İtirazın İptali Davası Kısmi Dava Olarak Açılabilir mi?
İtirazın İptali Davası Kısmi Dava Olarak Açılabilir mi? Hukuki Menfaat ve Dava Türleri
İtirazın İptali Davası Kısmi Dava Olarak Açılabilir mi? Devamını Oku »
İtirazın İptali Davası Kısmi Dava Olarak Açılabilir mi? Hukuki Menfaat ve Dava Türleri
İtirazın İptali Davası Kısmi Dava Olarak Açılabilir mi? Devamını Oku »
İtirazın İptali Davası – Alacağın Faturalara Dayalı, Hesaplanabilir Nitelikte ve Likid Olduğu, – İcra İnkar Tazminatı
İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, hacizli malların değeri, takibe konu alacak miktarından az olduğundan avukatlık ücretinin hacizli malların değeri olan 37.000 TL üzerinden hesap edilmesi gerekmektedir.Alacaklı yararına tazminat kararı verilebilmesi için, anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması gerekir, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin ya da satışın ertelenmesi kararının verilmiş olması ve alacaklının talebinin bulunması gerekir.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca verilen 05.10.2018 tarihli ve 2017/6 E., 2018/9 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen “ücret dolayısıyla müteselsil sorumluluk” hâllerinden olan “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde” karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücreti dâhil değildir” şeklinde karar verilmiştir.
İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine (varsa, vekiline) tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir.
Bir yıllık süre içinde açılan dava, teknik anlamda bir itirazın iptali davasıdır ve ancak bir yıl içinde açılan davanın kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini (yani haciz) isteyebilir. İcra inkâr tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir.