Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Boşanmada Mal Paylaşımı 2026

Boşanmada Mal Paylaşımı 2026
Boşanmada Mal Paylaşımı 2026
Boşanma Hukuku · 2026 Güncel Rehber
Boşanmada Mal Paylaşımı 2026: Hak, Hesap ve Dava Rehberi
TMK m. 218–281 kapsamında edinilmiş mallara katılma rejimi, katılma alacağı, değer artış payı, paylaşılmayan mallar ve Yargıtay içtihadı ışığında tam rehber.
Kısaca
Boşanmada mal paylaşımı, evlilik süresince edinilen malvarlığının bir bölümünün eşler arasında bölüştürülmesidir. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Miras, bağış ve evlilik öncesi edinimler kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez. Dava, boşanma kararı kesinleştikten sonra Aile Mahkemesi’nde açılır; alacak hakları on yıllık zamanaşımına tabidir.
Boşanma kararı vermek çoğu zaman zorlu bir sürecin son adımıdır. Ancak dava kararla kapanmaz; ardından gelen mal paylaşımı süreci, pek çok kişi için asıl mücadelenin başladığı an olur. Hangi malın kime ait olduğu, evlilik süresince birlikte edinilen taşınmazın, aracın ya da banka birikiminin nasıl bölüşüleceği; kimi zaman boşanma davasından çok daha uzun soluklu bir hukuki süreci doğurur.
Türk hukuku, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ile yasal mal rejimini “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak belirlemiştir. Bu rejim, her eşin evlilik süresince elde ettiği gelirlerin, alınan malların ve biriktirilen değerlerin boşanma ya da ölüm anında diğer eşle paylaşılmasını öngörür. Pratikte bu, yıllarca ev hanımlığı yapan eşin de eşit katılma hakkına sahip olduğu anlamına gelir.
Bu rehber; mal paylaşımının nasıl işlediğini, hangi malların paylaşılıp hangilerinin paylaşılmayacağını, dava süreçlerini, Yargıtay’ın belirleyici kararlarını ve pratikte sıklıkla sorulan soruların yanıtlarını kapsamlı biçimde ele almaktadır.

1. Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?

Boşanmada mal paylaşımı, teknik adıyla “mal rejiminin tasfiyesi”, evlilik süresi boyunca eşlerin edindikleri malvarlığı değerlerinin hukuki kurallara göre eşler arasında bölüştürülmesi işlemidir. Yasal mal rejiminde bu işlem, edinilmiş mallar üzerindeki artık değerin eşit olarak paylaşılması esasına dayanır.
TMK m. 225/II uyarınca mahkemece boşanmaya karar verilmesi halinde mal rejimi, **boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere** sona erer. Bu nedenle tasfiyede esas alınan sona erme tarihi, kural olarak boşanma dava tarihidir; boşanma kararının kesinleşme tarihi değildir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacak davasının esastan sonuçlandırılabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi beklenir; bu iki süreç usul bakımından birbirinden ayrılmalıdır.
Mal paylaşımı, salt maddi bir hesaplamanın ötesinde eşlerin evlilik süresindeki katkılarının hukuki karşılığını bulduğu bir mekanizmadır. Ücretli bir işte çalışmayan eşin ev işlerine, çocuk bakımına ve aile ekonomisine yaptığı dolaylı katkı, TMK m. 227 uyarınca “değer artış payı” talebiyle değerlendirilebildiği gibi katılma alacağı çerçevesinde de korunmaktadır.
Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/9379, K. 2016/1291, T. 26.01.2016 sayılı kararında, katılma alacağının kanundan kaynaklanan bir hak olduğunu, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasının ya da söz konusu malvarlığının edinilmesine doğrudan katkıda bulunmuş olmasının aranmadığını belirtmiştir.
Bu kararın önemi: Ev hanımlığı yapan ya da düzenli geliri olmayan eşlerin de katılma alacağı talep edebileceğini açık biçimde teyit eder.
2. Mal Rejimi Nedir?
Mal rejimi, eşlerin birbirine ve üçüncü kişilere karşı malvarlığı ilişkilerini düzenleyen hukuki sistemdir. 01.01.2002 tarihinden itibaren Türk hukukundaki yasal mal rejimi, “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir (TMK m. 202). TMK, eşlere sözleşme özgürlüğü tanımakla birlikte yasal rejim olarak edinilmiş mallara katılmayı benimsemiştir. Eşler, noterde düzenlenecek bir mal rejimi sözleşmesiyle; mal ayrılığı, mal ortaklığı ya da paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden birini seçebilirler (TMK m. 203). Bu seçim yapılmadığı sürece yasal rejim geçerlidir.
Mal Rejimi
Temel Özellik
Boşanmada Sonuç
Edinilmiş Mallara Katılma (Yasal)
Her eşin evlilik içinde karşılığını vererek edindiği mallar ortaktır.
Artık değer yarı yarıya paylaşılır.
Mal Ayrılığı
Her eş kendi malları üzerinde tam hak sahibidir.
Herkes yalnızca kendi adına kayıtlı malı alır.
Mal Ortaklığı
Tüm mallar (kişisel mallar hariç) ortak bir havuzda toplanır.
Ortak mallar yarı yarıya paylaşılır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı
Her eş kendi mallarını yönetir; boşanmada edinilmiş mallar paylaşılır.
Mal değerleri üzerinden paylaşım yapılır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde iki tür mal kategorisi bulunur: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Edinilmiş mallar, TMK m. 219 uyarınca her eşin rejim süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir. Kişisel mallar ise TMK m. 220’de sayılan; miras, bağış, evlilik öncesi edinim veya özgün kullanıma özgü kişisel eşyalar gibi kategorileri kapsar.
Edinilmiş Mallara Örnekler (TMK m. 219)
Maaş ve ücret gelirleri · Sosyal güvenlik ödemeleri (emeklilik ikramiyesi dahil) · Çalışma gücü yitirilmesi karşılığı ödemeler · Kişisel malların gelirleri (harcanmamış kısmı) · Edinilmiş malların yerine geçen değerler
3. Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Mal paylaşımı iki yoldan gerçekleşir: eşlerin anlaşarak kendi aralarında yazılı bir protokol düzenlemesi (rızai tasfiye) ya da taraflardan birinin Aile Mahkemesi’nde mal rejiminin tasfiyesi davası açması. Boşanma kararı kesinleşmeden bu dava açılamaz.
Rızai tasfiye yolu, tarafların boşanma protokolü veya ayrı bir sözleşme ile malları paylaştırdığı yoldur. Anlaşmalı boşanmada bu protokol mahkemece de onaylanır. Anlaşma kapsamlı ise her iki tarafın haklarını koruyacak şekilde yazılmalı; noterde düzenlenmesi hukuki güvence açısından önerilir.
Dava yoluyla tasfiye, eşlerin anlaşamadığı durumlarda mahkemeye başvurulmasıdır. Aile Mahkemesi, bilirkişi aracılığıyla mal varlıklarını tespit eder; her eşin edinilmiş mallarını ve kişisel mallarını ayrıştırır; ardından artık değeri hesaplayarak katılma alacağına hükmeder.
Tasfiye Sürecinde İzlenen Adımlar
01
Mal Rejiminin Sona Erme Tarihinin Belirlenmesi
Boşanma davasının açıldığı tarih (TMK m. 225/II). Bu tarihten sonra edinilenler paylaşıma dahil değildir.
02
Mal Varlıklarının Tespiti
Tapu, araç, banka hesabı, şirket hissesi gibi tüm malvarlığı unsurları tespit edilir.
03
Edinilmiş / Kişisel Mal Ayrımı
Her mal, TMK m. 219–220 çerçevesinde sınıflandırılır. İspat yükü, kişisel mal iddiasında bulunana aittir.
04
Artık Değerin Hesaplanması
Edinilmiş malların tasfiye anındaki değerinden borçlar ve kişisel mal yatırımları düşülür; kalan artık değerdir.
05
Katılma Alacağının Tespiti
Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı kadar katılma alacağına sahiptir (TMK m. 236).
Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında, mal rejiminin sona erme tarihi olarak boşanma davasının açılma tarihi esas alınır; boşanma kararının kesinleşme tarihi değil, dava tarihi belirleyicidir. Bu tarihten sonra edinilen mallar paylaşıma girmez.
Bu kararın önemi: Boşanma süreci uzasa bile, dava tarihinden sonraki kazanımların diğer eşle paylaşılmayacağını netleştirir.
4. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanmada eşler, mal paylaşımını da içeren kapsamlı bir protokol hazırlar. Bu protokol mahkemece onaylandığında, eşler arasında kesin hüküm niteliği taşır. Protokolün “tüm maddi ve manevi tazminat talepleri” ifadesini kapsaması halinde, mal rejimi tasfiye talebini engellemeyeceği Yargıtay tarafından açıkça kabul edilmiştir.
Anlaşmalı boşanmada protokol, evlilik süresince edinilen tüm malvarlığı unsurlarını açıkça belirtmeli; kime ne verileceğini, üçüncü şahıslara devredilecek malların nasıl işlem göreceğini ve tarafların birbirinden başka alacaklarının bulunmadığını açık biçimde düzenlemelidir. Mal paylaşımının protokolde düzenlenmemesi veya açık bir feragat ifadesi içermemesi halinde, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımının geniş kapsamlı ve açık ifadelerle düzenlenmesi kritik önem taşır.
Yargıtay İçtihadı — Protokol ve Mal Rejimi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, anlaşmalı boşanma protokolündeki “tarafların birbirlerinden başkaca maddi ve manevi tazminat talepleri bulunmamaktadır” ifadesinin, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı taleplere engel oluşturmadığı; zira tazminat talebi ile mal rejimi tasfiyesinden doğan alacağın farklı hukuki nitelikte olduğu istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.
Bu kararın önemi: Protokolde tazminattan feragat edilmiş olması, ayrıca ve açıkça düzenlenmediği sürece mal paylaşımı hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Protokol Maddesi – Örnek
“Taraflar, evlilik birliği süresince edindikleri ve [adres/plaka/hesap no] ile tanımlanan tüm taşınmaz, araç ve mevduat hesaplarını aşağıda belirtilen şekilde paylaşmayı kabul etmişlerdir: [TAŞINMAZ adresindeki daire, davacı eşe]; [plakasıyla tanımlanan araç, davalı eşe]; [banka hesabındaki bakiye, eşit paylaşım]. Taraflar, işbu protokolde sayılan mallar ve bunların gelirleri dahil olmak üzere, mal rejiminin tasfiyesinden doğabilecek tüm hak ve alacaklarından karşılıklı olarak feragat etmişlerdir.”
Anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokol örnekleri için: Anlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi Örneği 2026
5. Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı
Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, boşanma davasının kesinleşmesinin ardından Aile Mahkemesi’nde açılan bağımsız bir mal rejiminin tasfiyesi davasıyla yürütülür. Boşanma davası ve mal paylaşımı davası aynı yargılama içinde birleştirilebilir; ancak uygulama çoğunlukla ayrı yürümektedir. Çekişmeli boşanma davası devam ederken mal paylaşımı davası açılması mümkündür; ne var ki boşanma kararı kesinleşmeden mahkeme esasa dair hüküm kuramaz. Uygulamada mahkemeler, boşanma davası beklenirken mal paylaşımı davasını ayrı dosyada işleme alır ve sonucu bekler.
Çekişmeli davalarda bilirkişi incelemesi öne çıkar. Mahkeme, tarafların beyanları ve sunulan delillerle yetinmeyip; tapu kayıtları, banka dökümleri, araç tescil belgeleri ve vergi kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırır. Eşin mal kaçırma endişesi varsa, dava öncesinde ihtiyati tedbir kararı alınması önerilir.
Uygulama Notu
Çekişmeli boşanma sürecinde eşin, mal rejiminin sona ermesinden önce üçüncü kişilere devrettiği mallar, TMK m. 229 uyarınca belirli koşullarda tasfiyeye dahil edilebilir. Özellikle dava tarihinden geriye dönük bir yıl içindeki devirler şüpheyle değerlendirilir ve tasfiyeye eklenebilir.
Mal rejimi tasfiyesi dava dilekçesi örneği için: Mal Rejiminin Tasfiyesi Dava Dilekçesi Örneği 2025
6. Mal Paylaşımı Davası: Şartlar, Süre ve Yetkili Mahkeme
Mal Paylaşımı Davası Nedir? Hangi Şartlarda Açılır?
Mal paylaşımı davası, teknik adıyla “mal rejiminin tasfiyesi davası”, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından eşlerden herhangi birinin Aile Mahkemesi’nde açtığı, evlilik süresince edinilen malvarlığının tasfiyesini talep ettiği davadır. Dava açılabilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi şarttır. Dava şartları şu şekilde özetlenebilir: eşler arasında geçerli bir evlilik ve hukuki mal rejiminin bulunması, bu mal rejiminin boşanma, ölüm ya da mal rejimi sözleşmesiyle sona ermiş olması ve tasfiyeye konu malvarlığı değerlerinin mevcut olması. Boşanma davasından bağımsız açılabilmekle birlikte yargılamada boşanma kararının kesinleşmesi beklenir.
Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?
Mal paylaşımı davaları, malvarlığının karmaşıklığına ve taraflar arasındaki çekişme düzeyine bağlı olarak ortalama 1 ila 3 yıl arasında sürer. Taşınmaz içeren davalarda gayrimenkul değerleme, hesap dökümleri için banka yazışmaları ve birden fazla bilirkişi raporu alınması süreci uzatabilir. Tarafların uzlaşması ya da ek delil sunmaması halinde süre kısalabilir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir (TMK m. 214). Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri ya da evlilik birliğinin en son ortak yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir (TMK m. 214, HMK m. 6).
Mal Paylaşımı Davası Zamanaşımı
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak hakları, tasfiye tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m. 237 ile TBK m. 146’nın uygulanması). Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıl geçirilmeden dava açılması gerekmektedir. Yargıtay uygulamasında zamanaşımı def’i, davalı tarafından süresi içinde ileri sürülmesi halinde dikkate alınır; mahkeme re’sen zamanaşımını gözetemez. Bu nedenle alacaklı eşin on yıllık süre dolmadan davayı açması, hak kaybını önlemek açısından kritik önem taşır.
Mal Paylaşımı Davasında Neler Talep Edilebilir?
Mal rejimi tasfiyesi davasında talep edilebilecek başlıca kalemler şunlardır:
Katılma alacağı (TMK m. 231–236): Eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerindeki alacak hakkı.
Değer artış payı alacağı (TMK m. 227): Bir eşin diğerine ait kişisel mal niteliğindeki bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde talep edebileceği alacak.
Tasfiyeye dahil edilecek malların tespiti: Dava öncesi devredilen, gizlenen ya da eksik beyan edilen malların tasfiyeye katılması talebi.
Faiz: Katılma alacağı üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebilir.
Değer artış payı ve katılma payı dilekçe örneği için: Değer Artış Payı ve Katılma Payı Davası Dilekçe Örneği
7. Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılmaz?
TMK m. 220’de sayılan kişisel mallar paylaşım dışındadır. Bunlar; evlilik öncesi edinilmiş mallar, miras yoluyla kazanılan mallar, karşılıksız kazanım (bağış), kişisel kullanıma özgü eşyalar ve kişisel malların yerine geçen değerlerdir. İspat yükü, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden tarafa aittir.
Kişisel Mal Kategorisi
Örnek / Açıklama
Evlilik öncesi edinilen mallar
Evlilik tarihinden önce satın alınan daire, araba veya birikimlerin kendisi.
Miras kalan mallar
Evlilik süresince ya da öncesinde mirasla gelen taşınmaz, nakit veya menkul kıymet.
Bağış yoluyla edinilen mallar
Üçüncü kişilerin yalnızca bir eşe (ya da her iki eşe ayrı ayrı) bağışladığı para veya mal.
Kişisel kullanıma özgü eşyalar
Giysi, takı, mesleki araçlar ve münhasıran bir eşin kullandığı kişisel malzemeler.
Manevi tazminat alacakları
Kişisel bir haksız fiilin karşılığı olarak alınan tazminat bedeli.
Kişisel malın yerine geçen değer
Kişisel mal satılarak alınan yeni mal; tam ikame ilkesiyle kişisel mal niteliğini korur.
Yargıtay İçtihadı — İspat Yükü
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, evlilik içinde edinilen her mal edinilmiş mal olarak kabul edilir; aksinin ispatı, kişisel mal olduğunu ileri süren tarafa aittir. İspat için tapu senedi, banka dekontları, miras belgesi veya bağış evrakı gibi resmi belgeler aranmaktadır.
Bu kararın önemi: Belgesi olmayan “bu kişisel malımdır” iddiaları uygulamada genellikle kabul görmez; belge toplama süreci dava öncesi başlatılmalıdır.
Dikkat: Kişisel Mal Geliri Paylaşıma Girebilir
Kişisel bir malın kendisi paylaşım dışında kalsa da, bu maldan elde edilen kira geliri ya da temettü geliri gibi gelirler harcanmamış ve tasarruf edilmiş ise edinilmiş mal sayılır. Örneğin, evlilik öncesi alınan bir dairenin kira geliri birikmişse, bu birikim katılma alacağına konu olabilir. Bu konuda sanalhukuk.org’daki Kıdem Tazminatı ve Edinilmiş Mal Rejimi yazısına bakınız.
8. Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Değer Artış Payı (TMK m. 227)
Değer artış payı, bir eşin diğerine ait kişisel bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiçbir ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı üzerinden talep edebileceği alacak hakkıdır. Hesaplama formülü: katkı oranı, malın tasfiye tarihindeki değeriyle çarpılır. Değer kaybı söz konusuysa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/I son cümle).
Örnek Hesaplama — Değer Artış Payı
Eş-A, evlilikten önce sahip olduğu ve kişisel mal niteliğindeki taşınmazı, eş-B’nin ödediği 500.000 TL ile iyileştirmiştir. Taşınmazın değeri iyileştirme sonrasında 2.000.000 TL’den 3.500.000 TL’ye yükselmiştir. Katkı oranı: 500.000 / 2.000.000 = %25. Eş-B’nin değer artış payı: 3.500.000 × %25 = 875.000 TL.
Katılma Alacağı (TMK m. 231–236)
Her eş, diğerinin tasfiye anındaki edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Artık değer; edinilmiş malların toplam değerinden, bu mallar üzerindeki borçlar ve kişisel mallardan yapılan yatırımlar düşüldükten sonra kalan miktardır. Katılma alacağında kritik nokta, malvarlığının boşanma dava tarihindeki değil, tasfiye anındaki değerinin esas alınmasıdır (TMK m. 235). Bu durum, tasfiye davası açılana kadar değerlerin önemli ölçüde değişmiş olabileceği anlamına gelir; özellikle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde tasfiyenin gecikmemesi lehte sonuç doğurabilir.
Örnek Hesaplama — Katılma Alacağı
Eş-A’nın edinilmiş malları (tasfiye anı): 4.000.000 TL. Borçları: 500.000 TL. Kişisel mal yatırımı: 300.000 TL. Artık değer: 4.000.000 – 500.000 – 300.000 = 3.200.000 TL. Eş-B’nin katılma alacağı: 3.200.000 / 2 = 1.600.000 TL.
Yargıtay İçtihadı — Tasfiye Anı Değeri
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, katılma alacağının hesabında dava ve karar tarihlerini değil, tasfiye anındaki değeri esas almaktadır. Tasfiye anı, mahkemece hüküm kurulacak tarihtir; bilirkişi raporunun bu tarihe en yakın değerleri yansıtması gerekir.
Bu kararın önemi: Bilirkişi raporu güncel olmayan değerler üzerinden hazırlandıysa, buna itiraz edilerek ek/yeniden değerleme talep edilebilir.
9. 2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı
01.01.2002 tarihinden önce evlenen çiftler için, evlilik tarihinden 31.12.2001 tarihine kadar geçen dönemde 743 sayılı eski Medeni Kanun’daki mal ayrılığı rejimi geçerliydi. 01.01.2002 tarihinden itibaren ise yeni TMK’nın edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Bu iki dönem birbirinden bağımsız hesaplanır.
Eski mal ayrılığı rejiminde eşler yalnızca kendi adlarına kayıtlı malları alabiliyordu. Ancak Yargıtay, bu dönem için “katkı payı alacağı” kavramını geliştirmiştir: bir eşin diğerinin adına kayıtlı bir malın edinilmesine katkıda bulunduğunu ispat etmesi halinde, katkısı oranında alacak hakkı doğar.
Uygulamada şöyle işler: örneğin 1998’de evlenen ve 2024’te boşanan bir çift için, 1998–2001 arası dönemde edinilen mallar bakımından katkı payı alacağı; 2002–2024 döneminde edinilen mallar bakımından ise katılma alacağı hesaplanır. Bilirkişi her iki dönemi ayrı ayrı değerlendirmek zorundadır.
Yargıtay İçtihadı — İki Dönem Hesabı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında; evlilik 01.01.2002’den önce başlamışsa, bu tarihten önceki dönem bakımından mal ayrılığı rejimi, sonraki dönem bakımından edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10, TMK m. 202/I). Her iki dönemin ayrı hesaplanması zorunludur.
Bu kararın önemi: Uzun süredir evli çiftlerde bilirkişinin tek bir dönem üzerinden hesap yapması hatalıdır; rapora bu açıdan da itiraz edilebilir.
10. Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir?
Mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlenmeden önce ya da evlilik süresince noterde resmi biçimde yasal mal rejiminin dışına çıkmak için yaptıkları sözleşmedir. Bu sözleşmeyle mal ayrılığı, mal ortaklığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden biri seçilebilir. Evlilik için mal rejimi sözleşmesi zorunlu değildir; yapılmazsa yasal rejim kendiliğinden geçerli olur.
Mal rejimi sözleşmesi yalnızca noterde düzenlenebilir; adi yazılı biçimde yapılan sözleşme geçerli değildir (TMK m. 205). Evlenmeden önce yapılan sözleşme evlilikle birlikte yürürlüğe girer. Evlilik süresince yapılan sözleşmeler ise sözleşme tarihinden itibaren hüküm ifade eder; önceki döneme geriye dönük uygulanamaz.
Özellikle iş insanları ve girişimciler için “mal ayrılığı” sözleşmesi tercih edilebilir. Ancak bu durumda eşin evlilik süresindeki katkısının karşılığını alamayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Mal ayrılığı sözleşmesi değer artış payı talebini ortadan kaldırmaz; katkı payı alacağı yine talep edilebilir.
Mal Paylaşımı İçin Evlilikten Önce Sözleşme Yapmak Zorunlu Mudur?
Hayır. Türk hukukunda yasal mal rejimi kendiliğinden geçerlidir. Farklı bir rejim istiyorsanız noter sözleşmesi gerekir; aksi halde herhangi bir sözleşme olmadan da evlilik süresince edinilen mallar yarı yarıya paylaşılır.
11. Özel Durumlar: Miras, Bağış, Şirket, Kira Geliri, Kredi ve Ölüm
Eşlerden Birinin Ölümü Halinde Mal Paylaşımı
Eşlerden birinin ölümü, mal rejimini sona erdirir (TMK m. 225/I). Sağ kalan eş, vefat eden eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir; bu alacak mirasta tereke hesabından önce yerine getirilir. Yani sağ kalan eş, hem katılma alacaklısı hem de (varsa) mirasçı sıfatıyla işlem görür.
Evlenmeden Önce Krediyle Alınan Mallar
Evlilikten önce kredi çekilerek alınan mal, kural olarak kişisel maldır. Ancak kredinin evlilik süresinde ödenen taksit kısımları, evlilik gelirinden (edinilmiş maldan) karşılanmışsa, bu katkı oranında değer artış payı talep edilebilir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında, eğer taşınmaz evlilik öncesi krediyle alınmış ancak kredi taksitleri evlilik içinde ödenmişse; ödenen taksitler edinilmiş maldan karşılandığı için, edinilmiş malın kişisel mala katkısı söz konusu olur ve katılma alacağı talep edilebilir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Satılan Mallar
Mal rejimi devam ederken yapılan karşılıksız devirler veya olağanın dışında azaltmalar, TMK m. 229 uyarınca tasfiyeye dahil edilebilir. Dava tarihinden geriye dönük bir yıl içinde yapılan devirler mahkemece şüpheyle değerlendirilebilir ve tasfiyeye eklenir. Mal kaçırma amacıyla yapılan işlemlerde diğer eş, bu malların tasfiyeye eklenilmesini talep edebilir. Uygulamada eşin devre katılmayan, olağandışı düşük bedelle ya da akrabaya yapılan devirler özellikle inceleme konusu olur.
Şirket Hisseleri Nasıl Paylaşılır?
Evlilik öncesinde kurulan ya da miras veya bağış yoluyla edinilen şirket hissesi kişisel maldır. Evlilik içinde kurulan ya da edinilmiş mal kaynaklı sermayeyle oluşturulan şirket hissesi edinilmiş maldır. Ancak hissenin kendisi değil, evlilik içindeki döneme düşen geliri (temettü, kâr payı) paylaşıma girer. Yargıtay içtihadında, evlilik birliğinin kurulmasından boşanma dava tarihine kadarki dönemde eşin şirketteki hissesine düşen gelirinin edinilmiş mal grubuna dahil olduğu kabul edilmektedir. Şirket tasfiyesi veya ortaklık bilançosunun bilirkişi tarafından incelenmesi süreci uzatabilir.
Miras ve Bağış Yoluyla Edinilen Mallar
Miras kalan mallar her koşulda kişisel maldır; diğer eşin bu mallara katılma hakkı yoktur. Bağış yoluyla edinilen mallar da kural olarak kişisel maldır; ancak bağışın her iki eşe birlikte yapıldığı durumlarda her biri aldığı pay oranında hak sahibi olur. Her iki durumda da ispat yükü, kişisel mal niteliğini ileri süren taraftadır; miras belgesi, veraset ilamı veya bağış sözleşmesi sunulması gerekir.
Evlilikten Önce Alınan Malların Kira Geliri Paylaşıma Girer Mi?
Evet. Kişisel malın geliri (kira, temettü vb.) harcanmamış ve evlilik süresince birikiyor ise edinilmiş mal sayılır. Bu birikimin varlığını ispat eden eş, katılma alacağı talep edebilir. Buna karşın kira gelirinin tamamen aile harcamalarına sarf edildiği ispat edilirse, geriye kalan tasarruf sıfır olur ve paylaşım dışı kalır.
Evlilik İçinde Alınan Malları Paylaşım Dışında Tutmak İçin Ne Yapılmalı?
Kural olarak, evlilik içinde edinilen mallar paylaşıma girer. Bunun önüne geçmenin yasal yolu, evlilik öncesinde ya da evlilik süresinde noterde mal ayrılığı sözleşmesi yapmaktır. Bu sözleşmeyle gelecekte edinilecek malların kişisel mal sayılması kararlaştırılabilir. Ancak sözleşmenin yapıldığı tarihten önce edinilmiş mallar yine paylaşıma tabi olur; sözleşmenin geriye yürüme etkisi yoktur.
12. Sık Sorulan Sorular
Boşanmada mal paylaşımı yarı yarıya mıdır?
Evet, temel kural yarı yarıyadır. Ancak yarı yarıya paylaşılan şey, her eşin edinilmiş mallarının artık değeridir; yani bütün malların toplam değeri ikiye bölünmez. Her eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı diğerine aittir. Kişisel mallar ve değer artış payına konu mallar bu hesabın dışında ayrıca değerlendirilir.
Mal paylaşımı için boşanma davası açılmadan önce sözleşme yapmak gerekir mi?
Hayır. Herhangi bir sözleşme yapılmamışsa yasal mal rejimi (edinilmiş mallara katılma) kendiliğinden uygulanır. Evlilik öncesi ya da evlilik süresinde noterden mal rejimi sözleşmesi yapılmışsa o sözleşme geçerli olur. Mal paylaşımı için boşanma protokolü ya da mahkeme kararı yeterlidir.
Mal paylaşımı davası ne zaman açılabilir?
Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından açılabilir. Dava boşanma devam ederken açılabilir; ancak mahkeme boşanma kesinleşmeden esasa giremez. Boşanma kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
Eşin kendi ailesinden aldığı ev boşanmada paylaşılır mı?
Eşlerden birinin ailesinin karşılıksız olarak devrettiği ev kural olarak kişisel maldır; diğer eşin bu mal üzerinde katılma alacağı yoktur. Ancak evin devri belgesiz gerçekleşmiş ya da alım bedeli karışık kaynaklardan ödenmiş ise mahkeme delillere göre değerlendirme yapar. Miras ve bağışın belgeli olması bu nedenle kritik önem taşır.
Ev hanımı eşin mal paylaşımında hakkı var mıdır?
Evet. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, katılma alacağı için eşin gelir sahibi olması ya da edinilen mala doğrudan katkıda bulunmuş olması şartı aranmaz. Ev hanımlığı, çocuk bakımı ve aile ekonomisine yapılan dolaylı katkı, katılma alacağı hakkını doğurur.
Mal rejimi sözleşmesi vekil aracılığıyla yapılabilir mi?
Hayır. TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi resmi biçimde, yani noterde bizzat eşlerin imzasıyla yapılır. Vekil aracılığıyla noterde yapılması için özel yetkili vekaletname aranır; uygulamada bizzat bulunmak zorunludur.
Kıdem tazminatı boşanmada mal paylaşımına dahil midir?
Evlilik süresince kazanılmış kıdem hakkının boşanma anında ödenmesinin mümkün olduğu dönemlere isabet eden kısmı, edinilmiş mal niteliği taşır. Yargıtay, kıdem tazminatının evlilik süresiyle orantılı kısmının mal paylaşımına dahil edileceğini kabul etmektedir.
Boşanma davası açılmadan önce satılan ev paylaşıma dahil olur mu?
Satış iyi niyetle gerçekleştirilmişse hayır. Ancak satış karşılığı edinilen bedel (para ya da yeni mal) tasfiyeye dahil edilir. Eğer satış mal kaçırma amacıyla yapılmış, karşılıksız ya da sembolik bedelle gerçekleştirilmişse, TMK m. 229 kapsamında tasfiyeye dahil edilmesi mümkündür.
13. Bu Durumda Ne Yapılabilir?
Boşanmada mal paylaşımı, hukuki sürecin en karmaşık ve en yüksek mali sonuç doğuran bölümlerinden biridir. Birkaç yıllık bir evlilikte dahi ciddi malvarlığı değerleri söz konusu olabilir; on yıllık bir evlilikte ise ev, araç, birikim ve şirket payları gibi birden fazla varlık sınıfı devreye girebilir. Hak kaybına uğramamak için izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
Adım Adım Hak Koruma Rehberi
1
Mal varlıklarını belgeleyin: Tapu senetleri, araç ruhsatları, banka ekstresi, şirket ortaklık belgeleri ve evlilik tarihine göre belgelerin kopyalarını güvende saklayın.
2
Kişisel mallarınızı kanıtlayın: Evlilik öncesi edinimler, miras, bağış gibi kişisel mal niteliğindeki varlıklar için resmi belgelerinizi temin edin.
3
İhtiyati tedbir talep edin: Mal kaçırma riski varsa, dava açılmadan önce ya da dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunun.
4
Boşanma kesinleşir kesinleşmez dava açın: On yıllık zamanaşımını doldurmak yerine, kararın kesinleşmesinin hemen ardından tasfiye davası açın.
5
Anlaşmalı boşanmada protokolü kapsamlı tutun: Mal paylaşımını protokolde açıkça düzenleyin; muğlak ifadelerden kaçının ve her mal varlığını ayrı ayrı belirtin.
6
Bilirkişi raporuna itiraz hakkını kullanın: Değerleme bilirkişisi tarafından hatalı hesaplama yapıldığını düşünüyorsanız, rapora itiraz dilekçesi hazırlayın; mahkeme ek rapor isteyebilir.
Yasal Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202–281 (Mal rejimleri); 4722 sayılı TMK Yürürlük Kanunu m. 10 (Geçiş hükmü); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 (Genel zamanaşımı). Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Dairesi içtihatları.

Son Güncelleme: Ağustos 2026 · Yazar: sanalhukuk.org editörü

SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top