İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisizliğine karar verilmiş olması ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirmez.

➡️ İtirazın İptali Davası Dilekçe Örneği 

➡️ İtirazın İptali Davası Cevap  Dilekçesi Örneği

➡️ İtirazın İptali Davası
  • ÖZET;
  • ➡️ İhtiyati haciz, İİK’nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan ya da mal kaçıran borçlularla ilgili olarak vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından, borçlunun malları ve hakları üzerine konulan tedbir niteliğinde bir işlemdir.
  • ➡️ Diğer taraftan, İİK’nun 264. maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.’nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlemdir.
  • ➡️ Somut olayda, borçlu tarafından ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazda bulunulduğu, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin … sayılı ilamı ile icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğuna bağlı olarak reddine karar verildiği, ihtiyati haczin kaldırılması yönünde herhangi bir hüküm verilmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, mahkemece itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisizliğine karar verilmiş olması ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirmez.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi         

2021/13403 E.  ,  2022/7374 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe itirazları üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının icra dairesinin yetkisizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi neticesinde, ihtiyati haciz kararının hükümsüz kaldığından bahisle dosyaya yaptığı ödemenin iadesine ilişkin talebinin reddine dair icra müdürlüğü kararının kaldırılması ile takip dosyasına depo etmiş olduğu 81.086,40 TL’nin tarafına iadesi isteminde bulunduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile müdürlük kararının kaldırılmasına ve borçlu tarafından icra dosyasına depo edilen 81.086,40 TL’nin iadesine karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İhtiyati haciz, İİK’nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan ya da mal kaçıran borçlularla ilgili olarak vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından, borçlunun malları ve hakları üzerine konulan tedbir niteliğinde bir işlemdir. Diğer taraftan, İİK’nun 264. maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.’nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlemdir.
Somut olayda, borçlu tarafından ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine itirazda bulunulduğu, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/06/2020 tarih ve 2017/95 E. – 2020/286 K. sayılı ilamı ile icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğuna bağlı olarak reddine karar verildiği, ihtiyati haczin kaldırılması yönünde herhangi bir hüküm verilmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, mahkemece itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisizliğine karar verilmiş olması ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirmez.
O halde mahkemece, takibe dayanak ihtiyati haciz kararının ayakta olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 17/11/2021 tarih, 2021/984 E. – 2021/2577 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10/02/2021 tarih, 2020/571 E. – 2021/100 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/06/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın