Zıkkım olsun sözü hakaret midir?
Sanığın, mağdurlara hitaben söylediği, “Allah sizin belanızı versin, yediğiniz aldığınız para zehir zıkkım olsun” şeklindeki sözün, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek tarzda somut bir fiil isnadı ya da sövme içermeyip beddua niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı…
Yargıtay 18. Ceza Dairesi
2015/5559 E. , 2015/5118 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, mağdurlara hitaben söylediği, “Allah sizin belanızı versin, yediğiniz aldığınız para zehir zıkkım olsun” şeklindeki sözün, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek tarzda somut bir fiil isnadı ya da sövme içermeyip beddua niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özet ;
İnşallah tez günde kellesi bir tarafta, gövdeleri bir tarafta gazetelerde çıkarlar, o paralar da evlatlarına zehir zıkkım olarak kalır. şeklindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek tarzda somut bir fiil isnadı ya da sövme içermeyip beddua niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı…
Yargıtay 18. Ceza Dairesi
2015/18213 E. , 2016/10399 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, kasten öldürme suçundan yargılanmasına yol açtığını düşündüğü katılanın babasına yazdığı mektupta geçen, “Oğlunun ve arkadaşlarının yalanları sayesinde 25 yıl 7 ay ceza aldım, oğlun ve arkadaşı beni tanımadıkları halde bana attıkları iftira sayesinde insan olarak hala toplumda geziyorlar, baba olarak sen ve anası senin oğlunun ve arkadaşının yüzünden yurdum yuvam dağıldı, benim bu cezayı çekmeye ömrüm yetmez, amma o yalan ve iftiradan dolayı Allah senin oğluna iyi ettin, o kullarımı mahvu perişan ettin mi diyecek sandınız, dilerim Rabbimden bir gün yüzü görmesinler. Elleri ayakları büzülsün, nesilleri kesilsin, bir de oğlun … on bin iki yüz Türk Lirası utanmadan arlanmadan cehennemi düşünmeden attığı iftira kurumadan parayı almış ve yiyecek, cehennemde onun karşılığını Allah verecek irin ve ebedi cehennem sen ve anası acaba onu oradan kurtarabilecek misiniz, o insanlıktan nasibini almamış senin oğlunu yönlendiren … İnşallah tez günde kellesi bir tarafta, gövdeleri bir tarafta gazetelerde çıkarlar, o paralar da evlatlarına zehir zıkkım olarak kalır. şeklindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek tarzda somut bir fiil isnadı ya da sövme içermeyip beddua niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
1- Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özet ;
Somut olayda sanığın, müştekilere yönelik “ İlla birilerini arayalım, müdür milletvekili, ceza yazıp elinize ne geçecek, çoluk çocuğunuz yok mu, sizden misli misli çıksın, Allah belanızı versin, sizinle mahkemede hesaplaşacağız, sizi süründüreceğim, zehir zıkkım olsun aldığınız maaş ” şeklindeki sözlerin, ifadelerin bütünlüğü içinde, müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua ve rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı
18. Ceza Dairesi 2015/4989 E. , 2015/9334 K.
“İçtihat Metni”
Tebliğname No : 4 – 2013/246860
MAHKEMESİ : Kocaeli(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2012/693 (E) ve 2013/406 (K)
SUÇ : Hakaret
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın, müştekilere yönelik “ İlla birilerini arayalım, müdür milletvekili, ceza yazıp elinize ne geçecek, çoluk çocuğunuz yok mu, sizden misli misli çıksın, Allah belanızı versin, sizinle mahkemede hesaplaşacağız, sizi süründüreceğim, zehir zıkkım olsun aldığınız maaş ” şeklindeki sözlerin, ifadelerin bütünlüğü içinde, müştekilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua ve rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre ise, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/2-3. madde ve fıkraları göz önünde bulundurularak aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık S.. D.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


