Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Borçlunun Ödeme Emrini UYAP’tan Açması – Usulsüz Tebligat ve Şikâyet Süresi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025 Kararı

Borçlunun Ödeme Emrini UYAP’tan Açması – Usulsüz Tebligat ve Şikâyet Süresi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025 Kararı


İcra Takibinde Usulsüz Tebligat ve Şikâyet Süresi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025 Kararı

İcra takiplerinde ödeme emrinin tebliği, borçlunun hak kaybı yaşamaması açısından hayati öneme sahiptir. Ancak bazı durumlarda tebligat usulsüz yapılabilir. Peki, borçlu usulsüz tebliğ olduğunu iddia ederse ne yapmalı? Şikâyet süresi kaç gündür? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararı, bu konuda önemli bir içtihat niteliği taşıyor.

🔍 Karara Konu Olay Nedir?

Alacaklı, borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Borçlu ise, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini iddia ederek icra mahkemesine başvurmuş ve gecikmiş itirazda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, borçlunun talebini haklı bularak şikâyeti kabul etmiştir.

Alacaklı, bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuş, İzmir BAM 12. Hukuk Dairesi ise istinafı esastan reddetmiştir. Bunun üzerine alacaklı kararı temyiz etmiş ve dosya Yargıtay’a taşınmıştır.

📌 Yargıtay Ne Dedi?

7201 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK’nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.
Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, dosyadaki UYAP kayıtlarına göre borçlunun ödeme emrini 26.04.2023 tarihinde elektronik ortamdan açarak tebligattan haberdar olduğunu tespit etti. Bu durumda borçlunun usulsüz tebliğe ilişkin şikâyet süresi, İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi gereği, bu tarihten itibaren 7 gündür.

Ancak borçlu, şikâyetini 23.05.2023 tarihinde, yani yasal süresi geçtikten sonra yapmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin şikâyeti süresinde yapılmış gibi kabul etmesi hukuka aykırıdır.

Kararın Özeti

  • UYAP kayıtlarına göre ödeme emrinin 26.04.2023’te görüldüğü sabittir.
  • Borçlunun 23.05.2023’te yaptığı şikâyet süre aşımına uğramıştır.
  • İlk derece mahkemesinin kararı bozulmuş, istinaf kararı ise kaldırılmıştır.

⚖️ Hukuki Değerlendirme

Bu karar, özellikle elektronik tebligatın UYAP sistemi üzerinden açılması ile başlayan sürelerin nasıl hesaplanması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Borçlular, ödeme emrini UYAP’tan açtıkları tarihi tebliğ tarihi olarak kabul etmek zorundadır. Bu tarih, usulsüz tebliğ iddiası için sürenin başlangıcıdır.

✅ Sonuç

  • Tebligat usulsüz olsa bile borçlu tebligatı öğrenmişse bu tarih esas alınır.
  • UYAP’tan tebligatı açmak, öğrenme sayılır.
  • İİK m.16 gereği 7 gün içinde şikâyet yapılmazsa hak kaybı doğar.

  • İcra takibinde usulsüz tebligat
  • İcra mahkemesine şikâyet süresi
  • Yargıtay 2025 kararları
  • UYAP tebligat geçerliliği
  • İİK 16. madde nedir
  • Elektronik tebligat ne zaman geçerli olur
  • Tebligat öğrenme tarihi nasıl belirlenir
  • İlamsız takip ödeme emri
  • İcra hukukunda süreler

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi         

2025/519 E.  ,  2025/2154 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve gecikmiş itirazını ileri sürerek itirazının kabulünü talep ettiği, mahkemece; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 22.05.2023 olarak düzeltilmesine karar verildiği,alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK’nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur.
Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.
Somut olayda, UYAP evrak işlem kütüğünde yapılan incelemede, borçlu tarafından ödeme emrinin 26.04.2023 tarihinde15:43 50’de uyaptan açılmış olduğu görülmekle borçlunun bu tarih itibariyle takipten haberdar olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda borçlu tarafından şikayetin yasal 7 günlük süreden sonra 23.05.2023 tarihinde yapıldığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, ıttıla tarihinin, borçlu tarafından ödeme emrinin uyaptan açıldığı tarih olan 26.04.2023 olarak kabulü ile ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik 23.05.2023 tarihli şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18/11/2024 tarih ve 2024/696 E.-2024/3075 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının

KALDIRILMASINA, İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.01.2024 tarih ve 2023/433 E. – 2024/23 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top