Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Koruma önlemi olarak terekenin tespiti süresiz olarak talep edilebilir

Koruma önlemi olarak terekenin tespiti süresiz olarak talep edilebilir

Tereke Tespiti Davası – 14. Hukuk Dairesi 2016/10586 E., 2019/5233 K. – Özet

  • Mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesi
  • Konu: Tereke tespiti ve resmi defter tutulması talebi
  • Olay: Davacı, muris …’ün 19.07.2010 tarihinde vefat etmesi üzerine terekenin tespit edilmesini ve defterinin tutulmasını talep etmiştir. Mahkeme, terekede başkaca işlem gerekmediği gerekçesiyle terekeden el çekilmesine karar vermiştir. Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi:

  • Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğindedir, istihkak davası değildir.
  • Mahkeme görevi: Tereke malvarlığı unsurlarını tespit etmek, muhafazası mümkün olmayanları paraya çevirmek, menkulleri bankaya yatırmak, ziynet eşyalarını kasaya almak veya ilgilisine/üçüncü kişiye yediemin olarak teslim etmektir.
  • Davacının defter tutulması isteği, TMK 619. madde kapsamında resmi defter tutma değil, TMK 589 ve devamı maddelere göre koruma önlemi niteliğindedir.
  • Koruma önlemi olarak terekenin tespiti süresiz olarak talep edilebilir; tereke paylaşılmadığı sürece maddi hukuka etkisi yoktur.
  • Mahkeme, terekeye ilişkin taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığı unsurlarını resmi kurumlardan ve mirasçılardan bilgi alarak eksiksiz tespit etmelidir. Dosyada sunulan fotoğraflarda murise ait silah bulunduğu iddia edilmiş, ancak yeterli araştırma yapılmamıştır.

Sonuç:

  • Mahkeme hükmü BOZULMUŞTUR.
  • Peşin yatırılan harç, istek halinde geri ödenebilir.

Özetle: Tereke tespiti, mirasın korunması ve olası ihtilafların önlenmesi amacıyla yapılan bir delil tespiti işlemidir ve süresiz olarak istenebilir. Mahkemenin, tüm tereke unsurlarını eksiksiz araştırmadan karar vermesi Yargıtay tarafından hatalı bulunmuştur.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi         

2016/10586 E.  ,  2019/5233 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tereke tespiti ve resmi defterinin tutulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; muris …’ün terekesinin tespitine, terekeden el çekilmesine dair verilen 26.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, muris …’ün 19.07.2010 tarihinde vefat ettiğini, terekesinin tespiti ile defterinin tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, muris …’ün terekesinin tespitine, terekesinin idaresini gerektirecek başkaca işlem kalmadığından terekeden el çekilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup, istihkak davası niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş terekeye ait olduğu bildirilen mal varlığı unsurlarını tespit edip deftere geçirmek, bunlardan muhafazası mümkün olmayanlar varsa satıp paraya çevrilmesini sağlamak ve menkuller için de para, döviz vb. varsa bunları tereke malvarlığı olarak bankaya yatırmak; altın vb. ziynet eşyaları varsa bunları tereke mahkemesi kasasına alıp kaydetmek; diğer eşyaları ise ilgilisine veya üçüncü bir kişiye yediemin sıfatıyla teslim etmek ve böylece tespit edilen eşyaları kararda göstermekten ibarettir.
Davacının defter tutulmasına dair isteği, Türk Medeni Kanununun 619. maddesinde düzenlenen mirası kabul veya redde esas olmak üzere “resmi defter tutma” değil, aynı Kanunun 589. ve devamı maddelerinde yer olan “koruma önlemi” olarak ölüm tarihi itibariyle terekeyi oluşturan unsurları belirlemek, böylece olası ihtilaflarda başvuru kaynağı oluşturmak, bu sayede terekenin içeriği ile ilgili ölüm anındaki durumu öğrenme imkanını elde etmeye yönelik olarak terekede bulunan mal ve hakların tespitine ilişkindir. Koruma önlemi olarak terekenin tespiti işlemi, kural olarak bir süreye bağlı olmayıp, bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir. Çünkü, koruma önlemi olarak terekenin tespiti işleminin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara bir etkisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla mahkemece, resmi kurumlardan murisin taşınır ve taşınmaz tüm malvarlığına ilişkin bilgi istemek, tereke mallarını zilyetliğinde bulunduran veya murise borcu olan mirasçıların murisin mali durumu ile ilgili bilgi vermekle yükümlü oldukları hatırlatılarak bu hususta mirasçılardan bilgi alınmak suretiyle “Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün” 33. maddesi gereğince; ölüm anı itibarıyla terekedeki (taşınır veya taşınmaz) mal ve hakların tespit edilmesi gerekirken, davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflardan tereke kapsamında murisa ait silahın bulunduğu savunulduğundan, bu konuda yeterince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın yatırana tarafa iadesine, 16.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top