Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Yeni Bir İnfaz Yasası Neden Şart? – Feti Yıldız’ın Açıklamaları

Yeni Bir İnfaz Yasası Neden Şart? – Feti Yıldız’ın Açıklamaları

Yeni Bir İnfaz Yasası Neden Şart? – Feti Yıldız’ın Açıklamaları
Feti Yıldız’ın Açıklamaları

Anayasa Komisyonu Üyesi Feti Yıldız, mevcut infaz yasasının yamalı bohçaya döndüğünü belirterek, sade, anlaşılır ve adaletli yeni bir infaz kanunu çağrısı yaptı. Tutuklama, infaz eşitliği ve uluslararası uygulamalar hakkında önemli değerlendirmeler…

İnfaz Hukukunda Reform İhtiyacı

Anayasa Komisyonu Üyesi Feti Yıldız, Türkiye’de infaz hukukunun yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Yeni bir infaz yasası şarttır” çağrısında bulundu. Yıldız, ceza adalet sisteminin temel amacının toplumu suçtan korumak ve hükümlülerin ıslah edilmesini sağlamak olduğunu belirterek, mevcut sistemin karmaşıklığına dikkat çekti.

Tutuklama ve İnfazda Adalet Arayışı

Türkiye’de 420 bini aşan hükümlü ve tutuklu sayısı ile infaz sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Yıldız, şu önemli noktalara değindi:

  • Tutuklama, geçici bir tedbir olup masumiyet karinesini ortadan kaldırmaz.
  • Katalog suçlarda kuvvetli şüphe ve somut delil aranmalıdır.
  • Yargı reformlarıyla dikey itiraz yolu açılmış, ancak infaz eşitsizlikleri devam etmektedir.

31 Temmuz 2023 Düzenlemesinin Yol Açtığı Sorunlar

31 Temmuz 2023 tarihli düzenleme, aynı suçu işleyen kişilerin farklı infaz rejimlerine tabi tutulmasına yol açarak Anayasa’daki eşitlik ilkesini zedelemiştir. Yargıtay, istinaf ve ilk derece mahkemelerinin farklı tarihlerde verdiği kararlar, büyük bir adaletsizliğe sebep olmuştur.

Dünyadaki İnfaz Sistemleri ve Türkiye’deki Durum

Birçok ülkede, mahkumlar cezalarının bir kısmını hapiste, kalanını ise şartlı tahliye ile toplum içinde geçirmektedir. Örneğin:

  • İngiltere, Finlandiya, İtalya, Polonya: Cezanın yarısı hapiste infaz edilir.
  • Belçika: Cezanın üçte biri hapiste infaz edilir.

Türkiye’de ise cezaların yarısı, üçte ikisi veya dörtte üçü hapiste geçmektedir. Bu durum, yeniden düzenleme gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Yeni İnfaz Yasası Nasıl Olmalı?

Feti Yıldız’a göre yeni infaz yasası şu özellikleri taşımalıdır:
Sade ve anlaşılır olmalı, uygulayıcılar ve hükümlüler için karmaşık olmamalı.
Islah edici fonksiyonu ön planda tutmalı.
İnfaz eşitliği ve adaleti sağlamalı.
Uzun vadeli olmalı, sık değişiklik gerektirmemeli.

Sonuç: Adil ve Çağdaş Bir İnfaz Sistemi Şart

Türkiye’nin, ceza adalet sistemini insan hakları, eşitlik ve ıslah hedefleri doğrultusunda yeniden yapılandırması gerekmektedir. Yeni bir infaz yasası, hem toplum güvenliğini sağlayacak hem de hükümlülerin rehabilitasyonuna katkı sunacaktır.

#İnfazYasası #CezaAdaleti #FetiYıldız #HukukReformu #ŞartlıTahliye

📅 31 Temmuz 2023 düzenlemesiyle yaşanan adaletsizlikler, yeni bir yasayı zorunlu kılıyor. Türkiye, çağdaş infaz sistemleriyle uyumlu bir düzenlemeye ihtiyaç duyuyor.

YENİ BİR İNFAZ YASASI ŞARTTIR.

Toplumun tamamını kucaklayan, temel hak ve özgürlükler alanını genişleten adımlar atılırken yeni bir dil inşa etmek zorundayız.
Cezanın amacı; toplumu suçtan korumaktır.
Islahın amacı; hükümlü veya tutuklunun tekrar suç işlemesini önlemektir.

Bu iki amaç birlikte değerlendirilerek makul bir sonuca varılır.
İnfazın temel  ilkelerini hatırlatmak gereği duydum.
Bilindiği gibi; ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet,  doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken veya siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.
Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane,insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.
Hükümlü ve tutuklu sayısının 420 Bin’i geçtiği bu günlerde Tutuklamayı tarif etmek istersek kısaca şunları söyleyebiliriz.
Yargılama sürecinin sıhhati ve maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya çıkarılması için şüpheli veya sanığın  hürriyetinin tedbir olarak kısıtlanmasıdır.
Katalog suçlarda,kuvvetli suç şüphesi ve somut delillerin varlığı tutuklama nedenidir.
Bazı Siyasi Partiler karşı çıkmış ancak yapılan yargı reformlarıyla tutuklamalara dikey itiraz yolu açılmıştır.
Tutuklama ağır bir tedbir olsa da kural olarak masumiyet karinesini ortadan kaldırmaz.
Tutuklamanın bir araç olduğu, geçiciliği ve orantılı olması izahtan varestedir.
Özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili mevzuat ve uygulama temelinde bir çok reforma imza atılmış ancak daha yapacağımız işlerimiz var.
İnfaz hukuku, ceza yargılamasının bittiği yerde başlar.
Önümüzdeki günlerde en çok duyacağımız kelime infaz ve infaz hukuku olacaktır.
Her zaman söylediğimiz gibi yamalı bohçaya dönmüş infaz kanununu yeni baştan yapmalıyız .
İnfaz sistemi içerisinde farklı mekanizmaların aynı şahıslar üzerinde uygulanması sistemi karmaşık hale getirmiş, güveni azaltmıştır.
Bize düşen görev ;
hem hakim, savcı, avukat gibi uygulayıcıların hem de hükümlerin anlayabileceği karmaşık olmayan,
oldukça sade, anlaşılabilir cezanın ıslah edici fonksiyonlarını gözeten, infaz eşitliğini ve adaletini sağlayacak ve daha sonra da değiştirmeye ihtiyaç duyulmayacak bir infaz kanunu yapmak olmalıdır.

31 Temmuz 2023 tarihi ile ilgili düzenleme, uygulamada bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir.
Suç tarihleri aynı olmasına rağmen gerek Yargıtay, gerek istinaf gerekse ilk derece mahkemelerinde farklı tarihlerde verilen kararlar sebebiyle suç tarihleri aynı olmasına rağmen anayasadaki eşitlik ilkesine de aykırı şekilde farklı infaz rejimlerinin uygulanmasına neden olmuştur.
Büyük adaletsizlik yaşanmaktadır.
İnfaz hukukunda temel amaç, hüküm giymiş suç faillerinin belirlenen ceza miktarına göre bir süre toplumdan uzaklaştırılması ve bu surette toplumun suç ve suçlulara karşı korunması,
hükümlülerin yeniden suç işlemesinin engellenmesi, topluma kazandırılmalarının teşvik edilmesi
ve kanunlara duyarlı hale gelmelerini sağlamaktır.

Dünyanın birçok ülkesinde hükümlülerin mahkûm oldukları hapis cezalarının bir kısmı ceza infaz kurumlarında,
kalan kısmı ise topluma uyum sağlamaları amacıyla ceza infaz kurumları dışında infaz edilmektedir.

Şartlı tahliye ya da koşullu salıverilme olarak nitelendirilen bu müessese, ülkelerin ceza ve infaz politikalarına göre farklı koşul ve sürelerle uygulanmaktadır.
Örneğin, İngiltere, Finlandiya, İtalya ve Polonya’da kural olarak hapis
cezalarının yarısı ceza infaz kurumlannda infaz edilmekte iken, bu oran Belçika’da üçte bire kadar düşmektedir.

Ülkemizde kural olarak hapis cezalarının yarısı, bazı suçlar bakımından ise üçte ikisi veya dörtte üçü ceza infaz kurumunda infaz edilmektedir.
Bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu açıktır.

Anasayasa Komisyonu Üyesi

Feti YILDIZ


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
Scroll to Top