➡️ Adli Tatilde Görülen Dava ve İşler-HMH 103. Madde

➡️ Anlaşmalı boşanma davası adli tatilde görülebilir mi?

➡️ İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davalar adli tatilde de görülebildiğinden temyiz süresi adli tatil içinde işlemeye devam eder.

➡️ İşverenin açtığı alacak davasının HMK’nun 103. maddesinde sayılan adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığı…

➡️ Adli tatil süresi içerisinde yapılan tebliğ geçerli olup, tebliğin adli tatilde yapılması halinde süreler işlemez ve temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren başlar.

  • ÖZET:
  • “…..geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda….”
  • ➡️ Tebliğ tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın adli tatilin sürelere etkisini düzenleyen 104. maddesi; “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” hükmünü içermektedir.
  • Somut olayda; gerekçeli karar, temyiz eden davalı vekiline 25.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğinden temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacaktır. Bu durumda 1 Eylül 2018 cumartesi gününden itibaren bir haftalık temyiz süresi hesaplandığında temyiz süresinin son günü 8 Eylül 2018 cumartesi gününe denk gelmektedir. Aynı yasanın 93. maddesinde “sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter” düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili temyiz itirazını 8 Eylül 2018 tarihinden sonraki ilk iş günü olan 10 Eylül 2018 pazartesi günü yaptığından temyiz dilekçesi süresindedir.

Karar İçeriği

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi        

 2018/4760 E.  ,  2021/3232 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18/12/2015 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/07/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle temyiz isteminin reddine dair verilen 12/09/2018 tarihli ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi istemine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, TMK’nın 748/1. maddesine dayalı geçici giriş izni istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu … ili, Merkez ilçesi, 476 ada 838 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıdaki sıva ve mantolama çalışmasının tamamlanabilmesi için mülkiyeti davalıya ait bitişik taşınmaza geçici giriş izni verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıya ait taşınmaza haksız müdahalelerde bulunduğunu, bu hususa ilişkin soruşturma dosyalarının bulunduğunu, ilerleyen inşaat teknikleri dikkate alındığında davalının taşınmazına girilmeden de inşai çalışmanın yapılmasının mümkün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili 10.09.2018 tarihinde temyiz etmiştir.
Mahkemece 12.09.2018 tarihli ek karar ile gerekçeli kararın; davalı vekiline 25.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı HMK’nın 104 maddesinde sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı düzenlendiğinden 1 hafta hesabının yeni adli yılın başladığı 1 Eylül tarihinden değil, adli yılın bittiği 31 Ağustos tarihinden itibaren yapılması gerektiği, bu durumda adli tatilin son günü cuma olduğundan uzamış sürenin son günü de cumaya denk gelen 07 Eylül 2018 tarihidir gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz başvurusunun süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz talebinin reddine dair ek kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- 12.09.2018 tarihli ek kararın temyiz incelemesi yönünden;
Tebliğ tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nın adli tatilin sürelere etkisini düzenleyen 104. maddesi; “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; gerekçeli karar, temyiz eden davalı vekiline 25.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğinden temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacaktır. Bu durumda 1 Eylül 2018 cumartesi gününden itibaren bir haftalık temyiz süresi hesaplandığında temyiz süresinin son günü 8 Eylül 2018 cumartesi gününe denk gelmektedir. Aynı yasanın 93. maddesinde “sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter” düzenlemesi yer almaktadır. Davalı vekili temyiz itirazını 8 Eylül 2018 tarihinden sonraki ilk iş günü olan 10 Eylül 2018 pazartesi günü yaptığından temyiz dilekçesi süresindedir. Bu itibarla mahkemenin temyiz itirazının süresinde olmadığından reddine ilişkin 12.09.2018 tarihli ek kararı kaldırılarak işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2- Davalı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin mahkemenin 12.09.2018 tarihli 2015/1684 Esas, 2016/1126 Karar sayılı ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın KALDIRILMASINA; (2) No’lu bente açıklanan nedenlerle, davalı vekili tarafından mahkemenin asıl kararına yönelik temyiz itirazının reddi ile hükmün ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 17.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.