Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Polisin silah kullanma yetkisi konusunda güncel Yargıtay Ceza Genel Kurulu  Kararı

Polisin silah kullanma yetkisi konusunda güncel Yargıtay Ceza Genel Kurulu  Kararı

“….o gün izinli olmasına, adli polis olmamasına karşın trafik polisi sanığın kaçanı yakalamak üzere ateş ettiği olayda kanun hükmünü / amirinin emrini yerine getirmede sınırı taksirle aştığından, TCK 27/1, 85 hükmünün tatbiki yoluna gidilmiştir:

Olayın gelişimi:

Maktul hakkında Karasu ilçesinde meydana gelen çok sayıda hırsızlık olayının şüphelisi olarak Karasu Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yakalama kararı çıkartılmış, yakalanan maktul duruşma salonundan görevli polis memurunu etkisiz hâle getirerek kaçmıştır. Bunun üzerine trafik şube müdürlüğünde çalışmakla birlikte olay günü izinli olan ve seminer nedeniyle emniyet binasında bulunan sanık, kolluk amirinin emriyle diğer polis arkadaşları ile birlikte maktulü yakalama çalışmalarına başlamıştır. Sanığın olayda 2559 Sayılı Kanun’un 16. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendi gereğince maktulün yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silah kullanmaya yetkili olduğu, dolayısıyla sanığın eylemi, TCK’nın 24. maddesi kapsamında kanunun hükmünü ve amirin emrini yerine getirme kapsamında değerlendirilmiştir.Arama sırasında adliyeye yaklaşık 800 metre uzaklıkta bulunan  çalılıklar arasında maktulün görülmesi üzerine uyarı amaçlı  havaya  atışlar gerçekleştirilmiş, bu husus çevredeki evlerinden olayı izleyen tanıklarca da doğrulanmıştır. Ancak uyarılara aldırış etmeyerek kaçmaya devam eden maktulü yakalamak sakiyle sanık ayaklarına doğru iki el ateş etmiştir. Sanık ve maktulün bulunduğu alan arasında yaklaşık bir buçuk metre yükselti farkının da etkisiyle ilk atış sonrası sendeleyen maktulün ikinci atış  hayati bölgesi olan arka kürek kemiğine isabet ederek ölümüne sebebiyet vermiştir.

Karar:

“… Sanık ve tanıkların sözlü olarak ve havaya ateş edilmek suretiyle yapılan tüm uyarılarına rağmen maktulün kaçmaya çalışmaya devam etmesi, sanığın maktulü yakalamak amacıyla ayaklarına doğru iki el ateş ettiği anlaşılmakla birlikte olay esnasındaki hareketlilik, sanığın bulunduğu alan ile maktulün bulunduğu alan arasındaki yaklaşık bir buçuk metrelik kot farkı ve maktulün aldığı ilk isabetten sonra yere düşmekte olması sebebiyle ikinci merminin maktulün hayati bölgesi olan arka kürek kemiğine isabet ederek ölümüne sebebiyet vermesi karşısında, olayın gerçekleşme yeri ve biçimi de nazara alındığında, sanığın, öngörülebilir nitelikteki ölüm neticesini, yirmi bir yıllık polis memuru hasebiyle kendisinden beklenen özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle öngöremediği ve kanunun emrini ifa ederken hukuka uygunluk nedenini basit taksirle aştığı kabul edilmelidir.


Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararına konu hükmünün (TCK’ nın 87/4-2, 62, 53 ve 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası), sanığın eylemini gerçekleştirilen TCK’nın 27/1. maddesindeki sınırı basit taksirle aştığının  (TCK 85/1, 27/1) gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir…”

(Yargıtay  Ceza Genel Kurulu

03.04.2024, 1-360/157).

https://x.com/caneryenidunya/

Prof. Dr. Av. Caner Yenidünya


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top