Asıla Tebligat Yapılmasının Zorunlu  Olduğu Durumlar

Asıla Tebligat Yapılmasının Zorunlu  Olduğu Durumlar

1- İsticvap, yemin gibi şahsa bağlı işlemlerde, tebligat vekile değil, bizzat asıla yapılır.

*HMK’nn 172. maddesine göre, isticvap olunacak kimsenin mahkemeye
bizzat gitmesi gerektiğinden, tebligatın yine asile yapılması gerekmektedir.
*HMK’nın 228. maddesine göre, yemin teklif edilen kimsenin duruşmada
bizzat hazır bulunması gerektiğinden, tebligatın da yine asile yapılması
gerekir. Zira bu haller, asılın şahsına sıkı sıkıya bağlıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/34984 E. 2016/5405 K. 09.03.2016


2- İcra takibine vekil vasıtasıyla itiraz edilse de itirazın iptali dava dilekçesinin asıla tebliği gerekir.

Aleyhine icra takibi başlatılan borçlunun, vekili marifetiyle icra takibine itiraz etmesi halinde dahi, alacaklınin itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla açacağı itirazın iptali davasında; dava dilekçesinin asıla tebliğ edilmesi gerekir.

Yargıtay içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 03.06.2022 tarih ve 2021/1 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararı

Kararın Tamamı İçin Tıklayınız.


3- Kesinleşen işe iade davalarında işverenlikçe gönderilecek işe davet yazısının bizzat işçi(asıla) tebliğ edilmesi gerekir.

“İsçi iş göme edimini ifa ile bizzat sorumlu olduğundan, işveren tarafından
işe davetin bizzat isçiye yapılması gerektiği Yargıtayın yerleşmiş
içtihatlarındandır.”


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/28762 E. 2020/12894 K.

Ankara BAM. 05.02.2019 T. 2018/4283E. 2019/271 K.


İşe davet yazısının asıla tebliği zorunlu olsa da hem isçiye hem vekile tebliği
de geçerlidir.
Yargıtay HGK. 22.03.2017 T. 2015/22-1035 E. 2017/534 K.


4- İcra-iflas suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi
için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ
edilmiş olması gerekir.

Vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebligat yapılması lüzumunu
ortadan kaldırmaz.

Şöyle ki, 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu’nun 76. maddesinde mal beyanında bulunmamak suçu, 338. maddesinde
düzenlenen hakikate muhalif beyanda bulunma suçu gibi İcra-İflas
suçlarında borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emrinin borçlunun vekiline değil, kendisine tebliğ edilmiş olması gerekir (Prof. Dr. Baki Kuru,
Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 2, sh: 1280).

Cezaların şahsiliği kuralı gereğince, borçlu asılın  cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asıla tebliği zorunludur.”


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/2016 E. 2018/6338 K.

5- İİK’nın 68/A uyarınca sanığın bizzat hazır bulundurulmasına
ilişkin ihtaratların asıla (borçluya) tebliğ edilmesi gerekir.

İLK 68/A maddesinin 2. Fıkrası uyarınca; ” Senet altındaki imzayı reddeden
borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur.
İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir”

Bu hususlara ilişkin ihtaratların/davetiyelerin bizzat asıla yapılması
gerekir.


6- Vekilin istifa dilekçesinin asıla
tebliği gerekir.

“Vekilinin istifasının asıla tebliğ edilmemesi sebebiyle yasal olarak vekalet
görevinin sona erdiğinden söz edilemez.


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/12061 E. 2019/15183 K.


*HMK’nun 82. maddesinde; istifa eden vekilin vekâlet görevinin, istifanın
müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceği öngörülmüş olup istifanın asile tebliğe tebliğinden 2 haftalıik süre geçmesinden sonraki tebligatların şayet başka vekil de yoksa bizzat asıla yapılması gerekmektedir.


7- Sanığın ve müdafisinin
yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın
sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi
gerekmektedir.

“Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin
başvuru yolų, İnsan Hakları Avrupa Sözlesmesinin (İHAS) 13. maddesi ve
CMK’nin 34. maddesinin ikinci fikras, Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin
son cümlesi ile CMK’nın 35. maddesinin 2. fikrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanun sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir:”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu. 24.02.2022 T. 2019/16-573 E. 2022119 K.

Av. Arb. Mehmet Akif İLHAN

https://x.com/Avakifilhan/


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top