Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Anayasa Mahkemesi: Boşanma Davalarının Uzaması Evlenme ve Aile Kurma Hakkının İhlalidir





AYM’den Emsal Karar: Boşanma Davalarının Uzaması Evlenme ve Aile Kurma Hakkını İhlal Etti

AYM’den Emsal Karar: Boşanma Davalarının Uzaması Evlenme ve Aile Kurma Hakkını İhlal Etti

Başvuru ve İddialar

Başvurucular, devam eden boşanma davalarının 5 ila 10 yıl gibi uzun sürelerde sonuçlanması nedeniyle yeniden evlenme ve aile hayatlarını düzenleme haklarının engellendiğini ileri sürmüştür. Süreçlerin uzaması, özel ve aile hayatını planlama yönünden ciddi bir külfet oluşturmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

Mahkeme, boşanma davalarının makul sürede sonuçlandırılmamasının bireylerin özel ve aile hayatlarını serbestçe düzenleme haklarını zedelediğine ve devletin bu süreçleri makul sürede tamamlamak yönünde pozitif yükümlülüğü bulunduğuna dikkat çekmiştir.

Somut Olay ve Bulgular

Somut olaylarda açılan çekişmeli boşanma davalarının yaklaşık 5 yıl ila 10 yıl arasında sürdüğü, 2022/25672 numaralı dosyada ise 9 yıl boyunca süren yargılamanın hâlen sonuçlanmadığı görülmektedir. Yargılamalar bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde başvurucuların yargılama sürecinde takip ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilemez. Bunun yanında yargılamaların uzamasında başvurucuların bir dahlinin bulunduğunun söylenemeyeceği dikkate alındığında somut olayın koşullarında evlenme hakkını zedelemeyecek şekilde gerekli özen yükümlülüğünün gösterilmediği ve yargılamaların sonuç itibarıyla makul bir sürede tamamlanmadığı sonucuna ulaşmak mümkündür.

Böylece devletin boşanma davalarını makul bir sürede sonlandırma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu suretle kişinin özel ve aile hayatını düzenleyebilmesi, aile kurma bağlamında özel hayatına dair kararlar alabilmesi yönünden başvurucuya evlenme hakkını zedeleyecek şekilde külfet yüklendiği değerlendirilmektedir.

Başvurucular, boşanma davasına ilişkin sürecin uzaması nedeniyle yeniden evlenme/aile kurma hakkından mahrum bırakıldığını ileri sürmektedir. Evlenme hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesinde ayrıca ve özel olarak düzenlenmiştir. Anayasa’da ise evlenme hakkı ile ilgili açık bir normatif düzenleme bulunmamakla birlikte bu hakkın Anayasa’da yer verilen bazı hükümlerde mündemiç olduğu Anayasa Mahkemesince kabul edilmiştir (Hüseyin Kesici [1. B.], B. No: 2013/3440, 20/4/2016, § 44; Ö.Ç. [1. B.], B. No: 2014/8203, 21/9/2016, § 51; D.K. [2. B.], B. No: 2015/11159, 25/9/2019, § 57; S.A. [1. B.], B. No: 2017/40199, 8/9/2020, § 48; Sabire Güngör [GK], B. No: 2019/32487, 29/2/2024, § 40).

Karar ve Sonuçlar

Anayasa Mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda Anayasa’nın 20. ve 41. maddelerinde güvence altına alınan evlenme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

İhlal kararının niteliği gereği ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Öte yandan yalnızca evlenme hakkının ihlal edildiğinin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Kararın Önemi

Bu karar, Türkiye’de boşanma davalarının makul sürede tamamlanmasının önemi açısından emsal nitelik taşımaktadır. Mahkeme, uzun süren boşanma süreçlerinin bireylerin özel hayatı ve aile kurma hakları üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurgulamıştır.

Tam metin için tıklayın



sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top