➡️ Adli Tatilde Görülen Dava ve İşler-HMH 103. Madde

➡️ İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davalar adli tatilde de görülebildiğinden temyiz süresi adli tatil içinde işlemeye devam eder.

➡️ İşverenin açtığı alacak davasının HMK’nun 103. maddesinde sayılan adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığı…

➡️ Adli tatil süresi içerisinde yapılan tebliğ geçerli olup, tebliğin adli tatilde yapılması halinde süreler işlemez ve temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren başlar.

  • ÖZET:
  • ➡️ Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Karar İçeriği

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi        

2021/336 E.  ,  2021/2133 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; mahkemenin 27.07.2020 tarihli ek kararı ile davalının temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu defa ek kararın da davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece, 27.07.2020 tarih ve 2015/260 Esas, 2015/834 Karar sayılı ek kararla, davalı vekilinin temyiz başvurusunun süresinde olmadığı belirtilerek temyiz talebinin reddine karar verilmiş; ek karar davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
11.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinde;
“Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir.
Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmünü içermektedir.
Her ne kadar, mahkemece; ek karar ile, davalının yasal süre geçtikten sonra yapılan temyiz talebi reddedilmiş ise de; elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesindeki düzenleme hükmü incelendiğinde;söz konusu tebligatın davalı vekilinin elektronik adresine 09.07.2020 tarihinde ulaşmış olup, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 14.07.2020 tarihinde davalıya tebligat yapılmış sayılacaktır.
Buna göre, temyiz süresinin son gününün adli tatile denk geldiği de nazara alınarak, 27.07.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; mahkemece verilen, temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak işin esasına girilip, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı; aylık 1.235 Euro olan kira bedelinin 01.01.2012 tarihinden itibaren aylık brüt 16.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; talebe konu dönem itibariyle kira bedelinin aylık 2.470 Euro olarak ödendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile aylık kira bedelinin 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere 16.000 TL olduğunun tespitine karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 20.10.2014 tarihli 2014/695 E.- 2014/11291 K. sayılı ilamı
ile; hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir .
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, aylık kira bedelinin 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere 14.867 TL olduğunun tespiti suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar ve ilam harcına yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince; 01/01/2015 yürürlük tarihli Harçlar Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan (1) sayılı tarifenin “Karar ve İlam Harcı” başlıklı kısma göre hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında harç alınması gerekmektedir.
Somut olayda; ödenmekte olan aylık kira bedelinin 2.400 Euro, tespitine karar verilen aylık kira bedelinin ise 14.897 TL olduğuna göre, bu değerler arasındaki fark üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekirken, kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken harcın 1.015 TL olarak belirlenmesi ve ayrıca davacıdan reddedilen dava değeri üzerinden 77,39 TL red harcı alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 3. bendinde yer alan ” Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan (14.867,00 TL kabul edilen dava değeri) 1.015,56 TL olan karar harcının peşin alınan miktardan mahsubu ile arta kalan 1.315,19 TL karar harcının dosyanın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, ”, 4. bentte yer alan ” Reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan (1.133,00 TL reddedilen dava değeri) 77.39 TL red harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,” ve 5. bentte yer alan ” Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.015,56 TL nispi harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ” Alınması gereken 618,75 TL karar ve ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.712 TL harcın dosyanın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde davacıya iadesine; Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 618,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcını istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi