Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Boşanma sonrası kadının eski eşinin soyadını kullanma talebi, çocuğun sosyal ve psikolojik yararı

Boşanma sonrası kadının eski eşinin soyadını kullanma talebi, çocuğun sosyal ve psikolojik yararı


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/3893 E., 2024/6223 K.

Bu dava, velayeti annede olan küçük bir çocuğun soyadının, babanın soyadından annenin mevcut kocasının soyadına değiştirilmesi talebine ilişkindir. Çocuk, annenin önceki evliliğinden doğmuş olup, annenin yeni eşinden olan küçük kardeşiyle farklı soyadlara sahip olması nedeniyle psikolojik olarak olumsuz etkilendiği iddia edilmiştir. Davacı anne, aile birliği ve çocuğun iyiliği için çocuğun soyadının kendi mevcut soyadıyla uyumlu hale getirilmesini talep etmiştir.

  • İlk Derece Mahkemesi (Fethiye 1. Aile Mahkemesi): Mahkeme, talebi reddetmiştir. Gerekçe olarak, soyadı değişikliği talebinin annenin kızlık soyadı değil, yeni eşinin soyadıyla ilgili olduğu belirtilmiştir. Türk hukukunda çocuğun annenin kızlık soyadını alması belirli koşullarda mümkün olsa da, yeni eşin soyadının verilmesi için yeterli hukuki dayanak bulunmamıştır.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (İzmir 18. Hukuk Dairesi): Davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hata olmadığını, Yargıtay’ın ilgili içtihadına (2. Hukuk Dairesi, 2023/2272 E., 2023/5000 K.) dayanarak kararın hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
  • Yargıtay (2. Hukuk Dairesi): Davacı, kararın Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, velayeti kendisinde olan çocuğa kendi soyadını verebileceği ve kızlık soyadı ile mevcut soyadı arasında ayrım yapılmaması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 370 ve 371. maddelerine uygun bularak onamıştır. Çocuğun soyadının üvey babanın soyadına değiştirilmesi talebinin, özellikle annenin mevcut soyadının kızlık soyadı olmaması nedeniyle hukuki dayanağının yetersiz olduğu vurgulanmıştır.

Hukuki Dayanak

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: 10. madde (eşitlik), 20. madde (özel hayat), 41. madde (aile koruması), 90. madde (uluslararası anlaşmaların üstünlüğü).
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK): 369, 370 ve 371. maddeler, temyiz süreci ve bozma nedenlerini düzenler.
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS): 7 No’lu Protokol’ün 5. maddesi, aile hayatına saygı ve eşitlik ilkesini destekler.
  • Anayasa Mahkemesi Kararı: 8.12.2011 tarihli, 2010/119 E., 2011/165 K. sayılı iptal kararı.

Sonuç

Yargıtay, çocuğun soyadının annenin yeni eşinin soyadına değiştirilmesi talebini reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak onamıştır. Temyiz giderleri davacıya yükletilmiştir.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/9846 E., 2024/1921 K.

Özet

Bu dava, tarafların karşılıklı boşanma talepleri ile kadının boşanma sonrası eski eşinin soyadını kullanmaya devam etme talebine ilişkindir. Ayrıca, kadının soyadı kullanma davası kapsamında vekâlet ücreti talep etmesi uyuşmazlık konusudur.

  • İlk Derece Mahkemesi (Eskişehir 4. Aile Mahkemesi): Mahkeme, erkeğin boşanma davasını reddetmiş, kadının boşanma davasını kısmen kabul ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına karar vermiştir. Ortak çocuğun velayeti anneye verilmiş, çocuk için nafaka, kadın için maddi ve manevi tazminat ile nafaka hükmedilmiştir. Kadının eski eşinin soyadını (“İlhan”) kullanma talebi kabul edilmiş, ancak bu talep için vekâlet ücreti takdir edilmemiştir. Mahkeme, erkeğin kadına karşı kusurlu davranışlarını (kanser hastasıyken ilgisizlik, aşağılayıcı sözler, ekonomik şiddet) gerekçe göstermiştir.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (Ankara 1. Hukuk Dairesi): İlk karar usul hataları (birleşen dava için ön inceleme yapılmaması ve harç eksikliği) nedeniyle bozulmuş, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İkinci yargılamada, mahkeme aynı yönde karar vermiş, kadının soyadı kullanma talebi kabul edilmiş, ancak vekâlet ücreti yine takdir edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bularak istinaf başvurularını reddetmiştir.
  • Yargıtay (2. Hukuk Dairesi): Kadın, soyadı kullanma davası için vekâlet ücreti takdir edilmemesini temyiz etmiştir. Yargıtay, ilk kararda vekâlet ücreti verilmemesi ve kadının bu yönden istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle erkeğin usuli kazanılmış hak kazandığını belirtmiştir. HMK’nın 323, 326, 369, 370 ve 371. maddelerine göre karar usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz itirazları reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Hukuki Dayanak

  • Türk Medeni Kanunu (TMK): 162 (şiddet nedeniyle boşanma) ve 166/1 (evlilik birliğinin sarsılması) maddeleri.
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK): 323 (yargılama giderleri), 326 (vekâlet ücreti), 369, 370 ve 371 (temyiz süreci).
  • Harçlar Kanunu (492 sayılı Kanun): 30. madde, harç ikmali prosedürünü düzenler.

Değerlendirme ve Sonuç

Yargıtay, kadının soyadı kullanma davasının kabul edilmesine rağmen vekâlet ücreti takdir edilmemesini, erkeğin usuli kazanılmış hakkı nedeniyle hukuka uygun bulmuştur. Kadının eski eşinin soyadını kullanma talebi, çocuğun psikolojik iyiliği ve sosyal statü dikkate alınarak kabul edilmiştir. Karar, HMK 370/1 uyarınca onanmış, temyiz giderleri davacı kadına yükletilmiştir.


Genel Değerlendirme

  1. İlk Dava: Çocuğun soyadının değiştirilmesi talebi, annenin mevcut soyadının kızlık soyadı olmaması nedeniyle reddedilmiştir. Yargıtay, Türk hukukunda çocuğun soyadının genellikle babanın veya annenin kızlık soyadıyla ilişkilendirildiğini, üvey babanın soyadına geçiş için yeterli hukuki dayanak olmadığını vurgulamıştır.
  2. İkinci Dava: Boşanma sonrası kadının eski eşinin soyadını kullanma talebi, çocuğun sosyal ve psikolojik yararı gözetilerek kabul edilmiştir. Ancak, vekâlet ücreti talebi, usuli kazanılmış hak nedeniyle reddedilmiştir.

Her iki karar da Yargıtay’ın aile hukuku ve usul hukuku içtihatlarına uygunluk açısından titiz bir inceleme sürecinden geçmiş, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunmuştur.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top