Maddi Hatanın Düzeltilmesi Talebinde Karşı Tarafa Tebliğ Zorunluluğu – Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK 27) – Yargıtay 22. HD Kararı
Maddi Hatanın Düzeltilmesi Talebinde Karşı Tarafa Tebliğ Zorunluluğu – Yargıtay 22. HD
Maddi Hatanın Düzeltilmesi Talebinde Karşı Tarafa Tebliğ Zorunluluğu – Yargıtay 22. HD
Davacı Tarafından Bildirilen Tanıkların Dinlenilmeden Karar Verilmesi “Hukuki Dinlenilme Hakkı”nın İhlalidir.
Vekilin aynı gün başka bir mahkemede duruşması olması sebebiyle mazeretinin, dosyanın kararlık aşamada olması nedeniyle mahkemece reddine karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir.
Usule aykırı tebliğin hükmü ise; Tebligat Kanunu’nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
Usulsüz Tebligat Nedir? Devamını Oku »
Mahkemece HMK. m. 107 uyarınca davacı vekiline kesin talep sonucunu belirtmesi için süre verilmemesi hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanmasına yol açar. Davacıya geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için süre verilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
HMK’nun 127. maddesinde cevap dilekçesinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde verileceği,
İkinci cümlesinde bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebileceği, son cümlede ise ek cevap süresi talebi hakkında verilen kararın taraflara derhal bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin her talebi bir kararla karşılaması ve sonucunu ilgililere bildirmesi adil yargılama hakkının temel kurallarındandır.
HMK’nın 137. ve 320. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön incelemede dava şartlarının ve ilk itirazların inceleneceği, uyuşmazlık konuları tam olarak belirlenip, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemlerin yapılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onların sulhe teşvik edileceği düzenlenmiştir
Savunma hakkı Anayasa’mızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiği vurgulanmıştır.
Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir.Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına (HMK madde 27) aykırılık oluşturur.
Hukukî Dinlenilme-Savunma Hakkı (Anayasa madde 36-HMK madde 27) Devamını Oku »
Mahkemece davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan ve delillerini bildirmesi için süre verilmeden savunma hakkını kısıtlayacak şekilde davanın esasının incelenmesine geçilmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Savunma hakkı Anayasa’mızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır.
Mahkemece 05.06.2008 tarihli duruşmada ”icra dosyasında usulüne uygun yapılan adresine TK’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasına” karar verilmesine rağmen dava dilekçesinin tebliğinin madde 35’e göre ”Bağdat Cad. Nusretbey Apt. No: …Feneryolu …/İstanbul” adresine yapılması doğru değildir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına (HMK madde 27) aykırılık oluşturduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”
Kanun ve yönetmeliğin amacı, tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle olunca, yasa ve yönetmelik hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.
Tebligat Kanunu ve Yargıtay Kararlarına Göre Tebligat ve Usulsüz Tebligat Kavramları Devamını Oku »