Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Okuma Yazma Bilmeyenin Vasiyetnamesinde Tanık Beyanı Eksikse Vasiyetname Geçersiz mi? HGK’dan “Vasiyetname Lehine Yorum” Kararı

Miras Hukuku | Hukuk Genel Kurulu Kararı | Güncel
Okuma Yazma Bilmeyenin Vasiyetnamesinde Tanık Beyanı Eksikse Vasiyetname Geçersiz mi? HGK’dan “Vasiyetname Lehine Yorum” Kararı
Yayın Tarihi: 10 Temmuz 2026  |  sanalhukuk.org editörü  |  Okuma Süresi: 15 dakika
Bu Yazıda
1. Karar Özeti ve Sonucu
2. Okuma Yazma Bilmeyenler İçin Vasiyetname Şekli (TMK m.535)
3. Olayın Öyküsü: Dört Kez El Değiştiren Dosya
4. Önceki Katı Yorum: Şekil Eksikliği = Mutlak Geçersizlik
5. HGK’nın Gerekçesi: Vasiyetname Lehine Yorum İlkesi
6. İşlemde Birlik İlkesi Neden Belirleyici Oldu?
7. Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
8. Sıkça Sorulan Sorular
Hukuk Genel Kurulu’nun 06.05.2026 tarihli, E:2025/218, K:2026/290 sayılı kararı, okuma yazma bilmeyen bir mirasbırakanın düzenlettirdiği resmî vasiyetnamede tanıkların “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı” ibaresini ayrıca ve açıkça belirtmemiş olmasının, tek başına vasiyetnameyi geçersiz kılmayacağına oy çokluğuyla hükmetti. Kurul, “vasiyetname lehine yorum” (favor testamenti) ilkesini uygulayarak, işlemin bütününden mirasbırakanın beyanının tanıklar huzurunda yapıldığının anlaşılması hâlinde vasiyetnamenin geçerli sayılması gerektiğini kabul etti.
1. Karar Özeti ve Sonucu
Doğrudan Cevap
Hayır, her zaman geçersiz sayılmaz. HGK, tanıkların vasiyetnamedeki beyanında “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı” ifadesi ayrıca yer almasa dahi, belgenin bütünü ve düzenleniş süreci (tanıkların kimlik tespitinden itibaren işlemin başından sonuna kadar hazır bulunmaları) bu hususu açıkça ortaya koyuyorsa, vasiyetnamenin TMK m.535’e uygun düzenlendiğinin kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.
Dava, okuma yazma bilmeyen bir mirasbırakanın notere düzenlettirdiği ve taşınmazını bir vakfa bıraktığı resmî vasiyetnamenin iptali istemiyle açılmıştı. Mirasçılar, murisin işitme güçlüğü çektiğini, okuma yazma bilmediğini ve vasiyetname düzenlenirken akli melekelerinin yerinde olmadığını ileri sürmüştü. Yargılama sürecinde asıl tartışma, vasiyetnamenin TMK m.535’te öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı noktasında yoğunlaştı.
2. Okuma Yazma Bilmeyenler İçin Vasiyetname Şekli (TMK m.535)
Doğrudan Cevap
TMK m.535 uyarınca, vasiyetnameyi bizzat okuyamayan veya imzalayamayan mirasbırakan için resmî memur, hazırladığı metni iki tanık önünde mirasbırakana okur; mirasbırakan da bunun son arzularını içerdiğini beyan eder. Tanıklar bu durumda hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını hem de metnin yine kendi önlerinde mirasbırakana okunduğunu yazarak imzalamak zorundadır.
Okuma yazma bilenlerin düzenlettirdiği resmî vasiyetnamede (TMK m.534) tanıkların içeriği bilme zorunluluğu yokken, okuma yazma bilmeyenler için öngörülen usulde tanıklar sürecin tamamına aktif olarak katılır ve vasiyetnamenin içeriğine hâkim olur. Bu fark, kanun koyucunun okuma yazma bilmeyen mirasbırakanı ek bir güvenceyle korumak istemesinden kaynaklanır; zira bu kişi, resmî memurun yazdığı metni bizzat okuyup denetleyemez.
3. Olayın Öyküsü: Dört Kez El Değiştiren Dosya
Dosya, HGK önüne gelene kadar dört farklı aşamadan geçti ve süreç boyunca derece mahkemeleri ile Yargıtay daireleri arasında tam bir görüş çatışması yaşandı.
1. İlk Derece ve İstinaf: Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak murisin tasarruf ehliyetine sahip olduğu ve vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı kabul edildi; dava reddedildi, istinaf başvurusu esastan reddedildi.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (ilk bozma): Tanıkların vasiyetnamede “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığı” ifadesine yer vermediğini, bu eksikliğin vasiyetnameyi geçersiz kıldığını belirterek kararı bozdu. İlk derece mahkemesi bu bozmaya uyarak vasiyetnamenin iptaline karar verdi.
3. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (ikinci bozma): Bu kez tam tersi yönde karar vererek, vasiyetnamenin bütününden şekil şartlarının yerine getirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle iptal kararını bozdu. İlk derece mahkemesi ise bu ikinci bozmaya uymayarak önceki (iptal yönündeki) kararında direndi.
4. Hukuk Genel Kurulu: Direnme kararını inceleyerek 7. Hukuk Dairesi’nin görüşünü benimsedi ve direnme kararını bozdu; sonuç olarak vasiyetnamenin geçerli kabul edilmesi gerektiği yönünde karar verildi.
4. Önceki Katı Yorum: Şekil Eksikliği = Mutlak Geçersizlik
Yargıtay’ın önceki yerleşik uygulaması, TMK m.535’teki şekil unsurlarından herhangi birinin dahi eksik olmasını, vasiyetnamenin tamamının geçersizliği sonucunu doğuran “ağır ve mutlak” bir eksiklik olarak nitelendiriyordu. Bu görüşe göre tanıkların, mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ayrıca ve açıkça yazmamaları, belgenin diğer tüm unsurları eksiksiz olsa bile iptali gerektiriyordu. HGK’nın önündeki uyuşmazlıkta da 3. Hukuk Dairesi ilk bozmasında bu katı yaklaşımı benimsemişti.
5. HGK’nın Gerekçesi: Vasiyetname Lehine Yorum İlkesi
Doğrudan Cevap
Kurul, Roma hukukundan gelen “favor testamenti” ilkesine dayanarak, şekle aykırılık iddiasıyla iptal tehdidi altındaki bir vasiyetnamenin, mümkün olduğunca ayakta tutulacak şekilde yorumlanması gerektiğini benimsedi. Amaç, mirasbırakanın son arzusunun gerçek anlamda yerine getirilmesidir.
Kurul kararında, vasiyetname lehine yorum ilkesinin uygulanabilmesi için mirasbırakanın vasiyet yapma iradesinin varlığının açık olması, vasiyetnamenin farklı biçimlerde yorumlanabilir nitelikte olması ve mirasbırakanın gerçek iradesinin belirlenebilir olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. Bu ilkenin sınırsız olmadığı da ayrıca belirtildi: resmî memurun işleme hiç katılmaması veya iki tanığın hiç bulunmaması gibi temel unsurların yokluğu, lehe yorumla giderilemeyecek kadar ağır bir eksikliktir. Kurul, somut olayda ise eksik olan şeyin işlemin varlığı değil, mevcut bir işlemin belgeye yansıtılma biçimi olduğunu, bu nedenle lehe yorumun uygulanabilir olduğunu kabul etti.
6. İşlemde Birlik İlkesi Neden Belirleyici Oldu?
Kurulun somut değerlendirmesinde belirleyici olan unsur, vasiyetname düzenleme işleminin araya kesinti girmeksizin tek bir oturumda tamamlanmış olmasıydı. Dosyada, resmî memurun önce mirasbırakanı huzura alarak işleme başladığı, hemen ardından mirasbırakanın yanında hazır bulunan kişilerin tanık sıfatıyla kimlik tespitlerinin yapıldığı, mirasbırakanın son arzularının kayda geçirildiği, hazırlanan metnin tanıklar önünde mirasbırakana okunduğu ve mirasbırakanın bunu onayladığı, bu sürecin tamamına en baştan beri hazır bulunan tanıkların da beyanda bulunarak imza attığı tespit edildi.
Kurulun Vardığı Sonuç
İşlemin bütünlüğü ve kesintisizliği (işlemde birlik ilkesi) açıkça ortaya konulduğunda, tanıkların beyanının cümle cümle “kendi önlerinde yapıldı” ifadesini birebir tekrarlamamış olması, mirasbırakanın gerçek iradesinin tereddütsüz biçimde tespit edilmesine engel değildir. Bu nedenle vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi isabetsiz bulundu.
7. Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Karar, uygulamada önemli iki sonuç doğuruyor. İlk olarak, okuma yazma bilmeyen kişiler adına vasiyetname düzenleyen noterler ve memurlar için, belgede kullanılan ifadelerin kanun metnini birebir tekrarlamaması tek başına vasiyetnameyi tehlikeye atmayacak; ancak bu, özenin azaltılabileceği anlamına gelmiyor. İkinci olarak, vasiyetnamenin iptalini talep edecek mirasçılar açısından, salt kalıp ifadelerin eksikliğine dayanan bir dava stratejisinin artık tek başına yeterli olmayabileceği, işlemin bütünsel akışının da mahkemece dikkate alınacağı anlaşılmalıdır.
Önemli: Karar, şekil şartlarını uygulamada gevşetmiyor; yalnızca eksikliğin niteliğine göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini teyit ediyor. Resmî memurun hiç katılmaması, tanık sayısının eksik olması veya mirasbırakanın beyanının hiç alınmamış olması gibi temel unsur eksiklikleri hâlâ mutlak geçersizlik sonucunu doğurmaya devam ediyor.
8. Sıkça Sorulan Sorular
Bu karar tüm şekil eksikliklerini geçerli mi sayıyor?
Hayır. Karar yalnızca, işlemin bütününden mirasbırakanın gerçek iradesinin ve sürecin kesintisizliğinin açıkça anlaşıldığı durumlarda, tanık beyanının kalıp ifadeyle birebir yazılmamış olmasının tek başına iptal sebebi sayılmayacağını kabul ediyor. Resmî memurun veya tanıkların işleme hiç katılmaması gibi temel eksiklikler hâlâ geçersizlik doğurur.
Vasiyetname lehine yorum ilkesi nedir?
İptal tehdidi altındaki bir vasiyetnamenin, mirasbırakanın son iradesine saygı gösterecek şekilde, mümkün olduğunca geçerli sayılmasını sağlayan bir yorum ilkesidir. Roma hukukundaki “favor testamenti” prensibine dayanır ve Türk hukukunda da tasarrufların yorumlanmasında irade teorisinin bir sonucu olarak uygulama alanı bulur.
Okuma yazma bilmeyen biri vasiyetname düzenletirken nelere dikkat etmeli?
İşlemin tek bir oturumda, araya kesinti girmeksizin ve aynı resmî memur tarafından tamamlanması önemlidir. Tanıkların işlemin en başından itibaren hazır bulunması ve resmî memurun kanunda öngörülen tüm beyanları (mirasbırakanın beyanının huzurlarında yapıldığı ve metnin kendilerine okunduğu) mümkün olduğunca eksiksiz biçimde vasiyetnameye yazması, ileride çıkabilecek iptal tartışmalarını önler.
Bu karar bağlayıcı mı?
Hukuk Genel Kurulu kararları, içtihadı birleştirme kararları kadar mutlak bağlayıcılığa sahip değildir; ancak Yargıtay dairelerinin ve derece mahkemelerinin benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici olarak dikkate aldığı, güçlü bir içtihat niteliği taşır.
Kaynakça
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 06.05.2026 T., E:2025/218, K:2026/290 sayılı kararı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 531–536
Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Vasiyetname düzenleme veya iptali süreciyle ilgili karar almadan önce bir avukata danışmanız önerilir.
sanalhukuk.org — Herkes İçin Adalet

SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Scroll to Top