Usulsüz Tebligat: Tebligatların, Tebligat Kanunu‘na ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenip tebliğe çıkarılması gerektiğinden, Kanun veya yönetmeliğe uygun düzenlenmeyen veya tebliğ edilmeyen tebligat usulsüz tebligattır.

Usulsüz Tebligat Durumu, Tebligat Kanunu‘nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup Muhatap Tebliğe Muttali Olmuş İse Geçerli Sayılıp Muhatabın Beyan Ettiği Tarih Tebliğ Tarihi Olarak Kabul Edilmelidir.

Tebligat Usulsüz Yapıldığında, borçlunun usulsüz  tebligattan haberdar olduğu tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmelidir.

7201 sayılı Tebligat Kanun’un 32.maddesi gereğince: Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK’nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.

  • ➡️ Önemle belirtilmelidir ki tebligatın, 7201 sayılı Kanun ile Tebligat Tüzüğünde (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte) emredildiği gibi yapılmasına yönelik şekli özelliği nedeniyle usulüne uygun yapılıp yapılmadığının mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.
  • ➡️ Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2019 tarihli ve 2015/21-781 E., 2019/338 K. ile 15.10.2019 tarihli ve 2017/21-243 E., 2019/1061 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

USULSÜZ TEBLİGAT ÖRNEKLERİ

Tebligat Kanunu‘nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de;

”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir. Bu şekilde tebliğ yapılmadığı durumlarda tebliğ usulsüz olacaktır.


İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

 


  • YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ 2016/9795 E.,2017/1346 K. T. 7.2.2017 Dağıtıcının kendiliğinden ödeme emri tebliğ işlemini 7201 Sayılı TK’nun 21/2 madde hükmü uyarınca yapması yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK’nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında tebligat çıkarılan adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair  şerh verilmesi gerekmektedir. Böyle bir şerh yoksa dağıtıcının kendiliğinden TK 21/2 maddesine göre işlem yapması tebliği usulsüz tebliğ haline getirecektir.
  • HGK’nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı
  • 7201 sayılı Kanun’un 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır . Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.