Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanan 29.08.2024 Tarihli Genelge uyarınca işçi tarafından iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmesi halinde nispi harç alınacağı kararlaştırıldı.

Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanan 29.08.2024 Tarihli Genelge uyarınca işçi tarafından iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmesi halinde nispi
harç alınacağı kararlaştırıldı.

Şöyle ki:


4857 sayılı İş Kanununda yer alan 24 üncü ve 25 inci maddeler muhtevasında yer alan süre bitiminden önce haklı feshe ilişkin olarak düzenlenecek olan
ihbarnamelerin, taraflar arasında yeni bir kağıt düzenlenmesine veya karşı tarafın kabulüne gerek duyulmaksızın ihbara konu sözleşmeyi sona erdirmesi
durumunda, fesihname olarak değerlendirilerek nispi damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Bu
ihbarnameler üzerinde onaylama işlemi yapıldığında nispi harç da alınacağı tabiidir.

https://www.linkedin.com/

Av. Ali Haydar EŞKARA

TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ

Mali Danışmanlık

Konu:Fesih İhbarı Hk.

29.08.2024

                                                                                                GENELGE

                                                                                                    (12)

Fesih İhbarlarından damga vergisi tahsili ile ilgili olarak Gelir İdaresi ile yapılan müteaddit yazışmalar neticesinde;

1- Sözleşmede, tarafların tek taraflı irade beyanıyla sözleşmenin feshine imkan veren açık bir hükme yer vermiş olmaları durumunda, feshe yetkili tarafın imzasını taşıyan fesih ihbarlarının, mahiyeti itibarıyla fesihname olarak değerlendirilmesi ve sözleşmede yer alan değer üzerinden binde 1,89 oranında nispi damga vergisi tahsil edilmesi, ayrıca imza tasdikinin de talep edilmesi durumunda yine sözleşmede yer alan değer üzerinden nispi harç tahsil edilmesi gerektiği,

2- Fesih konusu sözleşmede tek taraflı feshe imkan veren düzenleme bulunmamasına rağmen sözleşmenin sonlandırıldığını belirten irade beyanlarına ilişkin fesih ihbarları ile sözleşmedeki hükme istinaden sözleşme şartlarının yerine getirilmesi için belli bir süre verilerek şartların yerine getirilmesini, aksi halde sözleşmenin sona ereceğini belirten irade beyanlarına ilişkin fesih ihbarlarının, fesihname olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, işlemlerin maktu harç tahsil edilerek gerçekleştirilmesinin yeterli olacağı,

şeklinde görüş bildirilmiş,

Bu husus 06.07.2021 günlü ve 2021/12 sayılı Genelgemiz ile noterliklere duyurulmuştur.

Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer alan

1- Taksitle satış sözleşmeleri

2-Tüketici kredisi sözleşmeleri

3-Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri

muhtevasında bulunan cayma hakkının kullanılmasına yönelik olarak düzenlenmek istenilen,

Yine 4857 sayılı İş Kanununda yer alan 24 üncü ve 25 inci maddeler muhtevasında yer alan süre bitiminden önce haklı feshe ilişkin olarak düzenlenecek olan,

fesih ihbarlarında da aynı prensiplerin geçerli olup olmayacağına yönelik görüş talebimize ilişkin olarak düzenlenen yazımıza cevaben alınan 09.06.2021 günlü ve 69514 sayılı yazıda özetle,

“….

Buna göre, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer alan hükümler gereği taksitle satış sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri ve ön ödemeli konut satış sözleşmelerinden cayma ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki iş sözleşmelerinden fesih hakkının kullanıldığına dair noterliklerde düzenlenen kağıt örnekleri yer almadığından değerlendirme yapılamamış olup, somut olaya ilişkin olarak 6502 ve 4857 sayılı Kanunlar kapsamında noterliklerde düzenlenen kağıt örneklerinin gönderilmesi durumunda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu yönünden değerlendirme yapılması mümkün bulunmaktadır.”

Denilerek 16.07.2021 günlü ve Mali Danışmanlık-174-26124 sayılı yazımız ile işlem örnekleri Gelir İdaresi Başkanlığına intikal ettirilerek görüş talep edilmiştir.

Anılan Başkanlıktan alınan ve Yönetim Kurulumuzun 19.08.2024 günlü toplantısında görüşülen 24.07.2024 günlü ve 58549 sayılı yazıda,

“İlgide kayıtlı yazınız ve eklerinin incelenmesinden, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer alan hükümler gereği tüketicilerin, taksitle satış sözleşmelerinden yedi gün içinde, tüketici kredisi sözleşmeleri ve ön ödemeli konut satış sözleşmelerinden ise on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkına sahip olduğundan; 4857 sayılı İş Kanununda yer alan hükümler gereği de işçi ve işverenlerin, süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmelerini kanunda belirtilen hallerde sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceklerinden bahisle, anılan kanun hükümleri karşısında meseleye bakıldığında işlem taraflarının sözleşmede serbest iradeleri ile tayin ettikleri fesih şartlarının yer almadığı, fesih şartlarının tamamen kanuni düzenlemede yer aldığı ve ilgililerin de var olan kanuni bir hakkın kullanımı manasında fesih ihbarında bulunduğu, bu nedenle söz konusu fesih ihbarlarının damga vergisine tabı tutulmaması gerektiğinin düşünüldüğü belirtilerek, yazınız ekinde örneklen gönderilen 6502 ve 4857 sayılı Kanunlar kapsamında düzenlenmiş olan fesih ihbarlarının fesihname sayılıp sayılamayacağı, söz konusu kağıtlardan damga vergisi tahsil edilip edilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun “Cayma Hakkı” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında, tüketicinin, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olmasının yeterli olduğu, satıcı veya sağlayıcının, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlü olduğu; 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tüketicinin, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahip olduğu, ikinci fıkrasında kredi verenin, cayma hakkı olduğu konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlü olup, cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin cayma hakkı süresi içinde kredi verene yöneltilmiş olmasının yeterli olduğu; 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tüketicinin on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin ön ödemeli konut satış sözleşmesinden cayma hakkına sahip olup, cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcıya yöneltilmiş olmasının yeterli olduğu, satıcının cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlü olduğu hükümleri yer almaktadır.

Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun “İşçinin haklı nedenin derhal fesih hakkı” başlıklı 24 üncü ve 25 inci maddesinde, süresi belirli olsun veya olmasın işçinin, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceğine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Buna göre, fesih hükümlerinin kanuni düzenlemede yer aldığı ve bu hükümlerin sözleşme düzenlendiği anda taraflarca bilinerek kabul edilmiş sayıldığı dikkate alındığında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer alan cayma hükümlerine istinaden düzenlenen taksitle satış sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri ve ön ödemeli konut satış sözleşmelerinden cayma hakkının kullanılmasına ilişkin düzenlenen kağıtlar ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki iş sözleşmelerinden fesih hakkının kullanıldığına dair düzenlenen kağıtların, ayrıca taraflar arasında yeni bir kağıt düzenlenmesine veya karşı tarafın kabulüne gerek duyulmaksızın ihbara konu sözleşmeyi sona erdirmesi durumunda, fesihname olarak değerlendirilmesi ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun I/A-5 fıkrası uyarınca damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.”

denilmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı görüşüne göre, fesih hükümlerinin kanuni düzenlemede yer aldığı ve bu hükümlerin sözleşme düzenlendiği anda taraflarca bilinerek kabul edilmiş sayıldığı durumlarda, tek taraflı fesih hakkının kullanıldığına dair düzenlenen kağıtların, ayrıca taraflar arasında yeni bir kağıt düzenlenmesine veya karşı tarafın kabulüne gerek duyulmaksızın ihbara konu sözleşmeyi sona erdirmesi durumunda, bu ihbarnamenin fesihname olarak değerlendirilmesi ve bu kağıtlardan binde 1,89 oranında damga vergisi tahsil edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

16.07.2021 günlü ve Mali Danışmanlık-174-26124 sayılı yazımıza konu görüş talebimize Gelir idaresi Başkanlığınca 24.07.2024 günlü ve 58549 sayılı yazı ile cevap verilmiş olmakla, bundan böyle;

1- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yer alan

-Taksitle satış sözleşmeleri 

-Tüketici kredisi sözleşmeleri

Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri muhtevasında bulunan cayma hakkının kullanılmasına yönelik olarak düzenlenmek istenilen ihbarnameler ile,

2- 4857 sayılı İş Kanununda yer alan 24 üncü ve 25 inci maddeler muhtevasında yer alan süre bitiminden önce haklı feshe ilişkin olarak düzenlenecek olan ihbarnamelerin,

taraflar arasında yeni bir kağıt düzenlenmesine veya karşı tarafın kabulüne gerek duyulmaksızın ihbara konu sözleşmeyi sona erdirmesi durumunda, fesihname olarak değerlendirilerek nispi damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bu ihbarnameler üzerinde onaylama işlemi yapıldığında nispi harç da alınacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

                                                                                                Abdullah İSTEMEZ

Genelgeye Ulaşmak İçin Tıklayın


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top