “sosyal karakterde, muhtaçlığı önleyici” bir hak olarak görüyor. Örneğin, nikahsız eşin tazminat hakkı, somut delillerle (tanık beyanları, muhtar kayıtları, fatura abonelikleri) ispatlanırsa kabul ediliyor. Hakkaniyet indirimi (TBK Madde 51-52) uygulanabilir, ancak talep hakkı reddedilmiyor.

Yargıtay’ın Önemli Emsal Kararları

Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, nikahsız eşlerin tazminat alabileceğini netleştiriyor:

  1. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/10266, K. 2015/5025, T. 30.03.2015 1 18
    Bu emsal karar, trafik kazasında ölen kişinin resmi nikahsız eşi tarafından açılan davayı inceliyor. Yargıtay, “Desteklik ilişkisi için resmi evlilik şartı bulunmayıp, tazminat talep edenle desteğinin eylemli ve düzenli olarak karı-koca gibi birlikte yaşamaları, hayatlarını birleştirmelerinin yeterli olduğu açıktır” diyor. Kararda, destek olgusunun zabıta araştırması, ceza davası dosyası, muhtarlık ve abonelik kayıtlarıyla ispatlanması gerektiği vurgulanıyor. Sonuç: Karar bozuldu, ancak nikahsız eşin talep hakkı kabul edildi – fiili ilişki kanıtlanırsa tazminat ödenir.
  2. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/4811, K. 2015/12693, T. 25.11.2015 3 5
    İmam nikahlı eşin trafik kazasında ölümü üzerine açılan davada, Yargıtay manevi ve maddi tazminatı onayladı. Kararda, “Nikahsız eşin destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı vardır” ifadesi yer alıyor. Mahkeme, imam nikahlı eş için 80.000 TL destek tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat hükmetti. Çocuklar için de benzer şekilde karar verildi – fiili birliktelik delillerle ispatlandı.
  3. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/13406, K. 2018/6738, T. 04.07.2018 3 11
    Bu kararda, imam nikahlı eşin yaralanma ve ölüm tazminatı talebi kabul edildi. Yargıtay, “Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için resmi evlilik bağı gerekmediği”ni vurguladı. Eş için 86.066 TL destek tazminatı, manevi tazminat olarak da 25.000 TL ödendi. Çocuklar ve annenin talepleri de onaylandı.
  4. Yargıtay (İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararını Onaylayan), E. 2017/610, K. 2022/396, T. 24.05.2022 16 9
    2020 sonrası bir onay: Resmi nikahsız eş (20+ yıl birlikte yaşanan), çocukları ve annesi tazminat talep etti. Yargıtay, “Yasal mirasçı olmamaları engel değil; fiili destek ispatlanırsa tazminat hakkı doğar” dedi. Tanık beyanları (ayrı evlerde yaşama, ortak çocuklar) delil kabul edildi – tazminat ödendi.
  5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/96, K. 2022/1435 12
    Bu kararda, boşanmış ancak fiili birlikte yaşayan eşin talebi incelendi. HGK, “Destek ilişkisi fiili durumdur; resmi nikah aranmaz” diyerek tazminatı onayladı, ancak nafaka gibi ek talepleri reddetti.

İstisnalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Resmi Eş Varsa Ne Olur? Yargıtay 4. HD (E. 2009/14285, K. 2010/11605), resmi eş varken nikahsız eşin de talep edebileceğini söylüyor, ancak indirim yapılabilir 0 17 .
  • İspat Yükü: Tanık, kayıtlar ve zabıta araştırması şart. Eksiklik bozma nedeni.
  • Zamanaşımı: Genellikle 2 yıl (haksız fiil) veya 10 yıl.
  • Yeniden Evlenme: Sağ kalan eş evlenirse tazminat kesilir (Yargıtay 4. HD, E. 2001/3811, K. 2001/8127) 7 .

Yargıtay kararları gösteriyor ki, nikahsız eşler fiili destek ilişkisini kanıtlarsa tazminat alabilir. Bu, Türk hukukunun sosyal gerçeklere uyumunu yansıtıyor. Ancak her dava özgün – delilleriniz güçlü olsun. Sanalhukuk.org olarak, bu tür konularda doğru bilgi sunmaya devam edeceğiz. Sorularınız için yorum bırakın veya avukatınıza danışın!

Not: Bu yazı, genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki tavsiye yerine geçmez. Kaynaklar: Yargıtay resmi kararları ve doktrin.

Yargıtay özellikle 17. Hukuk Dairesi ve 4. Hukuk Dairesi kararlarında bu konuyu netleştirmiştir:

  • Yargıtay 17. HD, E. 2014/10266, K. 2015/5025, T. 30.03.2015 kararında açıkça belirtilmiştir ki:
    “Desteklik ilişkisinde resmi evlilik şartı bulunmamaktadır. Yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterlidir. Resmi nikahı olmayan birlikte yaşanan eş, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.”
  • Birçok kararda vurgulandığı üzere, fiili birliktelik (karı-koca gibi birlikte yaşama, ortak ev, ortak ekonomi, karşılıklı bakım) kanıtlanırsa tazminat hakkı doğar. Resmi nikah aranmaz; önemli olan eylemli ve düzenli destek ilişkisidir.
  • Yargıtay 4. HD kararlarında da (örneğin imam nikahlı eşler için) benzer yaklaşım benimsenmiş olup, nikahsız eşin talebi kabul edilmekte, ancak “güçlü aile bağı olmaması” nedeniyle tazminatta hakkaniyet indirimi yapılabilmektedir (TBK m. 51-52). Bu indirim, nikahlı eşe göre daha yüksek oranda uygulanabilir.

Önemli İstisnalar ve Dikkat Edilecek Noktalar

  • Eğer ölen kişinin resmi nikahlı eşi ve ailesi varsa, bazı eski kararlarda nikahsız eşin talebi reddedilmişse de, güncel içtihatlarda destek ilişkisi fiilen kanıtlanırsa nikahsız eşin hakkı kabul edilmektedir.
  • Destek ilişkisinin varlığı somut delillerle ispatlanmalıdır:
    Birlikte yaşama süresi, ortak adres, fatura-abonelik kayıtları, tanık beyanları, muhtar kayıtları, çocuk olup olmaması gibi unsurlar mahkemece değerlendirilir.
  • Manevi tazminat da (TBK m. 56/2) aynı şartlarda talep edilebilir.
  • Tazminat miktarı aktüeryal hesaplama ile belirlenir ve olaydaki kusur oranları, yaş, gelir durumu gibi faktörler dikkate alınır.

Sonuç

Evet, nikahsız eş (fiili birlikte yaşayan partner) destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Yargıtay’ın güncel ve yerleşik kararları bu yöndedir. Resmi nikah zorunlu değildir; fiili destek ilişkisinin varlığı ve ispatı yeterlidir.

Bu konuda dava açmayı düşünüyorsanız, somut olayınıza özel delillerin toplanması ve doğru hesap raporu alınması çok önemlidir. Profesyonel hukuki destek almanızı öneririz.

Özet:  (Yargıtay 4. HD, 2022/16400 E., 2023/6931 K.)


Resmî nikâhı olmayan (imam nikâhlı/nikâhsız) eş, destek ölümü halinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
Ancak bu talep, nikâhlı eşle aynı ölçü ve sürede kabul edilemez.
Nikâhsız birliktelikte destek süresinin bakiye ömür sonuna kadar devam edeceği varsayımı zayıftır; sosyal durum, yaş, çevre ve aile bağları dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle mahkeme, TBK m. 51–52 uyarınca hak ve adalete uygun bir indirim yapmak zorundadır.
İlk derece ve BAM, nikâhsız eş için indirim yapmadan tazminata hükmettiğinden, karar bozulmuştur.
Sonuç:
Nikâhsız eşe destekten yoksun kalma tazminatı mümkündür; ancak nikâhlı eş gibi ömür boyu destek kabulü yapılamaz, mutlaka hakkaniyet indirimi uygulanmalıdır.

Yargıtay . Hukuk Dairesi        

 2022/16400 E.  ,  2023/6931 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1370 E., 2022/2003 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/275 E., 2021/224 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.08.2011 tarihinde davacının imam nikahlı eşinin kendi kusuruyla sebebiyet verdiği kaza sonucu vefat ettiğini, her ne kadar destek ile davacı arasında resmi nikah söz konusu değilse de imam nikahlı eşinin destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkının olduğunu, desteğin kullanmış olduğu olaya karışan aracın trafik poliçesinin davalı tarafından yapıldığını, dava tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ve nispetinde hükmedilecek tazminattan sorumlu olduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili ile dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, miktar artırım dilekçesi ile talebini 200.00,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, yetki ve husumet itirazı ile birlikte kazanın murisin kendi kusurundan kaynaklandığından dolayı davacıya ödeme yapılmayacağının bu nedenle davanın reddinin gerektiği aksi durumda da davacının imam nikahlı olduğunu ispatlaması gerektiğini, ayrıca poliçe limiti ile sorumlu olduklarını faizin dava tarihinden ve ıslah olur ise ıslahtan itibaren yasal faiz olarak talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeni destekten yoksun kaldığının belirlendiğini, desteğin kullandığı aracın zorunlu trafik sigortasının davalı şirket tarafından düzenlemesi nedeni ile sorumluluğunun doğduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; düzenlenen tarihsiz hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının, müteveffa … ile 18.08.2009 tarihinden sonra aynı evde yaşadığını ispat etmesinin gerekmekte olduğunu ve ispat edemiyor ise davanın reddi gerektiğini, dosyada resmi belgelerle bu durumun ispat edilemediği halde kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, murisin aracı kullanırken kendisinin tam kusuru ile meydana gelen kazada ölmesi sebebiyle açılacak davalarda zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu ve kaza tarihinin 27.08.2011 olduğu gözetildiğinde zamanaşımı süresinin 27.08.2019 tarihinde dolduğu ve ıslahın zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılmış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi itibari ile henüz 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının destek ile aralarında fiili ve düzenli bir birlikteliğin varlığının kabul edildiği, desteğin kaza tarihinde annesinin hayatta olduğu anlaşılmakla, anne için pay ayrılmadan hazırlanan hesap raporunun hatalı olduğu, davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 190.795,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 27.08.2011 tarihli trafik kazası sonucu resmi nikahsız eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51, 52, 53 ve 55 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Tarafların hayatlarını ömür boyu birleştirme niyetiyle gerçekleştirdikleri hukuki nitelikli evlilik sözleşmesi olmaksızın evlenme vaadiyle yaşadıkları birliktelik evlilik dışı birliktelik olarak adlandırılmaktadır. Evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşayan nikahsız eşin, desteğin ölümü ile nikahlı eş gibi, yaşama yaşının sonuna kadar ve özellikle yaşı, sosyal durumu, yaşadığı ortam ve aile bağları gibi nedenlerle, desteğin evinde yaşamını sürdüremeyeceği hususunun kabulü gerekmektedir. Nikahsız eşin, güçlü olmayan aile bağı nedeniyle müşterek haneyi terk edeceği, kendisine yeni bir yaşamı tercih edeceği üstün olasılık içinde olmakla, bakım ihtiyacının nikahlı eşte olduğu gibi bakiye ömrün sonuna kadar devam etmesi ihtimalinin zayıf olması varsayımının göz önünde tutulması gerekmektedir.
Şu halde mahkemece yukarıdaki açıklamalar ışığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51-52 nci maddeleri gereğince belirlenen tazminattan, hak ve adalete uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde Başkan …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top