ÖZET :

  • İİK’nun 128/a-2. maddesinde; “Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. – 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK’nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.

Yargıtay 12.Hukuk Dairesi

2020/4444 E. , 2020/7504 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 128/a-2. maddesinde; “Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E. – 1992/130 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK’nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazlara kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 04.06.2015 tarihinde yapıldığı, borçlunun kıymet takdirine itirazı üzerine, … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 07.03.2017 tarih ve 2016/517 E.-2017/209 K. sayılı dosyasında yapılan keşif neticesinde bilirkişilerce hazırlanan 03.12.2016 tarihli raporda, … ili …..Mahallesi 2674 ada 1 parsel ve … ili …. 2674 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazların değerinin 2015 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri yapı bedeli dikkate alınarak belirlendiği, … ili….. mahallesi 4493 parsel sayılı taşınmazın değerinin ise dava tarihi olan 28.04.2016 tarihine göre belirlendiği ve mahkemece rapor doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Buna göre bilirkişi raporunda ihaleye konu taşınmazıların değerlerinin belirlendiği tarihten itibaren satış tarihi olan 14.09.2018 gününe kadar İİK’nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmıştır.
O halde, satışa esas alınan ve kesinleşen kıymet takdirine ilişkin mahkeme kararının dayanağı bilirkişi raporu esas alındığında, ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karar isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2020 tarih ve 2019/921 E.-2020/267 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.12.2018 tarih ve 2018/779 E.-2018/962 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.