Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmemesi Usuli Kazanılmış Hak Doğurur mu? Yargıtay HGK’nın 2026 Tarihli Kararı

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmemesi Usuli Kazanılmış Hak Doğurur mu? Yargıtay HGK’nın 2026 Tarihli Kararı
sanalhukuk.org editörü · Güncelleme: 2026 · Medeni Usul Hukuku, İş Kazası Tazminatı, Yargıtay Kararları
KISA CEVAP
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.05.2026 tarihli, 2026/10-129 E., 2026/299 K. sayılı kararına göre, bir tarafın bilirkişi raporuna HMK m.281 uyarınca öngörülen iki haftalık süre içinde itiraz etmemesi, tek başına o rapordaki maddi tespitlerin hâkimi bağlayacağı ve karşı taraf lehine kesin bir usuli kazanılmış hak doğuracağı anlamına gelmez. Hâkim, raporu HMK m.282 gereği diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirmeye devam eder.
BU YAZIDA
1. Uyuşmazlığın Konusu ve Somut Olay
2. HMK m.281 — Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi
3. İki Haftalık Sürenin Hukuki Niteliği: Kimi Bağlar?
4. HMK m.282 ve Hâkimin Serbest Delil Değerlendirmesi
5. Usuli Kazanılmış Hak Kavramı ve Sınırları
6. Rapora Sessiz Kalmak “Kabul” Sayılır mı?
7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
8. Sıkça Sorulan Sorular

1. Uyuşmazlığın Konusu ve Somut Olay

İş kazası kaynaklı maddi tazminat davasında, davacının zararının hangi bilirkişi hesap raporuna göre hüküm altına alınacağı; bir davada birden fazla hesap raporu bulunması hâlinde, itiraz edilmeyen ilk rapora göre mi yoksa dosyaya en son sunulan ve mahkemece esas alınan rapora göre mi karar verilmesi gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.
Somut olayda ilk derece mahkemesince alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi ek hesap raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı taraf bu rapora karşı süresinde bir itiraz dilekçesi sunmamıştır. Ardından dosyaya, davalı tarafın itirazları doğrultusunda yeniden değerlendirme yapan 07.05.2023 tarihli ek hesap raporu ve nihayetinde davacının talep artırım dilekçesinde esas aldığı 29.09.2023 tarihli bilirkişi ek hesap raporu girmiştir. Mahkeme, hükmüne 29.09.2023 tarihli son raporu esas almış; davalı taraf ise “davacı ilk rapora itiraz etmediğine göre, o rapordaki miktarlar davalı lehine kesinleşmiştir” diyerek usuli kazanılmış hak itirazında bulunmuştur.
2. HMK m.281 — Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişi raporuna itiraz” kenar başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.
HGK kararına göre bu süreye uyulmamasının yaptırımı kanun metninde açıkça düzenlenmemiş olsa da, kanun gerekçesinde itiraz süresinin hak düşürücü nitelikte ve kesin süre olduğu ifade edilmiştir. Buna göre taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz etmezse, o rapora itiraz etme hakkını kaybeder (HMK m.94/3).
3. İki Haftalık Sürenin Hukuki Niteliği: Kimi Bağlar?
Kararın belirleyici noktası tam da burada başlar. HGK, iki haftalık itiraz süresinin yalnızca taraflar bakımından öngörülmüş bir süre olduğunu; bu sürenin mahkeme yönünden herhangi bir bağlayıcılık taşımadığını vurgulamıştır. Başka bir ifadeyle süre, sadece itiraz hakkının kullanılıp kullanılamayacağını belirler; hâkimin raporu nasıl değerlendireceğini belirlemez.
Kanunda öngörülen usul işlemlerinin yalnızca belirlenen usul kesitinde gerçekleştirilebilmesi, usul ekonomisinin bir sonucudur; bu sürenin geçmesi karşı tarafa yeni bir hak tanımamakta, yalnızca süresi içinde işlem yapmayan tarafın o hakkı kullanamaması ile sonuçlanmaktadır.
4. HMK m.282 ve Hâkimin Serbest Delil Değerlendirmesi
HMK m.282 uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. HGK, hukuki değerlendirme ve nitelendirmenin hâkimin görevi olduğunu; eksik veya hatalı bir raporun, sadece tarafların itiraz etmemesi nedeniyle hâkimi bağlayıcı bir kesinlik kazanmasının kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Rapora itiraz edilmemesinin sonucunu usuli kazanılmış hakkın doğumuna bağlamak mümkün değildir; çünkü bilirkişi raporu takdiri bir delildir ve rapora itiraz edilmemiş olmak, o raporun hâkim tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilmesine engel oluşturmaz.
Kurul, aksi yöndeki bir yaklaşımın bilirkişi raporunu kesin delil hâline getireceğini ve bunun hem delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesiyle hem de Anayasa’nın 138. maddesinde düzenlenen hâkimin bağımsızlığı ilkesiyle bağdaşmayacağını ifade etmiştir.
5. Usuli Kazanılmış Hak Kavramı ve Sınırları
Usuli kazanılmış hak, Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş bir kurumdur ve davanın uzamasını önlemek, hukuki istikrarı sağlamak amacı taşır. Doktrin ve önceki içtihatlarda, bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi hâlinde, itiraz eden diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak doğabileceği genel kabul görmüştür — özellikle daha sonraki bir rapor, itiraz eden tarafın önceki durumundan da aleyhine sonuç doğuruyorsa.
Ancak HGK’nın 2026 tarihli kararı, bu kuralın mutlak biçimde uygulanamayacağını, taraflar arasındaki her usul işleminin otomatik olarak “hak” adı altında bir sonuca bağlanmasının taleple bağlılık ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini vurgulamıştır. Kurul özellikle bedensel zarara ilişkin tazminat davalarında, bilirkişi raporlarının hayati önem taşıdığını; sessiz kalmayı doğrudan “ikrar” sonucuna bağlamanın usulü esasa feda etmek anlamına geleceğini, bunun sonuçlarının ağır olabileceğini belirtmiştir. Tarafın bir bilirkişi raporuna itiraz etmemesinin farklı nedenleri olabilir; örneğin davanın bir an önce karara bağlanması amacıyla itiraz edilmemiş olması mümkündür.
6. Rapora Sessiz Kalmak “Kabul” Sayılır mı?
HGK, tarafların bilirkişi raporunu açıkça kabul etmelerinin tasarruf ilkesi gereği hâkimi bağlayacağını, ancak yasal süre içinde itiraz etmemenin ya da sadece “itirazımız yoktur” biçiminde bir beyanda bulunmanın, hâkimi mutlaka ve doğrudan o rapora göre hüküm vermeye zorunlu kılacağı şeklinde yorumlanamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Zira temel ilke, hâkimin bilirkişi raporuyla bağlı olmamasıdır; itirazın bulunmadığı yönündeki açık olmayan bir ifade, hâkimin bağımsızlığını kaldıracak şekilde bir taraf tasarrufu yapıldığı anlamına gelmez.
Somut olaya uygulandığında: davacı tarafın 03.03.2023 tarihli ek rapora sessiz kalması, o raporun kabul edildiği yönünde bir irade beyanı niteliği taşımamaktadır. Daha sonra alınan ve dosya kapsamına uygun bulunan 29.09.2023 tarihli raporun hükme esas alınması, davalı lehine bir usuli kazanılmış hakkın ihlali olarak nitelendirilemez.
7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Mahkeme Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No 2026/10-129
Karar No 2026/299
Karar Tarihi 06.05.2026
Konu İş kazasından kaynaklı maddi tazminat — bilirkişi hesap raporuna itiraz edilmemesi ve usuli kazanılmış hak
Kurul, direnme kararını yerinde bularak dosyanın davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine oy çokluğuyla ve kesin olarak karar vermiştir.
8. Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaç gündür?
HMK m.281 uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta (14 gün) içinde itiraz edebilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
İtiraz süresini kaçırırsam rapor kesin delil hâline gelir mi?
Hayır. Süre geçtiğinde taraf yalnızca o rapora itiraz etme hakkını kaybeder; ancak hâkim raporu HMK m.282 uyarınca diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirmeye devam eder ve gerekirse ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Rapora itiraz etmemek her zaman karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurur mu?
Hayır, otomatik değildir. 2026 tarihli HGK kararına göre bu sonuç, somut olayın koşullarına ve tarafın gerçek iradesine bağlıdır; sessiz kalma tek başına raporun kabul edildiği anlamına gelmez.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
İtiraz, süresi içinde ilgili mahkemeye hitaben yazılan bir dilekçeyle yapılır; dilekçede raporun hangi tespit ve hesaplamalarının hangi somut gerekçelerle kabul edilmediği ayrıntılı biçimde belirtilmelidir.
Aleyhe hususları kabul etmiyoruz demek itiraz sayılır mı?
Tek başına yeterli değildir. Yerleşik içtihatlara göre bu tür genel ifadeler, itiraz nedenleri somut olarak gösterilmedikçe rapora itiraz niteliği taşımaz.
Sonuç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2026/10-129 E., 2026/299 K. sayılı kararı, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin sonuçlarını hatırlatan güncel ve önemli bir karardır. İş kazası, trafik kazası veya diğer tazminat davalarında birden fazla bilirkişi raporu alınması hâlinde, hangi rapora göre hüküm kurulacağı sorusu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. İtiraz süresini kaçırmış olmak, tek başına davanın kaybedilmesi anlamına gelmez; ancak süresi içinde gerekçeli bir itiraz dilekçesi sunmak, davanın seyri açısından her zaman daha güvenli bir yoldur.
Kaynak: UYAP. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınız için bir avukattan hukuki destek almanızı öneririz.

SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top