İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı takipte muacceliyet ihbarı yapılmadan takip başlatılması hâlinde takibin iptali gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte muacceliyet ihbarı yapılmadan başlatılan takibin usulsüz olduğunu belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmetti. (E. 2022/9195, K. 2023/2597)
Bu karar — 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/9195 E., 2023/2597 K. sayılı içtihadı (12.04.2023 tarihli) — ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı takipte muacceliyet ihbarı yapılmadan takip başlatılması hâlinde takibin iptali gerekeceği yönünde önemli bir içtihattır.
Aşağıda kararı hukuki özeti, dayandığı ilkeler ve uygulama açısından önemiyle birlikte sadeleştirilmiş biçimde bulabilirsin.
Kararın Özeti
- Konu: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, borçlulara muacceliyet ihbarı yapılmadan takip başlatılması.
- Karar Türü: Bozma kararı (Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur).
- Uyuşmazlık:
Borçlular, ipotekli taşınmazın tüm maliklerine muacceliyet ihbarı yapılmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir.
İlk derece mahkemesi takibi iptal etmiş; BAM bu kararı kaldırmış; Yargıtay ise BAM kararını bozmuştur.
⚖️ Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
- İpotek akit tablosunda “fekki bildirilinceye kadar süre ile” ifadesi, muacceliyet şartı değil, ipoteğin süresiz kurulduğunu gösterir.
- Ancak, muacceliyetin bir ihbarla gerçekleştiği durumlarda:
- Alacaklı, hem borçluya hem de ipotekli taşınmaz malikine muacceliyet ihbarı göndermelidir.
- Bu yapılmadan doğrudan icra takibi başlatılamaz.
- (TMK m. 802, 887; BK m. 117/2; İİK m. 149)
Somut Olayda
- Taşınmaz 10 paydaşlıdır ve paydaşlar kendi taşınmazlarını alacaklı lehine kesin borç ipoteği olarak göstermiştir.
- Alacaklı, borçlulara ihbarda bulunmadan ipoteğe dayalı takip başlatmıştır.
- Bu durumda:
- İhbar eksikliği, takip şartı eksikliği doğurur.
- Dolayısıyla, borçluların süresiz şikayet hakkı vardır (İİK m. 16).
- İcra emri iptal edilmelidir.
Sonuç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZMUŞ
ve şikayetin kabul edilmesi, icra emrinin iptali gerektiğine hükmetmiştir.
Emsal Niteliği ve Uygulama Önemi
Bu karar;
✅ İpoteğin kesin borç ipoteği olması halinde dahi, muacceliyet ihbarı yapılmadan takip başlatılamayacağını netleştirir.
✅ İpotekli borçlarda alacaklıların dikkat etmesi gereken bir usul şartı oluşturur.
✅ Özellikle çok malik tarafından tesis edilen ipoteklerde, tüm maliklere ihbar yapılmadığı takdirde takibin iptal edileceğini ortaya koyar.
📖 İlgili Mevzuat Atıfları
- Türk Medeni Kanunu m. 802, 887
- Borçlar Kanunu m. 117/2 (eski BK 101/1)
- İcra ve İflas Kanunu m. 149, 364/2, 16
- HMK m. 373/2
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2022/9195 E. , 2023/2597 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanında taşınmazın tüm maliklerine muacceliyet ihbarı yapılmadığı şikayeti ile takibin ve icra emrinin iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince, takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ipoteğin kesin borç ipoteği olduğu, ipotek akit tablosundaki “fekki bildirilinceye kadar süre ile” açıklamasının muacceliyet koşulu olmadığı, ipoteğin süresiz olarak yapıldığını gösterdiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak takibin iptali şikayetinin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı; 14.11.2018 tarih ve 2992 yevmiye nolu ipotek akit tablosu incelendiğinde; davalı lehine 400.000 TL bedel mukabilinde, 1. derecede, faizsiz ve fekki bildirilinceye kadar müddetle ipotek tesis edilmiş olduğu ve ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olduğu anlaşılmıştır. İpotek akit tablosundaki “fekki bildirilinceye kadar süre ile” açıklaması ise muacceliyet koşulu olmayıp, ipoteğin süresiz olarak yapıldığını göstermektedir.
Kural olarak alacağın muacceliyetinin, bir ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunmadan icra takibi yapması mümkün değildir. (MK 802 md., TMK. 887 md.) Zira, Borçlar Kanunu’nun 117/2. maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanunu’nun 117/2. Maddesinin (818 Sayılı BK’nın 101/1.maddesi); “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü dikkate alınmalıdır.
İİK’nın 149. maddesinde; “İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, paylı mülkiyete konu olan taşınmazın borçlu ile birlikte 10 farklı maliki olup, paydaşların borcu nedeni ile yine kendilerine ait taşınmazı alacaklıya kesin borç ipoteği
şeklinde ipotek ettirdikleri, anılan ipoteğin süresiz olarak kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, alacaklının, borçlulara takip öncesi ihbarda bulunması zorunluyken, ihbar olmaksızın, borçlular aleyhine ipoteğe dayalı ilamlı takip başlatılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, borçlular tarafından bu konuda süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurularak icra emrinin iptali istenebilir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.06.2022 tarih ve 2021/544 E. – 2022/1267 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



