• ÖZET;
  • Sanığın üzerine atılı suçu 27.08.2006 tarihinde işlediği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 06.04.2011 tarihinde verilip 01.06.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12.06.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, zamaaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 01.06.2011 ilâ 12.06.2011 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 15.10.2005 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 27.12.2018 tarihine kadar 08.09.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 12 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Karar İçeriği

Yargıtay 1. Ceza Dairesi         

2021/12362 E.  ,  2021/14939 K.


“İçtihat Metni”

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.04.2011 tarihli ve 2007/526 Esas, 2011/217 Karar sayılı kararının 01.06.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 12.06.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2015/1045 Esas, 2018/864 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13.07.2021 tarihli ve 2021/4371 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2021 tarihli ve 2021/94894 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Dosya kapsamına göre,
Sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 27.08.2006 olduğu ve sanık hakkında verilen 06.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01.06.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 12.06.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 06.04.2011 ile 12.06.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 2 ay 6 gün süreyle duracağı ve denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 12.06.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, suç tarihi olan 27.08.2006 ile hükmün açıklandığı 27.12.2018 tarihine kadar geçen sürede olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2) Kabule göre de;
Suç tarihinin 27.08.2006 olduğu ve cezanın alt sınırdan hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki 9. fıkranın suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme gözetilmeden, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçuna ilişkin adli para cezasının alt sınırının 5 gün olarak belirlenmesi yerine 120 gün adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanığın üzerine atılı suçu 27.08.2006 tarihinde işlediği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 06.04.2011 tarihinde verilip 01.06.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12.06.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, zamaaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 01.06.2011 ilâ 12.06.2011 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 15.10.2005 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 27.12.2018 tarihine kadar 08.09.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 12 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten yaralama suçundan … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2015/1045 Esas, 2018/864 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

karararama.yargitay.gov.tr