• ➡️ Yargıtay 9. Daire uygulamasına göre; İşçi tarafından istifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmadığı hallerde kısa süre içerisinde açılan davalarda, dava dilekçesinde haklı fesih nedenlerinin ileri sürülebileceği ve haklı fesih nedeninin ispatlanması durumunda kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmelidir.
  • ➡️ Davacı işçi 01/06/1999-12/06/2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece talep doğrultusunda kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
  • Davacının dosya içerisinde bulunan istifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmamış olup istifa dilekçesi 12.06.2006 tarihlidir. İstifa tarihinden yaklaşık 8 yıl sonra açılan bu davada ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları olduğunu öne sürerek haklı fesih iddiasında bulunulmuştur.
  • ➡️ Dairemiz uygulamasında; istifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmadığı hallerde kısa süre içerisinde açılan davalarda, dava dilekçesinde haklı fesih nedenlerinin ileri sürülebileceği ve haklı fesih nedeninin ispatlanması durumunda kıdem tazminatı talebinin kabul edilmekteyse de somut uyuşmazlıkta 8 yıl sonra açılan davada istifa dilekçesinin verilmesinde irade fesadına dayanılması mümkün değildir. Kıdem tazminat talebinin reddi gerekir

Karar İçeriği

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi         

2016/12937 E.  ,  2020/1739 K.


“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 01.06.1999-12.06.2006 tarih aralığında uluslararası tır şoförü olarak asgari ücret + sefer primi ile çalıştığını, ayda ortalama 2 sefer yapıp sefer başına 450,00-500,00 Euro aldığını, dini ve milli bayramlarda çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, SGK bildiriminin eksik ücret üzerinden yapıldığını, son 5 seferine ilişkin olarak 800,00 Euro (1.600,00 TL)sefer primi kesintisi yapıldığını, bu sebeplerle iş akdinin İş Kanunu 24. Maddesindeki haklı nedenlerle ve eylemli olarak feshedildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının bir başka işveren nezdinde çalışmak üzere istifa ettiğini, 12.06.2006 tarihli istifa dilekçesine gerekçe olarak kendi özel sebeplerinden ötürü yazıldığım, ibraname verildiğini, şoförlere sefer başına ücret ödenmediğini, tüm bordroların imzalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçi 01/06/1999-12/06/2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece talep doğrultusunda kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının dosya içerisinde bulunan istifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmamış olup istifa dilekçesi 12.06.2006 tarihlidir. İstifa tarihinden yaklaşık 8 yıl sonra açılan bu davada ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları olduğunu öne sürerek haklı fesih iddiasında bulunulmuştur.
Dairemiz uygulamasında; istifa dilekçesinde her hangi bir nedene dayanılmadığı hallerde kısa süre içerisinde açılan davalarda, dava dilekçesinde haklı fesih nedenlerinin ileri sürülebileceği ve haklı fesih nedeninin ispatlanması durumunda kıdem tazminatı talebinin kabul edilmekteyse de somut uyuşmazlıkta 8 yıl sonra açılan davada istifa dilekçesinin verilmesinde irade fesadına dayanılması mümkün değildir. Kıdem tazminat talebinin reddi gerekirken hatalı gerekçe ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi