Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Namussuz sözü hakaret midir?

Namussuz sözü hakaret midir?

  • ÖZET;

Mağdur ile tanıklar N.. K.. ve G.. A..’ın soruşturma evresindeki anlatımlarına göre, “demekki bazı namussuz memurlarda var” şeklindeki sözlerle sanığın mağdura hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, yükletilen suçun sübuta erdiği…

İLGİLİ;

➡️ Hakaret Suçu ve Cezası Nedir?

➡️ Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Dilekçe Örneği

➡️ 

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Kabul Edilmeyen Sözler Hangileridir?

➡️ Yargıtay Kararlarında Hakaret Olarak Değerlendirilen Sözler Hangileridir?

➡️ Senden hoca değil münafık bile olamaz sözü hakaret midir?

➡️ Aç köpek sözü hakaret midir?

➡️ Yavşak sözü hakaret midir?

➡️ Sürtük sözü hakaret midir?

➡️ Salak Sözü Hakaret midir?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi         

2013/37704 E.  ,  2014/30858 K.

“İçtihat Metni”

Tebliğname No : 4 – 2012/156154
MAHKEMESİ : Kahta(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2012
NUMARASI : 2011/213 (E) ve 2012/152 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ile tanıklar N.. K.. ve G.. A..’ın soruşturma evresindeki anlatımlarına göre, “demekki bazı namussuz memurlarda var” şeklindeki sözlerle sanığın mağdura hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, yükletilen suçun sübuta erdiği gözetilmeden, kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • ÖZET;
  • Sanığın, eski eşi T. A.’ın cep telefonuna gönderdiği mesajda yazdığı “o iftiralarını sana ve bunu yaptıran i… avukatlarına yedirmezsem asıl namussuzum…, pislik, namussuz, şerefsiz, al hadi bu mesajı da al kaç para getirir diye koş avukatına hemen” şeklindeki hakaretinin, katılanlara (mesajın gösterilmesini isteme suretiyle) iletilme kastının açıkça ortaya konulması nedeniyle, yüze karşı hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ihtilat yokluğu gerekçesiyle beraat hükmü kurulması,
  • Kanuna aykırıdır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi         

2015/4399 E.  ,  2015/6764 K.

“İçtihat Metni”

Tebliğname No : 4 – 2013/221308
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) Anadolu 39. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2013/64 (E) ve 2013/228 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, eski eşi T. A.’ın cep telefonuna gönderdiği mesajda yazdığı “o iftiralarını sana ve bunu yaptıran i… avukatlarına yedirmezsem asıl namussuzum…, pislik, namussuz, şerefsiz, al hadi bu mesajı da al kaç para getirir diye koş avukatına hemen” şeklindeki hakaretinin, katılanlara (mesajın gösterilmesini isteme suretiyle) iletilme kastının açıkça ortaya konulması nedeniyle, yüze karşı hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ihtilat yokluğu gerekçesiyle beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve katılanlar C.. M.. ile N.. A..’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • ÖZET;
  • Adı geçen gestapolar hakkında bu namussuzlar ve şerefsizler esrar ve uyuşturucu hap satacak elemanlar arıyorlar. Bu namussuz gestapolara bir kaç tane işsiz eleman gönder de işlerini rahat rahat yapsınlar” biçimindeki sözlerinin mağdur ve müştekinin görevinden kaynaklandığı ve TCK’nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu…

Yargıtay 4. Ceza Dairesi         

2012/32106 E.  ,  2014/1436 K.

“İçtihat Metni”

Tebliğname No : 2 – 2011/163103
MAHKEMESİ : Konya 9. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2011
NUMARASI : 2010/587 (E) ve 2011/79 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, İçişleri Bakanlığına hitaben müşteki ve mağdur polis memurlarını kastederek yazdığı dilekçede “…Adı geçen gestapolar hakkında bu namussuzlar ve şerefsizler esrar ve uyuşturucu hap satacak elemanlar arıyorlar. Bu namussuz gestapolara bir kaç tane işsiz eleman gönder de işlerini rahat rahat yapsınlar” biçimindeki sözlerinin mağdur ve müştekinin görevinden kaynaklandığı ve TCK’nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle anılan Kanunun 125/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Sanık hakkında koşulları bulunmasına rağmen, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • ÖZET;
  • Sanığın katılan ile müşterek çocukları olan kızı ile telefonda konuşurken katılanı kast ederek “senin annen namussuz etini satıyor” şeklinde söz söyleyerek, katılan …’in gıyabında, tanık Ceren Atalay’ın yanında hakaret ettiği biçiminde ve katılana mesaj yoluyla gönderdiği kabul edilen “yeni taşındığın mahallede seni rezil edeceğim, Ceren’i bana gönder” biçiminde gerçekleşen eyleminde, sanığın, katılana gönderdiği kabul edilen mesaj içeriğindeki sözlerin, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
  • Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmakta olup, TCK’nın 125/1. maddesinin son cümlesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerektiği gözönüne alındığında, sanığın, katılanın bu söyleri duyduğunu bildiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; hakaret suçunun ihtilat öğesinin oluşmadığı gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi

Yargıtay 18. Ceza Dairesi         

2018/8123 E.  ,  2019/16479 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın katılan ile müşterek çocukları olan kızı ile telefonda konuşurken katılanı kast ederek “senin annen namussuz etini satıyor” şeklinde söz söyleyerek, katılan …’in gıyabında, tanık Ceren Atalay’ın yanında hakaret ettiği biçiminde ve katılana mesaj yoluyla gönderdiği kabul edilen “yeni taşındığın mahallede seni rezil edeceğim, Ceren’i bana gönder” biçiminde gerçekleşen eyleminde, sanığın, katılana gönderdiği kabul edilen mesaj içeriğindeki sözlerin, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmakta olup, TCK’nın 125/1. maddesinin son cümlesi uyarınca, gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi gerektiği gözönüne alındığında, sanığın, katılanın bu söyleri duyduğunu bildiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; hakaret suçunun ihtilat öğesinin oluşmadığı gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11/07/2017 tarihli bozma ilamı öncesi verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

18. Ceza Dairesi         2019/8845 E.  ,  2019/14236 K.

“İçtihat Metni”

KARAR

Hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/10/2018 tarihli ve 2018/9239 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Niğde Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/03/2019 tarihli ve 2018/3649 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret suçundan yürütülen soruşturma sonunda yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de; dosyaya ibraz edilen ses kaydında müştekiye yönelik olarak “Ya ben var ya bu kadar namussuz adam görmedim ömrümde hayatımda” şeklinde sözler sarfedildiğinin anlaşılması karşısında, şüphelinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının, delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I- Olay:
Müşteki Sevilay Bal’ın şüpheli …’dan kendisine hakaret ve tehdit içerikli sözler söylemesi nedeni ile şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatıldığı, müştekinin olay anına ait ses kaydını dosyaya delil mahiyetinde ibraz ettiği, polis merkezi amirliğinde bu ses kaydına ait döküm yapılmadan sadece içerisindeki tehdide yönelik cümlenin tutanakla tespit edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca da hakaret suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara müşteki vekilinin itiraz ettiği, Niğde Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine dair karar verildiği, merci kararının bozulması talepli kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Hukuksal Değerlendirme:
CMK’nın 160/1. maddesinde, “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.”, 160/2. maddesinde “Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada; müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, müştekinin dosyaya ibraz ettiği, suça konu ifadelerin olduğunu belirttiği ses kaydını ihtiva eden cd üzerinde yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılıp içeriğindeki ifadelerin bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Niğde Sulh Ceza Hakimliğinin 01/03/2019 tarihli ve 2018/3649 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 14/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top