• Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir

Yargıtay 10 .Hukuk Dairesi 2020/7252 E. , 2020/6625 K.

“İçtihat Metni”

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Meslek hastalığı nedeniyle maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf avukatları tarafından istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.10.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına gelen olmadı. Davalı adına … geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Eldeki davada, mahkemece verilen 28/03/2017 tarihli bir önceki kararın, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 13/11/2018 tarih ve 2017/3144 E., 2018/8212 K. sayılı ilamıyla “… Mahkemece yapılacak iş, davacının maddi tazminat alacağının uyulan bozma kararı çerçevesinde 80.393,28 TL olarak belirlendiği dikkate alınarak bu miktara karar verilmesi” yönünden bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Mahkemece, bozma kararına uyularak maddi tazminat yönünden 80.393,28 TL’ye karar verilmesi yerinde ise de fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 80.393.28TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespit tarihi olan 17/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 tl manevi tazminatının meslek hastalığının tespit tarihi olan 17/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3- Alınması gereken 7.199.41 TL harçtan, peşin alınan 434,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.198.98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (bu harcının tahsili hususun 19/11/2014 tarih 2013/175 Esas üzerinden yazılan harç tahsil müzekkeresinin dikkate alınarak işlem yapılmasına)
4-Davacının bozma öncesi yaptığı 499,00 TL harç ile, bozma öncesi ve sonrası yapılan toplam 2.015,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 934,74 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından bozma öncesi ve sonrası yapılan toplam 1.263,60 TL yargılama giderinin kabul – ret oranına göre 677,50 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 9.181,46 TL vekalet ücreti ile manevi tazminat talebi yönünden 3.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile bu ücretlerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca maddi tazminat talebi yönünden 5.501,11 TL ret vekalet ücreti ile manevi tazminat talebi yönünden 3.000,00 TL ret vekalet ücreti takdiri ile ücretlerin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,”
İbarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan tahsiline, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.