Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Köpek sözü hakaret midir?

➡️ Hakaret Suçu ve Cezası Nedir?

➡️ Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği

➡️ 

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Kabul Edilmeyen Sözler Hangileridir?

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Değerlendirilen Sözler Hangileridir?

ÖZET;

✏️ Sanığın, aynı olay nedeniyle ve kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde müşteki polislere yönelik gerçekleştirildiği kabul edilen hakaret eylemlerinin aynı zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiiliyle gerçekleştirildiğinin kabulü ve buna bağlı olarak da tek fiille birden çok kişiye karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında, TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı kanunun 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek, sanığın iki ayrı hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
c) Sanığın müşteki polislere karşı hakaret eylemini aleni bir yer olan sahil şeridinde işlemesine rağmen TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırıdır.
  • İddianamede sanığın “şerefsizler, siz hep böyle yapıyorsunuz” demek suretiyle hakaret ettiği şeklinde anlatım bulunması, müşteki polis …’in kovuşturma evresindeki beyanında sanığın “siz aç köpeksiniz” şeklinde sözle hakaret ettiğini söylemesi, 04/05/2013 tarihli olay tutanağında ve müşteki polislerin kollukta alınan beyanlarında ise sanığın “seni gözlerinden tanıdım, sen tırsak birisin..sana kimlik falan vermiyorum” şeklinde sözle hakaret ettiğinin anlatılması karşısında, Yerel Mahkemece sanığın hakaret içerikli sözler söylediği kabul edilmiş ise de, bu kabulün hangi delile dayanılarak yapıldığının ve hangi sözlerin hakaret olarak kabul edildiğinin kararda gösterilmemesi karşısında, iddianame anlatımı, olay tutanağı ve müştekilerin beyanları arasındaki mevcut çelişkiler usulünce giderilerek, kabul edilen hakaret içerikli sözlerin içeriği açıklanarak ve yöntemince irdelenip beyanlar ve iddianame içeriğinden hangisinin üstün tutulduğu gösterilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,

Karar İçeriği

Yargıtay 18. Ceza Dairesi         

2019/11681 E.  ,  2020/6559 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet


KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) Sanıklar … ve …’e yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların direnme eylemlerini birlikte işlediklerinin ve eylemlerini birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirdiklerinin kabulüne karşın, TCK’nın 265/3 ve 43/2. maddeleri uygulanmamış ise de bu hususların, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık … müdafisi ile sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) İddianamede sanığın “şerefsizler, siz hep böyle yapıyorsunuz” demek suretiyle hakaret ettiği şeklinde anlatım bulunması, müşteki polis …’in kovuşturma evresindeki beyanında sanığın “siz aç köpeksiniz” şeklinde sözle hakaret ettiğini söylemesi, 04/05/2013 tarihli olay tutanağında ve müşteki polislerin kollukta alınan beyanlarında ise sanığın “seni gözlerinden tanıdım, sen tırsak birisin..sana kimlik falan vermiyorum” şeklinde sözle hakaret ettiğinin anlatılması karşısında, Yerel Mahkemece sanığın hakaret içerikli sözler söylediği kabul edilmiş ise de, bu kabulün hangi delile dayanılarak yapıldığının ve hangi sözlerin hakaret olarak kabul edildiğinin kararda gösterilmemesi karşısında, iddianame anlatımı, olay tutanağı ve müştekilerin beyanları arasındaki mevcut çelişkiler usulünce giderilerek, kabul edilen hakaret içerikli sözlerin içeriği açıklanarak ve yöntemince irdelenip beyanlar ve iddianame içeriğinden hangisinin üstün tutulduğu gösterilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Sanığın, aynı olay nedeniyle ve kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde müşteki polislere yönelik gerçekleştirildiği kabul edilen hakaret eylemlerinin aynı zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiiliyle gerçekleştirildiğinin kabulü ve buna bağlı olarak da tek fiille birden çok kişiye karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında, TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı kanunun 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek, sanığın iki ayrı hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
c) Sanığın müşteki polislere karşı hakaret eylemini aleni bir yer olan sahil şeridinde işlemesine rağmen TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



✏️ Sanığın, katılan ... ve müştekiler ... ve ...’e “yine mi sensin köpek, zaten ben senin gibi bir itin beni kovaladığını bildiğim için kaçtım, köpeklik yapmayındemek suretiyle hakarette bulunduğu şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı hakaret suçundan ceza verilmesi....
  • ÖZET:
  • Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.

Karar İçeriği

Yargıtay 18. Ceza Dairesi        

 2016/1966 E.  ,  2018/3281 K.


“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A)Sanığa yükletilen tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğa karar verilmesi,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, “TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” biçiminde değiştirilmek ve “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısmın karardan çıkarılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
1-Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK’nın 43. maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, katılan … ve müştekiler … ve …’e “yine mi sensin köpek, zaten ben senin gibi bir itin beni kovaladığını bildiğim için kaçtım, köpeklik yapmayın” demek suretiyle hakarette bulunduğu şeklinde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı hakaret suçundan ceza verilmesi,
2- Sanığın, müştekiler Semih ve Mustafa’ya yönelik hakaret eyleminden hüküm kurulurken TCK’nın 125/4 ve 43.maddeleri uyarınca artırım uygulanırken yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezasının 1 yıl 14 ay 7 gün yerine 1 yıl 16 ay 3 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/03/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top