ÖZET :

  • Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
  • 1-Borçlu … yargılama sırasında 13.10.2010 tarihinde öldüğü, geriye eşi İpek ve oğlu …’in kaldığı, eş İpek’in İstanbul (Anadolu) 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/386 Esas 2013/479 Karar sayılı ilamı ile mirası red ettiği ve kararın 31.07.2013 tarihinde kesinleştiği diğer mirascı … ise İstanbul (Anodolu) 2012/7 Tereke 2017/1 Karar sayılı dosyasından mirası red hakkını saklı tukarak, mirasın defterinin tutulmasını istediği, 15.06.2017 tarihinde davanın takip edilmediğinden HMK’nın 320/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacın temyiz isteminin de 08.11.2017 tarihinde red edildiği,
  • Uyap kayıtlarından kararın Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 2019/2454 Esas-8499 Karar sayılı ilamı ile onunmış, karar düzeltme isteği 23.11.2020 tarih 2020/1008 Esas 2020/7562 Karar sayılı ilamı ile red edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
  • Türk Medeni Kanununun 612.maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin ise mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği” düzenlenmiştir. Yani murisin en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.Bu yasal düzenleme uyarınca, mirasın birinci derecedeki mirasçıların tamamı tarafından reddi halinde miras ikinci derecedeki mirasçılara geçmez. Tereke tasfiye olunur, borçlar ödendikten sonra geriye kalan kısım varsa red vaki olmamış gibi birinci derece mirasçılarına verilir. Türk Medeni Kanununun 614.maddesinde mirasçıların sonra gelen mirasçılar yararına mirası reddedebilecekleri düzenlenmiş ise de, somut olayda bu maddeye göre yapılmış bir mirasın reddi talebi olmadığı gibi, murisin tüm mirascıları mirası red etmemişlerdir.

Karar İçeriği

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

2019/1395 E. , 2021/3101 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, borçlu davalı … hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile Basın ve İlan Kurumundaki alacaklarını diğer davalı … Gazetecilik Matbaacılık Ve Kağıtçılık Anonim Şirketine devrettiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizin 01.04.2013 tarih 2012/5724 Esas ve 2013/4509 Karar sayılı ilamı ile davalı borçlunun yargılama sırasında ölümü üzerine mirascılarından İpek’in mirası red için dava açtığı, diğer mirascı …’in terekenin tesbiti davası açtığı, her iki davanın taraf teşkili etkileyeceğinden bekleteci mesele yapılması gerektiğini ve iş bölüm itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Borçlu … yargılama sırasında 13.10.2010 tarihinde öldüğü, geriye eşi İpek ve oğlu …’in kaldığı, eş İpek’in İstanbul (Anadolu) 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/386 Esas 2013/479 Karar sayılı ilamı ile mirası red ettiği ve kararın 31.07.2013 tarihinde kesinleştiği diğer mirascı … ise İstanbul (Anodolu) 2012/7 Tereke 2017/1 Karar sayılı
dosyasından mirası red hakkını saklı tukarak, mirasın defterinin tutulmasını istediği, 15.06.2017 tarihinde davanın takip edilmediğinden HMK’nın 320/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacın temyiz isteminin de 08.11.2017 tarihinde red edildiği, Uyap kayıtlarından kararın Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 2019/2454 Esas-8499 Karar sayılı ilamı ile onunmış, karar düzeltme isteği 23.11.2020 tarih 2020/1008 Esas 2020/7562 Karar sayılı ilamı ile red edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 612.maddesinde “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin ise mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği” düzenlenmiştir. Yani murisin en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.Bu yasal düzenleme uyarınca, mirasın birinci derecedeki mirasçıların tamamı tarafından reddi halinde miras ikinci derecedeki mirasçılara geçmez. Tereke tasfiye olunur, borçlar ödendikten sonra geriye kalan kısım varsa red vaki olmamış gibi birinci derece mirasçılarına verilir. Türk Medeni Kanununun 614.maddesinde mirasçıların sonra gelen mirasçılar yararına mirası reddedebilecekleri düzenlenmiş ise de, somut olayda bu maddeye göre yapılmış bir mirasın reddi talebi olmadığı gibi, murisin tüm mirascıları mirası red etmemişlerdir.
Bu halde borçlu …’nin tek mirascısı olarak, … huzuru ile davaya devam edilerek, karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 23/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi

Bir Cevap Yazın