• ÖZET;
  • ➡️ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, …… ve …… gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
  • ➡️ Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen davalı abonenin sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
  • ➡️ Hal böyle olunca mahkemece; aboneliği iptal ettirilmedikçe fiili kullanıcının kullandığı …… bedelinden abonenin de kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olacağı kabul edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir

Karar İçeriği

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi         

2017/10026 E.  ,  2018/12858 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı abone hakkında …… …… kullanımı nedeniyle borç tahakkuku yapıldığını, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının fiili kullanıcı olmadığını belirterek takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; kayıtlarda …… abonesi olarak görünmekte ise de bu iş yerini 7.6.2006 tarihinde devrettiğini ve elektriği kullanan kişinin halen iş yerini işleten Münir Akkaya isimli kişi olduğunu, 10.12.2013 tarihinde tutulan …… …… kullanım tutanağında da bu şahsın isminin yazıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; …… …… kullanımının …… Akkaya isimli kişi tarafından gerçekleştirildiği, bu nedenle tahakkuk ettirilen borçtan fiili kullanıcının sorumlu tutulması gerektiği, abone davacının sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmayacağı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, fiili kullanıcısı olmamasına rağmen abonelik sözleşmesini iptal ettirmeyen abonenin …… …… …… bedelinden sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
…… …… abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden davalı abone, kullanılan miktar bakımından dağıtım yapan kuruma karşı sözleşme gereği sorumludur. Hemen belirtmek gerekir ki, burada kullanımın normal ya da …… kullanım olmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin, sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kullanım bedelinden dolayı fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, …… ve …… gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen davalı abonenin sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece; aboneliği iptal ettirilmedikçe fiili kullanıcının kullandığı …… bedelinden abonenin de kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olacağı kabul edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle; hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.