Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/14171 E.  ,  2018/24225 K.


ÖZET :

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
  • Dairemiz kabulüne göre davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin dört aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, feshin haksız olması gerekçesi ile Mahkemece davacının işe iadesine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını,bunun üzerine davalı şirkete gönderilen ihtarname ile müvekkilinin işe başlatılması ve işe başlatılacağı tarih itibarı ile aylık net ücretinin ne kadar olacağının belirtilmesinin istendiğini, davalı şirket tarafından işbaşı taleplerinin kabul edildiğinin, eski görev yeri … projesine hizmet verilmediğinden aynı şart ve koşullarda hizmet verilen … ve Petrol Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’de işe başlatılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin haricen öğrendiği bir bilgiye göre …’deki çalışma şartlarının, sosyal hak ve imkanlarının farklı olduğunu, bu sebeple müvekkilinin işe başlamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin asıl işveren … A.Ş. tarafından davacının da görev yaptığı güvenlik hizmet sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeni ile sona erdiğini, geçerli neden ile iş sözleşmesi sona eren davacının kıdem ve ihbar tazminatı dahil tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davalı şirket tarafından davacının tekrar işe davet edildiğini, ancak davacının işe başlamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar Dairemizin 2016/10743 esas 2017/23094 karar sayılı ilamı ile “….Dosya içeriğine göre; Mahkemece davalının davacıyı işe davetinin samimi olmadığının kabulü yerindedir. Ancak Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinden çıktıktan sonra başka bir işyerinde çalışması bulunduğunu, buna göre boşta kaldığı sürenin dikkate alınacağı belirtilerek boşta geçen süre alacağı hesaplanması hatalıdır. Dairemiz kabulüne göre davacının işveren feshinden sonra boşta geçen süre içinde başka bir işveren nezdinde çalışmış ve bu işten gelir elde etmiş olması, işverenin dört aya kadar ücret ve diğer hakları ile ilgili yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu durumda, boşta geçen süre için geçersiz sayılan fesih tarihinden sonraki dört aylık ücret ve diğer hakların hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut olayda davacı vekilinin 16.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile boşta geçen süreye ilişkin ücret alacağı yönünden net 2.407,77 TL talep ettiği görülmüştür.
Mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınması gerekirken, talebin aşılarak net 3.852,42 TL boşta geçen süre ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 12/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi