Çok Okunanlar
Anasayfa » CEZA HUKUKU » Haksız tutuklulukta hükmedilecek manevi tazminat, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak karar verilmelidir.

Haksız tutuklulukta hükmedilecek manevi tazminat, davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak karar verilmelidir.

  • ÖZET:
  • Davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
  • Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
  • Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “24.070,85” TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak “24.387,07” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
  • Kanuna aykırı olup,

Karar İçeriği

Yargıtay 12. Ceza Dairesi       

  2019/1375 E.  ,  2020/11 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 24.387,07 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/105-2015/166 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçundan beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeyerek 13/05/2015 tarihinde kesinleştiği, davacının belirtilen dosyanın konusunu oluşturan eylemden ötürü 12/09/2012-17/02/2015 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, davanın işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, dava için kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacı vekilinin dosyada bulunan 24/07/2015 tarihli vekaletnameye istinaden davacı adına haksız tutukluluk sebebiyle tazminat davası açtığı, açılan davaya muvafakat edip etmediği hususunda davacının beyanın alınmasına gerek bulunmadığı, diğer yandan Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/105-2015/166 sayılı dosyasının tazminat davasına bakan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince tazminat dosyası içerisine alındığı, bu dosyada ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede davacının haksız tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edildiğine dair bir evraka rastlanmadığından, tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında, dava ve dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri ibarelerine yer verilmesi mahallince düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak değerlendirilmiştir.
Davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “24.070,85” TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak “24.387,07” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde davacı lehine hükmolunan maddi tazminat miktarının ”24.070,85” TL’ye indirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir