➡️ Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler-HMH 103. Madde

➡️ İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davalar adli tatilde de görülebildiğinden temyiz süresi adli tatil içinde işlemeye devam eder.

➡️ İşverenin açtığı alacak davasının HMK'nun 103. maddesinde sayılan adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığı...
  • ÖZET;
  • ➡️ Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2021 tarihli ve 2019/292-2021/275 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK’nın 331/4. maddesinde adli tatilde sürelerin işlemeyeceği kuralına yer verildiği ve bu kuralın açık bir istisnası bulunmamasının mahkemelerin çalışmaya ara verdikleri bu dönemde süreler yönünden ilgililerin hak kaybına neden olmama gerekçesiyle yapıldığı,
  • ➡️ 5271 sayılı CMK’da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun aksine adli tatilde görülebilen işler yönünden sürelerin işleyeceği şeklinde açık bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında, tutuklu işlerde adli tatil süresince temyiz sürelerinin işleyeceğinin kabulünün CMK’nın 331. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının bir arada değerlendirilmesi sonucu varılan bir yorum olduğu, ancak bu yorumun tutuklu sanığın temyiz süresini kısıtladığı, bu itibarla aleyhe olacağından Kanun koyucunun tutuklu sanığın temyiz süresini kısıtlayacak bir istisnayı açıkça belirtmemiş olmasının, Kanun sistematiğine uygun bulunmadığı;
  • ➡️ tutuklu sanıklar bakımından Kanun yoluna başvurma ve mahkemeye erişim haklarını kısıtlayacağından hukuka uygun kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile tutuklu işler bakımından adli tatilde temyiz süresinin işlemeyeceği kabul edilmektedir.
  • ➡️ Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz tarafından da benimsenen bu kabulü doğrultusunda; katılan vekilinin e-tebligat yolu ile 18.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme yönelik adli tatil içinde 17.08.2021 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu…

Karar İçeriği

Yargıtay 12. Ceza Dairesi         

2021/8125 E.  ,  2021/8080 K.


“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Ceza Dairesi

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ”istinaf başvurularının esastan reddine” ilişkin 07.07.2021 tarihli, 2021/1526 Esas, 2021/1574 Karar sayılı karar sanık ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.06.2021 tarihli ve 2019/292-2021/275 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK’nın 331/4. maddesinde adli tatilde sürelerin işlemeyeceği kuralına yer verildiği ve bu kuralın açık bir istisnası bulunmamasının mahkemelerin çalışmaya ara verdikleri bu dönemde süreler yönünden ilgililerin hak kaybına neden olmama gerekçesiyle yapıldığı, 5271 sayılı CMK’da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun aksine adli tatilde görülebilen işler yönünden sürelerin işleyeceği şeklinde açık bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında, tutuklu işlerde adli tatil süresince temyiz sürelerinin işleyeceğinin kabulünün CMK’nın 331. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının bir arada değerlendirilmesi sonucu varılan bir yorum olduğu, ancak bu yorumun tutuklu sanığın temyiz süresini kısıtladığı, bu itibarla aleyhe olacağından Kanun koyucunun tutuklu sanığın temyiz süresini kısıtlayacak bir istisnayı açıkça belirtmemiş olmasının, Kanun sistematiğine uygun bulunmadığı ve tutuklu sanıklar bakımından Kanun yoluna başvurma ve mahkemeye erişim haklarını kısıtlayacağından hukuka uygun kabul edilemeyeceği gerekçeleri ile tutuklu işler bakımından adli tatilde temyiz süresinin işlemeyeceği kabul edilmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemiz tarafından da benimsenen bu kabulü doğrultusunda; katılan vekilinin e-tebligat yolu ile 18.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükme yönelik adli tatil içinde 17.08.2021 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu; yine hüküm tarihine kadar müdafi bulunan sanığın, hükümden sonra 09.07.2021 tarihinde avukatını azletmesi akabinde hükmün sanığa cezaevinde 5271 sayılı CMK’nın 35. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye uygun şekilde okunup anlatılarak 27.07.2021 tarihinde ve adli tatil içerisinde tebliğ edildiği, sanık müdafine hükmün 18.07.2021 tarihinde ve azil tarihinden sonra tebliğ edilmesi sebebiyle temyiz süresinin başlangıcı bakımından sanığa yapılan tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği, sanığın 27.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde kendisine tebliğ edilen hükme yönelik adli tatil içerisinde 09.08.2021 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Olay gecesi sanığın sevk ve idaresindeki makarna yüklü çekici ve buna bağlı yarı römork ile aydınlatmanın bulunmadığı meskun mahalde, hız sınırının 80 km olduğu bölünmüş 3 şeritli otoyolun sağ şeridini takiben Adana istikametine seyri sırasında, olay yeri yaklaşımında 100 metre ileride yolun soldan daralarak tek şeride düştüğünü gösteren “Daralan Yol” levhasının bulunduğu ve devamında dubalar ile yolun soldan tek şeride düşürülmeye başladığı bölümde seyri sırasında, aracının sol önü ile, aynı istikamette sağ şerit üzerinde seyreden ve 100 metre ilerideki uygulama noktasında bulunan trafik yoğunluğundan dolayı beklemekte olan katılan … idaresindeki otomobilin arkasına çarpmasının etkisi ile katılanın aracının da önünde bekleyen mercimek yüklü çekici ve buna bağlı yarı römorkun arkasına çarparak her iki tır arasında sıkışması şeklinde meydana gelen ve 2 kişinin ölümü ile birlikte tamamı sanıktan şikayetçi olan 3 kişiden birinin nitelikli şekilde ikisinin de basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; mahal şartlarındaki hız sınırı itibarıyla önünde seyreden aracı en az 40 metre geriden takip etmesi gereken sanığın, önünde seyreden araç ile arasında güvenli takip mesafesi bırakmayarak ve arkadan çarpma kuralını ihlâl etmek suretiyle 2918 sayılı Kanun’un 84. maddesi kapsamında tamamen kusurlu eylemi ile kazayı sebebiyet verdiği, sanığın tamamen kusurlu oluşu ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, sanık hakkında tayin edilen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, ceza miktarına; katılanlar vekilinin, ceza miktarına ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin 07.07.2021 tarihli ve 2021/1526 Esas, 2021/1574 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddi kararına ilişkin yapılan temyiz isteminin isteme aykırı olarak 5271 sayılı CMK.nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’ne iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE; 17.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Karar İçeriği

Yargıtay 9. Ceza Dairesi         2021/24832 E.  ,  2021/9346 K.
“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip, adli tatilin başladığı 20.07.2021 tarihinde tebliğ edilen hükümle ilgili olarak tutuklu işler yönünden adli tatilde yapılan tebligatlarda temyiz süresinin işlemeyeceği ve mevcut haliyle Bakanlık vekilinin temyizinin süresinde olduğu gözetilerek vaki temyiz isteminin süreden reddine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi