Yargıtay 13. Hukuk Dairesi        

 2020/672 E.  ,  2020/5759 K.

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, eşi olan davalı ile aralarında … 8. Noterliği’nin 12.05.2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşme ile …, …. Mahallesi, 3081 ada 16 parsel 3 nolu bağımsız bölümü davalıya verme edimini yüklendiğini, davalının sözleşmeden sonra bir süre kendisi ile ilgilendiğini, ancak sözleşmenin tapuya şerh edilmesinden sonra davalının kendisine şiddet uygulamaya başladığını, hakaret ve tehdit ile evden kovduğunu, yaklaşık 2 yıldır ayrı yaşadıklarını, … 1. Aile Mahkemesinin 2014/512 E. sayılı dosyası ile davalıya nafaka bağlandığını, şu halde davalının bakım yükümlülüğünü yerine getirmesinin fiilen imkansız olduğunu ileri sürerek, 12.05.2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline ve davalı lehine konulan 15.06.2010 tarihli şerhin tapudan terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacı eşine karşı yükümlülüklerini yerine getirirken davacı ve oğlundan şiddet gördüğünü, davacının evi terkedip gittiğini, davacının asıl amacının ikna etmek olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile … 8. Noterliğinin…. yevmiye numaralı 12/05/2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline, karar kesinleştiğinde … ili,.. ilçesi,…. mah., 3081 ada 16 parsel sayılı ana taşınmazdaki 1. Kat 3 nolu bağımsız bölümdeki bu ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanan şerhin tapu kaydından kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacı, davalı eşinin yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile 12.05.2010 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile tapudaki şehrin kaldırılması talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının şiddet uygulayarak evi terkettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının evden ayrıldığı, o tarihten bu yana bir araya gelmedikleri, her iki tarafın geçinemedikleri, davacının ayrı yaşaması nedeniyle tedbir nafakası aldığı, oluşan somut durumun karşısında ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yerine getirilmesinin olanaksız hale gelmesi nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ne var ki; mahkemece ölünceye kadar bakım sözleşmesinin sürdürülememesinin taraflardan hangisinin kusurlu hareketlerinden kaynaklandığı değerlendirilmemiş, TBK’nun 617/son maddesinde yer alan “Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir” hükmünün uygulanması tartışılmamıştır. O halde, Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile sunmuş oldukları deliller değerlendirilerek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin sürdürülememesinin taraflardan hangisinin kusurlu hareketlerinden kaynaklandığının değerlendirilmesi ve buna göre TBK‘nun 617/son maddesinin eldeki davada uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL. harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın