Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

E-Ticaret Sitesinden Aldığınız Ayıplı Mal İçin Artık Platform da Sorumlu Olabilir: AYM Kararı

AYM Kararı
Tüketici Hukuku
2026

E-Ticaret Sitesinden Aldığınız Ayıplı Mal İçin Artık Platform da Sorumlu Olabilir: AYM Kararı
Anayasa Mahkemesi, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve benzeri pazar yerlerini 20 yıldır koruyan “biz sadece aracıyız” savunmasının sınırını çizdi.

sanalhukuk.org editörü
Güncelleme: 4 Temmuz 2026
8 dakikalık okuma

Kısa Cevap
Evet, olabilecek — ama henüz değil. Anayasa Mahkemesi’nin 12.02.2026 tarihli, E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesindeki, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarını (Trendyol, Hepsiburada, Amazon, N11 gibi pazar yeri platformlarını) satıcının sunduğu içerikten kaynaklanan hukuka aykırılıklardan sorumlu tutmayan hükmü, yalnızca tüketici sözleşmeleri yönünden iptal etti. Karar, 2 Haziran 2026’da Resmî Gazete’de (Sayı 33268) yayımlandı ve yürürlüğü 9 ay ertelendi — yani 2 Mart 2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar TBMM’nin platform sorumluluğunun sınırlarını netleştiren yeni bir düzenleme çıkarması bekleniyor.

1. Bugüne Kadar Durum Neydi?
6502 sayılı Kanun’un mesafeli sözleşmeleri düzenleyen 48. maddesinin 6. fıkrası, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının (pazar yeri platformlarının), aracılık ettikleri satışlarda satıcının sunduğu içerik ve bu içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırılıklardan sorumlu olmayacağını öngörüyordu. Bu, yaklaşık 20 yıldır süregelen “güvenli liman” (safe harbor) yaklaşımının Türk hukukundaki yansımasıydı: platform yalnızca alıcı ile satıcıyı buluşturan teknik bir aracı sayılıyor, ayıplı mal veya yanıltıcı içerikten doğan sorumluluk yalnızca satıcıya yükleniyordu.
Uyuşmazlık, elektronik ticaret yoluyla satın alınan ayıplı bir mal nedeniyle açılan ve manevi tazminat talebini de içeren bir davadan doğdu. Dava sürecinde bu hükmün Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülerek konu Anayasa Mahkemesi önüne taşındı.

2. AYM Ne Karar Verdi?
Kararın Gerekçesinden
Anayasa Mahkemesi, aracı hizmet sağlayıcıların her durumda yalnızca alıcı ile satıcının uzaktan iletişim kurmasını sağlayan “pasif teknik aracı” olarak görülemeyeceğini vurguladı. Karara göre bazı platformlar, aracılık ettikleri mal veya hizmet hakkında bilgi sahibi olmakta, hatta bu mal veya hizmetler üzerinde kontrol sahibi hâle gelebilmektedir. Mahkeme, karşılaştırmalı hukuktaki “güvenli liman” yaklaşımının esasen teknik, otomatik ve pasif platformlar için kabul edildiğini belirterek, bu tür “aktif” platformların tüketiciye karşı tamamen sorumsuz bırakılmasının doğru olmadığı sonucuna vardı.
Mahkeme, iptalin doğuracağı ani hukuki boşluğun kamu yararını zedeleyeceğini belirterek yürürlüğü 9 ay erteledi — bu süre boyunca TBMM’nin platform sorumluluğunun sınırlarını netleştiren özel bir düzenleme yapması bekleniyor.

3. “Aktif Aracı” ile “Pasif Aracı” Ayrımı Ne Anlama Geliyor?
Kararın en önemli kavramsal yeniliği bu ayrım. Genel hatlarıyla:
Pasif aracı: Sadece alıcı ile satıcının iletişim kurmasını sağlayan, ürün bilgisi, fiyat, teslimat veya ödeme süreçlerine müdahale etmeyen, tamamen otomatik/teknik altyapı sunan platform.
Aktif aracı: Ürün listeleme, fiyatlandırma, ödeme tahsilatı, teslimat organizasyonu veya reklam/öne çıkarma gibi süreçlerde belirleyici rol oynayan, satılan mal veya hizmet hakkında bilgi sahibi olan veya bunlar üzerinde kontrol kurabilen platform.
Büyük pazar yeri platformlarının çoğu (ürün öne çıkarma algoritmaları, kendi ödeme sistemleri, kargo anlaşmaları gibi unsurlar nedeniyle) “aktif aracı” tanımına girme ihtimali yüksek olarak değerlendiriliyor; ancak bu değerlendirme her platform ve her somut olay için ayrı yapılacaktır.

4. B2C ile B2B Ayrımı: Kimi Kapsıyor?
Önemli bir sınırlama: AYM bu hükmü yalnızca tüketici sözleşmeleri (B2C — işletme ile tüketici arasındaki sözleşmeler) yönünden iptal etti. İşletmeler arası (B2B) sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcının sorumsuzluğunu düzenleyen hüküm hâlâ geçerliliğini koruyor. Yani bu değişiklik, bir şirketin toptan alım yaptığı B2B işlemleri değil, bireysel tüketicilerin günlük online alışverişlerini ilgilendiriyor.

5. Yürürlük Takvimi
Önemli Not
Karar 2 Haziran 2026’da Resmî Gazete’de (Sayı 33268) yayımlandı. İptal hükmü, bu tarihten 9 ay sonra — yani 2 Mart 2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mevcut hüküm (aracı hizmet sağlayıcının sorumsuzluğu) yürürlükte kalmaya devam ediyor. Bu 9 aylık pencerede TBMM’nin platform sorumluluğunun somut sınırlarını (hangi hâllerde, ne ölçüde sorumlu olunacağını) belirleyen özel bir düzenleme çıkarması bekleniyor; bu düzenleme çıkmazsa 2 Mart 2027’den itibaren konu doğrudan mahkeme içtihatlarıyla şekillenecektir.

6. Kimleri Nasıl Etkileyecek?
Online alışveriş yapan tüketiciler: Yürürlük tarihinden sonra, ayıplı mal veya yanıltıcı ürün bilgisi nedeniyle yalnızca satıcıyı değil, koşulları varsa platformu da muhatap alabilme imkânı doğabilir.
E-ticaret platformları: Ürün doğrulama, satıcı denetimi ve iade süreçlerini güçlendirmeleri; artan sorumluluk riskine karşı kendi sözleşme ve denetim sistemlerini güncellemeleri bekleniyor.
Platform üzerinden satış yapan satıcılar: Platform sorumlu tutulduğunda satıcıya rücu hakkını daha sık kullanması muhtemel; bu nedenle ürün açıklaması, marka belgeleri ve iade politikalarını şimdiden düzenli hâle getirmek satıcıların yararına olacaktır.

7. Şu An Ayıplı Mal Sorununuz Varsa Ne Yapmalısınız?
Yürürlük tarihi (2 Mart 2027) henüz gelmediği için, bugün itibarıyla ayıplı mal iddianızda öncelikli muhatabınız hâlâ satıcının kendisi. Mevcut hukukumuzda zaten var olan yollar (satıcıya ayıp bildirimi, ücretsiz onarım/değişim talebi, bedel iadesi, tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvuru) bu değişiklikten bağımsız olarak kullanılabilir.

8. Sıkça Sorulan Sorular
Trendyol veya Hepsiburada’ya karşı şimdi dava açabilir miyim?
İptal hükmü henüz yürürlükte değil (2 Mart 2027’de yürürlüğe girecek); bugün itibarıyla mevcut hüküm geçerliliğini koruyor. Somut olayınızda platformun “aktif aracı” sayılıp sayılamayacağı, ancak yürürlük tarihinden sonra ve mahkeme içtihatlarıyla netleşecek bir konu.
Bu karar B2B ticareti de kapsıyor mu?
Hayır. AYM kararı yalnızca tüketici sözleşmeleri (B2C) yönünden iptal edilmiştir; işletmeler arası sözleşmelerde aracı hizmet sağlayıcının sorumsuzluğu geçerliliğini koruyor.
Hangi platformlar “aktif aracı” sayılacak?
Kesin kriterler TBMM’nin çıkaracağı düzenleme veya mahkeme içtihatlarıyla netleşecek. Genel eğilim, ürün öne çıkarma, kendi ödeme sistemi veya kargo organizasyonu gibi unsurlara sahip büyük pazar yerlerinin bu tanıma girme ihtimalinin yüksek olduğu yönünde.
Bu değişiklik ürün fiyatlarını etkiler mi?
Platformların artan sorumluluk riskine karşı denetim maliyetlerini artırması mümkün; ancak bunun fiyatlara nasıl yansıyacağı belirsizdir ve bu makalenin kapsamı dışındadır.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, Anayasa Mahkemesi’nin 12.02.2026 tarihli, E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı esas alınarak hazırlanmıştır. Somut hukuki durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top