ÖZET :

  • Sulh, HMK’nin 313. maddesinde, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olarak tanımlanmış; aynı Kanun’un 315. maddesinde sulhun, ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
  • Mahkemece nihai karar verildikten sonra kararın temyizi aşamasında tarafların sulh olması hâlinde ne gibi bir işlem yapılacağı konusu; 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu’nun (7251 sayılı Kanun) 30. maddesiyle değişik HMK’nin 314/3 maddesinde “Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Karar İçeriği

Hukuk Genel Kurulu         

2020/660 E.  ,  2021/117 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi



1. Taraflar arasındaki “Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 20. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş, bu karar ise davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Hukuk Genel Kurulunca yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:
3. Dava Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece verilen direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
4. Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler.
5. Sulh, HMK’nin 313. maddesinde, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olarak tanımlanmış; aynı Kanun’un 315. maddesinde sulhun, ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
6. Mahkemece nihai karar verildikten sonra kararın temyizi aşamasında tarafların sulh olması hâlinde ne gibi bir işlem yapılacağı konusu; 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu’nun (7251 sayılı Kanun) 30. maddesiyle değişik HMK’nin 314/3 maddesinde “Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” şeklinde düzenlenmiştir.
7. Somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dosya temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kurulunda bulunduğu sırada davacı vekilinin 11.01.2021 tarihli dilekçe ile taraflar arasında sulh sözleşmesi imzalandığını belirterek dilekçe ekinde sunduğu sulh sözleşmesi doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep ettiği, buna karşılık davalı şirket vekilinin 19.01.2021 tarihli dilekçesi ile sulh sözleşmesinin müvekkili şirketi bağlamayacağını ve sulh sözleşmesindeki imzaların müvekkilinin temsilcisine ait olmadığını belirterek sulh sözleşmesine itibar edilmemesi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkemece, HMK’nın 314. maddesinin 3. fıkrası gereğince tarafların beyanları da gözetilmek ve sulh sözleşmesi değerlendirilmek suretiyle ek bir karar verilmesi gerekmektedir.
8. O hâlde dosya, sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmelidir.

SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekili tarafından sunulan sulh sözleşmeleri uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 314. maddesinin 3. fıkrasına göre gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra ek bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi