Kapıcı dairesinde kapıcının oturması karşılığında ücretinden kesinti yapılamayacağı gibi davacıdan kapıcı dairesinde oturması nedeni ile kira parası da alınamaz.

  • ÖZET;
  • Davacı asıl, duruşmada, özetle; “… gider pusulalarını apartmanın kapıcı dairesinde ve kira ödediğime ilişkin imzalamıştım… tarafıma çalışmaya başladığım 2004 yılından işten ayrıldığım 2012 yılına kadar hiç ücret ödenmedi işyeri tarafından ben kapıcı dairesinde oturduğum için kira giderine karşılık olarak gider pusulası düzenlenip kira bedelinin alındığı belirtiliyor ve benim imzam alınıyordu kira bedeli karşılığında orada çalışmam gibi bir durum söz konusu değildi beni kapıcı dairesinde kiracı gibi gösterip gider pusulalarına imzalarımı alıyorlardı…” yönünde beyanda bulunmuştur.
  • Davacı vekili; davacının aylık ücretlerinin kapıcı dairesinde oturduğu gerekçesi ile iş aktinin başından itibaren ödenmediği, davacının, kapıcı dairesinde oturduğu gerekçesi ile kira bedeli karşılığında ücret ödenmeksizin çalıştırıldığı yönünde beyanlarda bulunmuştur.
  • Davalının işletme defterlerinde, “gider” kısmında davacının aylığı, “gelir” kısmında “kapıcı dairesi kira geliri” kaydı bulunduğu, bu gelir -gider yazılı parasal miktarların/ kayıtların tamamına yakınının kuruşu ile aynı olduğu, bilirkişi raporunda dahi davacıdan aylık kira bedeli tahsil edildiğinin tespit edildiği görülmektedir.
  • Gider pusulalarında davacıya “aylık ücret” açıklaması ile ödemeler ve çoğunda davacıya atfen imza bulunmakta ise de davalının işletme defterlerinde kapıcı dairesi kira geliri -davacının ücreti miktarları ile gider pusulalarındaki “aylık ücrete” ilişkin miktarlar uyumlu olup, işletme defterlerindeki kayıtlar nedeni ile bu gider pusulalarının davacının aylık ücretinin ödendiğini ispatladığı kabul edilemez.
  • Netice itibari ile davalının işletme defterlerinde mevcut yukarda bahsedilen kayıtlardan davacının maaşlarının kapıcı dairesinde oturması karşılığı kira sayılarak davacıya aylık maaşının ödenmediği anlaşılmaktadır. Oysa davacı kapıcı olup, kapıcı dairesinde kapıcının oturması karşılığında ücretinden kesinti yapılamayacağı gibi davacıdan kapıcı dairesinde oturması nedeni ile kira parası da alınamaz.
  • Dolayısı ile davalının zamanaşımı savunması değerlendirmeye tabi tutulup zamanaşımı savunmasının sonuca etkisi olup olmayacağı irdelenerek davacının aylık maaş/ ücret taleplerinin tamamı zamanaşımı savuması kapsamında kalmadığı ölçüde hüküm altına alınmalıdır.

Karar İçeriği

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi         

2016/289 E.  ,  2019/9183 K.


“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı apartmanda 12.03.2004 tarihinden iş sözleşmesini haklı neden dayanarak feshettiği 22.10.2012 tarihine kadar apartman kapıcısı görevi ile çalıştığını, SGK nezdinde işe girişinin 02.04.2004 tarihinde gerçekleştirildiğini, aylık ücretlerinin ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi gerekçesiyle 22.10.2012 tarihi itibariyle İş Kanunu’nun 24.maddesi uyarınca hizmet akdini haklı nedenle feshettiğini, aylık asgari ücretle çalışmaya başlamasına rağmen işe giriş tarihinden itibaren aylık ücretlerinin ve fazla çalışma karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, akdin başlangıcından itibaren ücret alacağı bulunduğunu, birtakım belgelerin hukuka aykırı şekilde imzalatılmak istenmesi üzerine iş akdini 22.10.2012 tarihi itibariyle feshettiğini, kapıcı konutunda oturduğu gerekçesiyle ücretlerinin ödenmemesinin kabul edilemeyeceğini, haftalık 45 saati geçen fazla çalışmalarının, bayram ve genel tatillerde yapılan çalışmalarının bulunduğunu, yıllık ücretli izinlerin de eksik kullandırıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdini kendisinin mi yoksa işverenin mi feshettiğinin ve 12.03.2004 tarihinde mi yoksa 22.10.2012 tarihinde mi feshedildiğinin anlaşılamadığını, hiç kimsenin 8 yıl ücret ve haklarının verilmeden çalışmayacağını, davacının hiçbir alacağı kalmadığına dair davalıyı ibra ettiğini, davacının daire satın alıp, evine yakın iş bulduğunu söyleyerek apartmandan taşındığını, apartmanda toplam 14 kişinin ikamet ettiğini ve davacının işini abartarak anlattığını, günlük 2-3 saat çalışma yaptığını, işçinin kendisinin işten ayrılması nedeniyle özellikle kıdem tazminatı hak etmediğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının talep ettiği genel tatil ücreti alacağı yönünden 25.03.2014 tarihli ek raporunda hazırlanan ve Mahkeme tarafından yapılan hesaba göre zamanaşımına uğramayan kısım yönünden hesaplama yapıldığı ve ıslah zamanaşımından etkilenmeyen ilk dava dilekçesindeki miktar da eklendiğinde net 916,37 TL ulusal bayram genel tatil alacağı olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının davalı işyerinde 02.04.2004-22.10.2012 tarihleri arasında çalıştığı, iş akdinin haklı nedenle feshedildiği iddiası davalı işverenlik tarafından ispatlanmadığı yine davacıya bayram, yıllık izin, bakiye ücret alacakları ödenmediğinden ve bazı belgelerin imzalatılmaya çalışıldığından iş akdinin davacı tarafından feshedildiği, bu şekilde davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, Ağustos 2012 brüt 940,50 TL haklı sebeple tüm defter hesapları ve ödemelere göre gider ve gelir aynı miktarda 940,50 TL kapıcı dairesi geliri ile aynı miktarda olan 2012 Ağustos ücretinin ödendiği ispatlanamadığından davacı tarafça ispatlanan ve ödenmeyen ücret, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağı yönünden davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı tarafından fazla mesai ücreti talep edilmiş isede; apartman kapıcıları hem işyeri hem evi birlikte olduğundan, fiilen görev yapmadan geçirilen sürelerin mesaiden sayılmasının mümkün olmayacağı, tanık anlatımları da genel olarak kapıcıların çalışmalarına ilişkin genel anlatımlardan ibaret olduğundan fazla mesai alacağının reddine karar vermek gerektiği, davacı tarafından ücret alacağı brüt alacak olarak talep edildiğinden brüt ücret alacağına hükmedildiği gerekçesi ile fazla mesai ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davacının aylık ücret yani maaş alacağı talebi bakımından;
Davacı asıl, duruşmada, özetle; “… gider pusulalarını apartmanın kapıcı dairesinde ve kira ödediğime ilişkin imzalamıştım… tarafıma çalışmaya başladığım 2004 yılından işten ayrıldığım 2012 yılına kadar hiç ücret ödenmedi işyeri tarafından ben kapıcı dairesinde oturduğum için kira giderine karşılık olarak gider pusulası düzenlenip kira bedelinin alındığı belirtiliyor ve benim imzam alınıyordu kira bedeli karşılığında orada çalışmam gibi bir durum söz konusu değildi beni kapıcı dairesinde kiracı gibi gösterip gider pusulalarına imzalarımı alıyorlardı…” yönünde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili; davacının aylık ücretlerinin kapıcı dairesinde oturduğu gerekçesi ile iş aktinin başından itibaren ödenmediği, davacının, kapıcı dairesinde oturduğu gerekçesi ile kira bedeli karşılığında ücret ödenmeksizin çalıştırıldığı yönünde beyanlarda bulunmuştur.
Davalının işletme defterlerinde, “gider” kısmında davacının aylığı, “gelir” kısmında “kapıcı dairesi kira geliri” kaydı bulunduğu, bu gelir -gider yazılı parasal miktarların/ kayıtların tamamına yakınının kuruşu ile aynı olduğu, bilirkişi raporunda dahi davacıdan aylık kira bedeli tahsil edildiğinin tespit edildiği görülmektedir.
Gider pusulalarında davacıya “aylık ücret” açıklaması ile ödemeler ve çoğunda davacıya atfen imza bulunmakta ise de davalının işletme defterlerinde kapıcı dairesi kira geliri -davacının ücreti miktarları ile gider pusulalarındaki “aylık ücrete” ilişkin miktarlar uyumlu olup, işletme defterlerindeki kayıtlar nedeni ile bu gider pusulalarının davacının aylık ücretinin ödendiğini ispatladığı kabul edilemez.
Netice itibari ile davalının işletme defterlerinde mevcut yukarda bahsedilen kayıtlardan davacının maaşlarının kapıcı dairesinde oturması karşılığı kira sayılarak davacıya aylık maaşının ödenmediği anlaşılmaktadır. Oysa davacı kapıcı olup, kapıcı dairesinde kapıcının oturması karşılığında ücretinden kesinti yapılamayacağı gibi davacıdan kapıcı dairesinde oturması nedeni ile kira parası da alınamaz.
Dolayısı ile davalının zamanaşımı savunması değerlendirmeye tabi tutulup zamanaşımı savunmasının sonuca etkisi olup olmayacağı irdelenerek davacının aylık maaş/ ücret taleplerinin tamamı zamanaşımı savuması kapsamında kalmadığı ölçüde hüküm altına alınmalıdır.
3-Davacı vekili temyiz dilekçesinde alacakların brüt istenmediğini belirtmiştir. Yeniden hüküm kurulur iken taleple bağlılık ilkesi gereği davacı vekilinin bu talebi de gözden kaçırılmamalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın