ÖZET :

  • Somut olayda, ipotekli taşınmaz maliki borçlu İİK’nun 134/2. fıkrası gereğince ihalenin feshini isteyebilecek ise de, İİK’nun 129 ve devamı maddeleri ile Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre taşınmazı satışa çıkarılan borçlu, ihaleye katılamaz ve kendisine ihale yapılamaz. Borçlu ancak satıştan önce borcunu ödeyip haczi kaldırtmak suretiyle satışı önleyebilir. Bu itibarla borçlunun ihaleye girmesinin engellediği iddiası usule uygun yapılan ihalenin feshini gerektiren bir sebep değildir. Ancak süresinde borçlu tarafından açılmış bir ihalenin feshi davasında mahkemece ihalenin kamu düzeni ile ilgili kurallara uyulup uyulmadığını işin esasına girmek sureti ile kendiliğinden incelemek zorundadır. Nitekim Bölge Adliye Mahkemesi kararında kamu düzeniyle sınırlı inceleme yapıldığı açıkça belirtilmiştir.
  • İİK’nun 134/2. fıkrası “ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile icap eden karar verir” düzenlemesi bunu öngörmektedir. Mahkeme inceleme sonucunda ihalenin usul ve yasaya uygun yapıldığı sonucuna varır ise şikayetin reddine, işin esasına girilmesi nedeni ile İİK’nun 134/2. fıkrasına göre feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında şikayetçiyi para cezasına mahkum etmesi gerekir.

Karar İçeriği

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

2021/5611 E. , 2021/6653 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpotekli taşınmaz maliki borçlunun, 17.09.2018 tarihinde satışı yapılan 9 adet taşınmazın ihalesine katılma talebinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, bu sebeple ihale bedelinin düşük kaldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; borçlunun ihaleye katılmasının mümkün olmadığı değerlendirilerek şikayetin usulden reddine karar verildiği ve esasa girilmediği gerekçesiyle para cezasına hükmedilmediği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kararın yerinde olduğu ve kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı tespit edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 134/2. fıkrası ihalenin feshini isteyebilecek kişileri sınırlı olarak saymıştır. Taşınmaz ihalelerinde ihalenin feshini satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir.
İİK’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; “…Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yasanın para cezasına ilişkin bu hükmü emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere; kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz.
Somut olayda, ipotekli taşınmaz maliki borçlu İİK’nun 134/2. fıkrası gereğince ihalenin feshini isteyebilecek ise de, İİK’nun 129 ve devamı maddeleri ile Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre taşınmazı satışa çıkarılan borçlu, ihaleye katılamaz ve kendisine ihale yapılamaz. Borçlu ancak satıştan önce borcunu ödeyip haczi kaldırtmak suretiyle satışı önleyebilir. Bu itibarla borçlunun ihaleye girmesinin engellediği iddiası usule uygun yapılan ihalenin feshini gerektiren bir sebep değildir. Ancak süresinde borçlu tarafından açılmış bir ihalenin feshi davasında mahkemece ihalenin kamu düzeni ile ilgili kurallara uyulup uyulmadığını işin esasına girmek sureti ile kendiliğinden incelemek zorundadır. Nitekim Bölge Adliye Mahkemesi kararında kamu düzeniyle sınırlı inceleme yapıldığı açıkça belirtilmiştir. İİK’nun 134/2. fıkrası “ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep
tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile icap eden karar verir” düzenlemesi bunu öngörmektedir. Mahkeme inceleme sonucunda ihalenin usul ve yasaya uygun yapıldığı sonucuna varır ise şikayetin reddine, işin esasına girilmesi nedeni ile İİK’nun 134/2. fıkrasına göre feshi istenilen ihale bedelinin %10’u oranında şikayetçiyi para cezasına mahkum etmesi gerekir.
O halde; İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi isteminin esası incelenmesine rağmen yanılgılı değerlendirme ile şikayetin usulden reddine karar verilmesi ve şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerekirken, esasa girilmediği gerekçesi ile para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih ve 2020/1321 E.- 2021/833 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, … Anadolu 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23/05/2019 tarih ve 2018/801 E.- 2019/496 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın